Boş arama ile 98 sonuç bulundu
- Şirince - Matematik Köyü | SineGezi
Efes ve Selçuk gezisinden sonra; Şirince ve Nesin Matematik köyünü kendimize rota olarak belirledik. Ne yalan söyleyelim Şirince’yi 21 Aralık 2012 Maya... Şirince - Nesin Matematik Köyü 27.11.2016 | Gonca Kaya Paylaş Efes ve Selçuk gezisinden sonra; Şirince ve Nesin Matematik köyünü kendimize rota olarak belirledik. Ne yalan söyleyelim Şirince’yi 21 Aralık 2012 Maya Takviminin bitimi olması, Marduk gezegeninin Dünya’ya çarpacağı ve Şirince’nin sağlam kalan yerlerden birisi olacağı efsanesiyle tanıdık hatta tüm dünya tanıdı da diyebiliriz. Neyse reklamın iyisi kötüsü olmaz. Biz de uzun zamandır Şirince’yi merak ediyorduk. İzmir gezisi planlamışken de bu efsanevi köyü gidip görmeden yapamazdık. Şirince’ye nasıl gidilir? Selçuk’tan kalkan minibüslerle (3TL) ulaşılabilir, taksiyle (50 TL civarı) gidilebilir veya kendi aracınızla gidebilirsiniz. Şirince Selçuk’a 8 km mesafede bulunuyor. Yolları virajlı ancak hiç köy yolu gibi değil asfalt yollar sürüşü oldukça kolaylaştırıyor. Şirince köyünün içine araçla giremiyorsunuz. 2 seçeneğiniz var. Girişinde arabanızı bırakmak veya köyün sonuna kadar arabayla gidip orada arabanızı bırakmak. Köyün yolları pek araba ile gezmeye elverişli değil, zaten binlerce kişinin ziyaret için geldiği köye arabayla girilseydi gezebilecek bir köy kalmazdı herhalde :) Biz Şirince’ye araçla gitmeyi tercih ettik. Aracımızı hemen köyün girişinde bıraktık. Hatta köyün girişindeki otopark Papazın Mahzeni adında bir şarap evi ile anlaşmalı. Eğer oradan şarap alırsanız otopark ücreti ödemiyorsunuz. Üstelik gidip aldıktan sonra arabanıza kadar aldığınız şarapları götürüyorlar. Güzel hizmet :) Bizde bu hizmeti sevdiğimizi ve faydalanacağımızı söyleyip. Şirince’yi keşfetmek için yola koyulduk. Köy oldukça turistik ve canlı idi. Çarşısında Şirince’ye dair birçok şey bulabilirsiniz. Baharatlar, zeytinyağları, nar ekşileri, zeytinyağlı sabunlar, kremler, reçeller, incik boncuklar, şaraplar ve birçoğu sizi bekliyor. Çarşısı evet çok hoştu, satıcılar çok ilgiliydi ancak fazla ilgi rahat gezmenizi engelleyecek cinsten bir de köy atmosferinde böyle olunca pek doğal bir köydeymişsiniz hissini vermiyor. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim. Şirince şaraplarından ayrıca bahsetmek istiyorum. Şirince Şarapları Üreticiler suyunu çıkarabildikleri hemen her meyveden şarap yapıyorlar. Şarapların tadı ve tatlığı da meyvelere göre değişiyor. Çeşitlerini sayarsam aklınızda biraz olsun şekillenir diye düşünüyorum: Yaban mersini, Karadut, Böğürtlen, Şeftali, Nar, Çilek, Erik, Ahududu, Ayva, Kavun. Karadut ayrı bir üne sahip burada. %8 alkol oranı ve %12 alkol oranı ile yapılan meyve şarapları var. %12 likler biraz daha sert ancak meyve aromasını daha çok hissediyorsunuz. Biz tercihimizi Karadutun şanına dayanamayıp; Karadut’tan yana kullandık. Yanında bir de yaban mersinli şaraptan alıverdik. Tabi diğer şaraplardan da denemeden etmedik. İkram konusunda da gayet bonkör Şarap satıcıları, bu konudan yana derdiniz olmasın. Şirince’de ne yenir? Sabah Selçuk’u gezip öğlen Şirince’ye gelince ilk işimiz yemek yeri aramak oldu bizim. Şirince’de genelde köy evleri; hem pansiyon hem de restoran olarak kullanılıyor. Neler yiyebileceğinize gelirsek çöp şiş, gözleme, meze, mantı, Efe kebabı, çökertme, keşkek, zeytinyağlılar gibi birçok yemek alternatifi bulabilirsiniz. Biz Sedir Börek & Mantı Evi'ne gittik. Burada da zengin bir menü vardı. Yemek yedikten sonra mutlaka kumda kahve içmenizi öneririz. Şirince'sw çok meşhurdu. Farklı ve güzel bir tadı olduğunu söyleyebilirim. Kahve severler denemeden geçmesin. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Şirince’de görülmesi gereken yerlerden bir diğeride St John Baptist Kilisesi; kilise oldukça eski ancak manzarası gerçekten çok güzel. Sonbahar sayesinde doğanın yaza vedasını gördük. Köy yolu ve Kilise manzarası ciddi anlamda insanın üzerinde tabloya bakıyormuş hissi bırakıyordu. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Köyün sokaklarını turladıktan, yemeğimizi yedikten, kahvemizi ve şarabımızı içtikten sonra hemen 1 km ötedeki Nesin Matematik köyüne doğru yola koyulduk. Dilerseniz yürüyebilirsiniz. Ancak bizim fazla zamanımız olmadığından ve enerjimizi köye ulaşırken değil köyü gezerek harcamaktan yana olduğumuzdan, arabayla gittik. Şirince ye gelir gibi asfalt değil yolları ama kötü de değil. Matematik Köy’üne giderken beklentimiz çok yüksek değildi. Ne bulacağımızı da çok bilmiyorduk dolayısıyla doğası, sakinliği bizim için tam bir sürpriz oldu. Hayran kaldık, hatta keşke daha fazla vakit ayırsaydık dedik. Sonbahar renkleriyle bütünleşince köy daha da bir güzel göründü gözümüze. Köy öğrenciler için yapılmış. Yaz aylarında matematik dersi veriliyormuş öğrencilere. Biraz incelediğimde lisansüstü derslerinin bile verildiğini gördüm. Yani gitmek için çokta geç değilmiş. Matematik köyü Aziz Nesin’in oğlu Ali Nesin tarafından 1995 te kurulmuş ve hiçbir kar amacı gütmemekteymiş. Dilerseniz matematik köyüne yardımda bulunabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için sitesini ziyaret edebilirsiniz > http://nesinkoyleri.org/ To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Güzel dolu dolu geçen günün sonunda Şirince’ye ve Matematik Köyüne veda ettik ve daha gezeceğimiz yeler var diyerek İzmir merkeze doğru yol aldık. Gelecek yazımız İzmir merkezi içerecek :) Keyifli okumalar :) Bizce İlginizi Çekebilir... Tarihin Başkenti : Selçuk Sonbaharda İzmir Turu
- Yemeli-İçmeli | SineGezi
Bizce yemelisiniz veya içmelisiniz dediğimiz tm tatlar burada... Roma Yeme İçme Rehberi Gezinin bizi en heyecanlandıran kısımlarından bir tanesi de karbonhidrat cennetinde olmamızdı. Sıkı araştırmalar ve tavsiyeler sonucunda gittiğimiz yerleri sıralıyoruz... Lviv Yeme İçme Rehberi Gittiğimiz çoğu kafe ve restorant merkeze yakın yerlerde kolaylıkla bulunabilecek yerlerdi. Şimdiden bol yemeli bir geziye hazırlayın kendinizi :) Prag Yeme İçme Rehberi Mekanlarla ilgili kısa bir bilgi vermek gerekirse; Prag çok turistik bir şehir olduğu için rezervasyon yapmadan istediğiniz bir yere gidip, beklememeniz hemen hemen imkansız... Viyana Yeme İçme Rehberi Viyana'da gidip, keyifli vakit geçirebileceğiniz bir çok kafe seçeneği bulunmakta. Bu sebepten tatlılarını ve kahvelerini denemeniz gereken bir çok yer önermeyi kendime görev edindim ve daha fazla merak uyandırmadan, içlerinden gidip beğendiklerimi hemen sizler için sıralıyorum. Kadıköy Kahvaltı Mekanları Yemek yemeyi sevmeyen insan yoktur herhalde. Varsa da sorunun yemekte olduğunu düşünmeyenlerdeniz biz efenim... Kadıköy'de Kahve İçilesi Mekanlar Keyifli zaman geçirdiğimiz, kahvelerini içmeye doyamadığımız yerleri sizin için sıraladık.. Burgazada'nın En Eskilerinden; Ergün Pastanesi Burgazada doğası ve sakinliği ile sizi içine çekerken vapurdan indiğinizde adanın küçücük çarşısında bir de adanın en eski pastanesi sizi karşılamaktadır. Ergün Pastanesi ... Kıyıdan Kıyıdan Mekan Önerileri Belki de bir çoğumuzun önceden bilip, gittiği yerleri kendi çapımızda yeniden farklı bir gözle gezmeye çıktık... Les Quinze Nits - Barcelona Size Barcelona’nın en hareketli meydanlarından Placa Reial’da yer alan Les Quinze Lets adındaki restorandan bahsetmek ve yolunuz Barcelona’ya düşerse gitmeniz için ısrarcı olmak isterim... Yemeli-İçmeli Kapadokya Kapadokya'da nerede neler yenir az buçuk anlatık ;) L’intermezzo Brüksel’de Bir Küçük Makarnacı Eminim ki birçoğunuz benim gibi dışarıda yemek yemeğe gideceğiniz zaman hayal kırıklığına uğramamak için önceden araştırma yapıyorsunuzdur. Aslında araştırmadan kastım bir tık uzaklıktaki yemek ve mekan tavsiyesi veren internet uygulamaları... Yeldeğirmeni'nde Gidilesi 3 Mekan Kadıköy aşığı biri olarak Moda'dan sonra en sevdiğim yerlerden birinin Yeldeğirmeni olduğunu söyleyebilirim. Rengarenk duvarları, eski binaları ve güzel,şirin kafeleriyle mutlaka keşfedilmesi gereken bir semt. Bende gidip beğendiğim 3 mekanı sizin için sıraladım. Bodrum Sokaklarında Bir İtalyan Lezzeti: Arka Pizzeria Merkezde tam da adına uygun olarak Bodrum’un arka sokaklarından birinde yer alan Arka Pizzaria birbirinden lezzetli İtalyan Pizzalarına ev sahipliği yapan ve Bodrum’daysanız gidip tadmanız bizim tarafımından şiddetle tavsiye edilen bir yer... Kaş'ta Bir Ocakbaşı Macerası : Zaika Kaş’ta meyhanelerin aksine et restoranları daha az. En güzel eti, keyifli bir ortamda nerede yerim derseniz bence en doğru adres Zaika...
- Kırmızı Pazartesi | SineGezi
Gabriel García Márquez’in 1981’de yayımlanan 7. romanı Kırmızı Pazartesi’nin baş kahramanı Santiago Nasar’ın öldürüleceği henüz romanı okumaya başlayalı 1-2... Kırmızı Pazartesi - Gabriel García Márquez 22.08.2017 | Gonca Kaya Paylaş Öncelikle daha önce olay örgüsünün tersten anlatıldığı çok fazla kitap okumadığımı ve sonu belli olan bir kitabın nasıl olur da bu kadar merak uyandırdığına şaşırdığımı söyleyebilirim. Tabi bence burada yazarın dili akıcı ve usta bir şekilde kullanmış olmasının da payı büyük. Çeviri olmasına rağmen bunu hissedebiliyorsunuz. Gabriel García Márquez’ in 1981 ’de yayımlanan 7. romanı Kırmızı Pazartesi ’nin baş kahramanı Santiago Nasar ’ın öldürüleceği henüz romanı okumaya başlayalı 1-2 dakika olmadan gün yüzüne çıkıyor. Bu sebepten bahsetmekten çekinmiyorum. Yazar olayı Santiago Nasar’ın arkadaşı tarafından anlatılıyormuş gibi kurgulamış. Aslında gerçek bir olaydan esinlenerek yazılan hikaye toplumun bazı dayatılmışlıklar karşısındaki çaresizliğini anlatıyor. Santiago Nasar bir namus cinayetine kurban gidiyor. Üstelik hiç bir kanıt yokken ve işin ilginç yanı tüm kasaba Santiago’nun öldürüleceğini duyuyor ama nasıl oluyorsa ya engelleyemiyor yada engellemiyorlar. Kitap gerçek bir hikayeden alınmış olduğu için bazı belirsizliklerle son bulmasına karşın; baştan sona okuyucudaki merak duygusunu öldürmüyor. Yazarın ustalık eseri diyebileceğimiz romanı hakkındaki görüşü de bizim ki ile benzer: “Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi öz yaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım. Belki bunu konu ve hacim nedeniyle başarmışımdır. Konusu çok sert olan ve hemen hemen polisiye bir roman gibi işlenen bir roman bu. Üstelik oldukça da kısa. Sonuçtan hoşnutum. Bundan önce de en iyi romanım Yüzyıllık Yalnızlık değil de Albaya Mektup Yazan Kimse Yok adlı yapıtımdı. Ben öyle sanıyordum; ve bunu da sık sık söyledim. Şimdi de en iyi romanımın Kırmızı Pazartesi (Gronica de Una Muerte Anunciada) olduğunu sanıyorum. ” Keyifli okumalar
- Kaş | SineGezi
Dolu dolu geçen bir tatil, doğal, el değmemiş güzelliğiyle kendisine hayran bırakan, yeniden gitmek için şimdiden plan yapılan yer... Hadi Hepimiz Kaş'a Yerleşiyoruz 15.08.2015 | Gonca Kaya Paylaş Dolu dolu geçen bir tatil, doğal, el değmemiş güzelliğiyle kendisine hayran bırakan, yeniden gitmek için şimdiden plan yapılan yer, işte bütün bu tanımların karşılığı benim için KAŞ oldu bu yaz. Nasıl gidilir? Öncelikle Kaş’a nasıl gidilebileceğinden bahsetmek istiyorum. İstanbul’dan hava yoluyla Antalya’ya gelinebilir daha sonrasında Antalya’dan dilerseniz belediye otobüsüyle dilerseniz Havataş ile otogara gidilebilir. Otogardan Kaş’a giden direkt arabaları kullanabilirsiniz. Kaş’a varmadan çeşitli yerlere uğradığı, yolcu alıp, bıraktığı için yolculuk bir uzun sürüyor (4 saat kadar). Tabi yolculuğun uzun sürmesinin diğer bir sebebi de yolların virajlı olması. Başka bir alternatif de Dalaman Havalimanından Kaş’a gelmek. Sanırım direkt araba yok ancak Fethiye’ye geçip oradan gelinebilir. Daha kısa sürdüğünü söyleyebilirim. Bütün bu seçenekleri boşverip kendi arabanızla gelmekte güzel ve akıllıca bir seçenek olabilir tabi. :) Nerede kalınır? Kalınacak yer olarak biz Küçükçakıl’daki Phellos Otel’de kaldık. Otel temiz ve güzeldi ancak biraz eskiydi. Kaş’taki oteller Antalya’dakilere göre daha küçük. Ayrıca her şey dahil olayı yok, böylece dışarı çıktığınızda bir şey kaçıracakmışsınız hisside yok. Zaten Kaş gidip otele tıkılıp kalınacak bir yer değil, keşfetmeniz gereken birçok yer, katılabileceğiniz birçok aktivite ve güzel lezzetler tadabileceğiniz birçok restoranın olduğu bir yer. Kahvaltınızı yapın ve hemen günü değerlendirmek için pansiyonunuzdan ya da otelinizden ayrılın bence. Hava sıcaklığı nasıl oluyor? Önemli birde ayrıntı var. Kaş kesinlikle Antalya kadar sıcak değil. Zaten orda yaşayan insanlarda Kaş’ın ikliminin daha serin olduğunu söylüyorlar. Denize Girmek için nereler tercih edilmeli? Deniz’i de çok başka. Daha önce bu kadar berrak bir denizde yüzdüğümü hatırlamıyorum, nereye gitsem hayran kaldım. Denize girmek için gidilecek yerlerden bahsedecek olursam hemen Küçük Çakıl'ın orada Derya ve Çınarlar Beach var. Taşlık üzerine kurulmuşlar burada merdivenden denize girebiliyorsunuz. Oldukça güzel bir yer, diğer güzel yanı giriş ücretinin olmaması. Aslında Kaş’ta çoğu yerde giriş ücreti yok. Yalnız bir şeyler yemeniz içmeniz gerekiyor. Küçük bir parantez; Derya Beach’teki pizzalar gerçekten çok iyiydiler. Bu beaclerden hemen yakınında Küçük Çakıl Plajı ve Büyük Çakıl Plajı yer alıyor. Biz Derya’ya gidip memnun kalanlardanız. Ta ki Limanağzı’ndaki plajları keşfedene kadar. Limanağzına en son 60 TL karşılığında gidebiliyordunuz, herhangi bir saat yok gidiş için istediğiniz zaman gidebilirsiniz. Dönüş en son 19’da oluyor ve dönüşte herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Limanağzı’nda 3 tane tesis var. Nuri’s Beach, Bilal’in Yeri ve Delosh hepsi güzel tesisler. Bu tesilere de giriş için ücret ödemiyorsunuz. Üstelik çokta ilgililer hemen size yardımcı oluyorlar. Bu arada gün içinde bir birine çok yakın olan tesislerden bir başkasına geçebilirsiniz. Bu tesislerin diğer bir ortak yanı da bol karetta karettaların olması. Hiç bu kadar karetta karettayı bir arada görmemiştim. Sanırım yumurtlama dönemlerine denk gelmişsiz, o yüzden de sayıları daha da bir artmış. Balıklardan bile korkan ben karettalarla yüzerken biraz zorlandım açıkçası ama itiraf edeyim bazı gördüklerim çok tatlı ve küçüktü ama boyutu bir insan kadar olanlar da vardı işte onları çok tatlı bulduğumu söyleyemeyeceğim. Diğer güzel bir plaj da dilerseniz merkezden kalkan minibüslerle, taksiyle ya da kendi aracınızla da gidebileceğiniz Hidayet’in Koyu. Denizi inanılmaz berrak gözlükle daldığınızda çok başka bir dünyada gibi hissediyorsunuz. Kayalar, balıklar ve karetta karettalar hepsi rahatlıkla görülebiliyor. Böyle bir denizde yüzmekte ayrı bir keyifli oluyor. Hidayet’in Koyunun tek kötü yanı Kaş’ın genel yapısından farklı olması çok gürültülü, benim şahsi fikrim öyle doğal bir denize sakin bir tesis daha güzel olurdu. Elbetteki deniz, plaj alternatifleri bu kadar değil. Kaputaş Plaji ve Patara’da gidilip görülmeli. Dilerseniz kendiniz gidebilirsiniz ya da bizim gibi safari turlarına katılıp Patara-Saklı Kent- Gizlikent Şelalesi ve son olarak Kaputaş’a gidebilirsiniz aynı gün içerisinde. Bu listedekilerin birini seç ya da çıkar deseniz inanın ki böyle bir seçim yapamam hepsi ayrı güzel yerlerdi. Safari Turu Safari turunu açık araçlarla yapıyorlar. Rüzgar biraz sizi zorlayabilir ama eğlenceli olduğunu da ilave edeyim. Biz tura Latebreak Tur aracılığıyla gittik, çokta memnun kaldık. İlk durak olarak Patara’ya gittik. Kaputaş daha yakınken ilk buraya gitmemizin sebebi akşam olduğunda bu plaja ışık verilmemesi. Bunun nedeni de sevgili karettalarımız ay ışını izleyerek denize ulaşıyorlar eğer başka bir ışık olursa yönlerini şaşırabiliyorlar ve denize ulaşamadıklarından ölüyorlarmış. Karetta karettalar karada yaşayamıyorlar ancak yumurtalarını karaya bırakıyorlar ve çoğu yavru ne yazık ki denize ulaşamadan ölüyormuş. Bir de Patara’da gece sadece sevimli karetta karettalarımız olmuyormuş, yengeçlerde onlara eşlik ediyorlarmış. Ayrıca Patara Akdeniz’in en uzun plajı 18 km lik bir uzunluğa sahip. Kumu da çok ince hatta çölde geçen Türk filmleri de burada çekiliyormuş. Dünya’nın en ünlü antik kentlerinden birisini de bünyesinde barındırıyor Patara (Apollon Tapınağı). Tapınak, anfitiyatro, hamamlar ve ocaklar belirgin şekilde görülebiliyor. Turumuzun ikinci ve en zorlu durağı Saklıkent Kanyonu uzunca bir Kanyon biz ancak 1 km gidebildik. Buz gibi bir su ve taşlar yürümenizi bayağı zorlaştırıyor. Ancak kesinlikle çektiğiniz çileye değiyor. Muhteşem bir doğallık var. Saklıkent yakınlarında birçok yemek yiyebileceğiniz tesis de var. Yemek turla giderseniz zaten onlar tarafından belirlenen bir yerde yeniyor size seçenekte sunuyorlar. Turun üçüncü durağı Gizlikent Şelalesi burada da oldukça fazla yürüyorsunuz. En sonunda sizi küçük gürül gürül akan buz gibi bir şelale bekliyor. Suyun altına girmek zor dayak yemiş gibi oluyorsunuz. Söyle bir kıyıdan köşeden girseniz de olur bence. Kendinizi yenilenmiş ve ferahlamış hissediyorsunuz. Harika bir yer. Turun son durağı Kalkan ve Kaş arasında yer alan Kaputaş Plajı. 190 basamak inerek plaja ulaşabiliyorsunuz. Denizi ilk gördüğümde renginin göz yanılması falan olduğunu düşündüm ancak öyle değil yakından bakınca da kartpostala bakıyormuşsunuz hissi değişmiyor. Çok çok güzel anlatıldığı kadar var. Bolca yüzdükten sonra ayrılık vakti geliyor 190 basamağı gerisin geri çıkıyoruz. Tam giderken Kaputaş manzarasında karpuz ikramı da turumuzun bonusu oluyor. Tekne Turu Günlerimizi dolu dolu geçirmek istediğimizden her gün farklı bir yere gittik. Diğer bir aktivitemiz tekne turu oldu. Ona da Latebreak Tur aracılığıyla katıldık. Tekneler tura Üçağız köyünden başlıyorlar. Burası gidilecek koylara daha yakın olduğundan ve yüzmeye daha çok vakit kalması açısından tercih ediliyor. Yarım saat kadar karayoluyla gidiliyor. Tekne turu sayesinde bir çok güzel Koy’a gidip yüzme şansı bulabiliyorsunuz. Akvaryum Koyu, Tersane Koyu, Batık Şehir, Esmeralda Koyu, Korsan mağarası, Gökkaya koyu, Burç koyu son olaraktan Simena’ya gidiliyor. Bu koylarda Likyalılara ait birçok eser var. Kayık şeklindeki Likya mezarlarını görebiliyorsunuz. Likyalılar ölümden sonrada yaşama inanan bir ırk ve bu sebeple eşyalarıyla gömülüyorlar. Ancak gerçek hayatta insanlar bu inanca saygı duyamayacak kadar maddiyat düşkünü olduklarından İtalyan korsanlar bu mezarların her birini yağmalamışlar. Diğer yandan şehrin çoğu bölgesi sular altında kalmış. Surları suyun altından görebiliyorsunuz. İlaveten Likyalılara ait kalıntıları görebiliyorsunuz. Korsan Mağarası da turun dikkat çeken manzaralarından bir tanesi, mağaranın içine tam giremiyorsunuz ancak tekneler bayağı yanaşıyorlar içeriyi biraz olsun görebilmeniz için. Simena ise inanılmaz güzel bir yer. Burada manzarayı görebileceğiniz bir kale var ancak o kadar yürümek istemezseniz Rahmi Koç İlköğretim Okulunun manzarasının da kaleden görebileceğiniz manzaradan aşağı kalır yanı yok. Bu ilkokulun ilginç bir yanı var, oda sadece 4 kişiye eğitim veriliyor olması. Simena’ya karayoluyla gidilemiyor ancak burada konaklamak mümkün pansiyonlar sayesinde. Bir de oldukçada turistik eşya satan yer var. Sonuç olarak bize yeni yerler görme, şahane koylarda yüzme fırsatını sunan tekne turundan çok keyif aldığımızı söyleyebilirim. Kaş’ta görülmesi gereken diğer bir yer de Antiphelos Anfitiyatrosu merkeze oldukça yakın yürüyerek rahatlıkla gidebilirsiniz. Manzarası gerçekten büyüleyici, Likyalılara ait bir eser. O kadar güzel bir yerdeki anfitiyatro hem güneşin batışını hem de denizin duruluğunu keyifle izleyebilirsiniz. Çekebileceğiniz güzel fotoğraflardan bahsetmiyorum bile. :) Mesela biz bir otelin müşterilerine yaptığı jeste denk geldik. Kesinlikle işlerini biliyorlar. Tebrik ettik ;) Birazda hangi restoranlara gidilebilir ondan bahsedelim Öncelikle söylemeliyim ki seçeneğiniz çok bol. Bi’ Lokma Bol meze tatmak istiyorum diyorsanız Bi’ Lokma’nın meze tabağı bir harika tabi Anne böreğini de es geçmeyelim. Bahçe Balık Rakı, balık ve ahtapot diyorsanız Bahçe Balık. Zaika Zaika da et yemeği sevenler için harika bir yer hatta sevmeyenler de gidebilir hem lezzetler hem ortam çok güzel. Ayrıtılar için tıklayabilirsiniz :) Bella Vita İtalyan yemeklerini çok severim diyorsanız da Bella Vita var hemen meydanda, evet yemekler güzeldi ama tiramisunun başarısını da ayrıca bir vurgulamakta fayda var. Böyle restorantların yanı sıra atıştırmalık bir şeyler yiyebileceğiniz çay bahçeleri de mevcut. Kısacası her isteğe hitap eden mekanlar var. Biraz da Eğlenelim Eğlence için Echo Bar güzel bir seçenek, ahırdan bozma ilgi çekici bir yer. Ayı İstanbul’da da oldukça bilinen bir yer ve Kaş’ta inanılmaz bir alanda açılmış, çok büyük ve tam liman manzarasını görüyor. Voyn Terasta çok güzel bir yer, kokteylde de oldukça idealılarmış. İlgi alakada çok iyi daha ne diyelim. Bir de güneşi batırmak için Dejavu da tavsiye edilen yerlerden. Sanırım Kaş’a dair bütün yapılması gerekenleri listeledim. Umarım hep bıraktığım gibi kalır Kaş geliştirme, kalkındırma başlığı altında aynılaştırma çalışmalarından uzak olarak… Bizce İlginizi Çekebilir... Zaika Babadağ'ı Aşta Gel
- Doğa Harikası, Kültür Şehri: Trabzon | SineGezi
Bir çok imparatorluğu bünyesinde barındıran Trabzon dolayısıyla hepsinden izler taşıyan 4000 yıllık bir şehir ve gezilecek keşfedilecek birçok yeri var... Sayfa Başı Sümela Manastırı Karaca Mağarası Atatürk Köşkü Trabzon Kalesi Boztepe Uzungöl Doğa Harikası, Kültür Şehri: Trabzon 15.09.2016 | Gonca Kaya Karadeniz bölgesinin Samsun’dan sonra ikinci büyük ili olan Trabzon; karadeniz sahili ve Zigana Dağları arasında yer almaktadır. Biraz geçmişe gidip tarihine bakacak olursak; Trabzon isminin nereden geldiğiyle ilgili çeşitli söylemler var; bunlardan bir tanesi Evliya Çelebi’nin söylemidir. Evliya Çelebi’ye göre Trabzon’un kurucusu şen bir kadın olduğundan bu şehre neşeli kadın anlamına gelen “Tarb-zen” denilmiş, ya da havası ve suyunun güzelliğinden dolayı “Tarb-ı efzun” denilmiş. Bir diğer söylem ise şehre gelen Köroğlu’nun, gücünü göstermek için sikkenin tuğrasını parmağı ile bozduğu için kendisine Tuğra Bozan denildiğinden şehrin adının da ondan kaldığını ve şehre gitgide Trabzon denilmesinden ibaret. Şehrin isminin kökeninin Yunanlardan da geldiği de söylenmekte. Ortada bir hikaye olduğu kesin, hangisi hoşunuza gittiyse ya da inandırıcı geldiyse ona inanbilirsiniz. Araştımacı ruhlular veya bilenler beni de bu konuda aydınlatabilirler tabi :) Paylaş Sümela Manastırı Ayrıntılar için tık :) Bir çok imparatorluğu bünyesinde barındıran Trabzon dolayısıyla hepsinden izler taşıyan 4000 yıllık bir şehir ve gezilecek keşfedilecek birçok yeri var. Hem nefes almak, hem kültürlenmek hem de biraz yorulmanız için bir dolu tavsiyem olacak. Şimdiden keyifli okumalar :) 1.Sümela Manastırı Trabzon’un simgesi haline gelen dağların arasında inşa edilmiş, müthiş bir görsele sahip Sümela Manastırı veya başka bir değişle Meryem Ana ilk ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Sümela Bizans İmparatorluğu zamanında te 300 lü yılların sonunda Atina’dan gelen Barnabas ve Sophronios isimli iki rahip tarafından kurulduğu düşünülmektedir. Tabi bu kuruluşunda bir hikayesi varmış: iki keşiş aynı rüyayı görmüşler; rüyalarında, İsa ’nın öğrencilerinden Aziz Luka ’nın yaptığı üç Panagia ikonundan, Meryem 'in bebek İsa’yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olarak Sümela'nın yerini görmüşler. Bunun üzerine birbirlerinden habersiz olarak deniz yoluyla Trabzon'a gelmiş, orada karşılaşıp gördükleri rüyaları birbirlerine anlatmış ve kilisenin temelini atmışlardır (wikipedia.com, 2016). Gelelim gezecekleri ilgilendirecek konulara Sümela’ya ulaşmak için arabanızla belli bir yere gidiyorsunuz ancak sonrasında yaya olarak devam etmeniz gereken tabi ki yokuş yukarı 10-15 dakikalık bir yol var. Sümela ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazmadan oluşmaktadır. Yapıyı güzelleştiren fresklerinde etkisini atlamamak lazım. Müzenin açılış kapanış saatleri ve giriş ücreti için http://www.muze.gov.tr/tr/muzeler/sumela-manastiri linke tıklayabilirsiniz. Sümela Manastırı 2. Hamsiköy Öncelikle Hamsiköy’ün isminin hamsi balığından gelmediğini söyleyeyim. Gelseydi de çok yadırgamazdım sonuç olarak hamsinin memleketinde gezmekteyiz. 5 köy anlamına gelen Hamseköy gerçektende 5 köye ev sahibeliği yapmaktadır ve zamanla Hamsiköy ismini almıştır. Bizim Hamsiköy sütlacıyla meşhur. Yolunuz düştüyse mutlaka burada sütlaç yiyin hatta biz sütlaç yemek için yolumuzu Hamsiköy’e düşürmüştük. Nerde yiyelim derseniz çok aramayın direkt Osman Usta’nın Sütlaç Yeri’ne yönelin derim. 3. Zigana Hamsiköy’ü ilersin de yer alan Zigana’da et yemenizi de şiddetle tavsiye ediyoruz efenim. Zigana’ya kadar gelmişken Zigana’nın ilersinde Gümüşhane Torul’da yer alan tam bir doğa mucizesi olan Karaca Mağarasına devam etmelisiniz. Dolomitik kireçtaşları içerisinde gelişen karsitik oluşumlarıyla ön plana çıkan Karaca mağarası 1996 yılında açılmıştır. Mağara’nın oluşumu hala devam etmektedir. 1 cm lik dikit ve sarkıtın tam 12 yılda oluştuğu düşünülecek olursa karşımızda aynı zamanda tarih yer almakta. İçerdeki yüksek oksijenden de bahsetmeden geçmeyeyim, dikkat edin çarpmasın. Karaca’nın az bilinen bir hikayesi de var. Karaca mağarasının broşüründen okuduğum hikayeyi paylaşıyorum: Ailelerinin birlikte olmalarına müsade etmediği iki genç biri Hristiyan diğeri Müslüman... En güçlü duygularda olan aşk Rum güzelyle, garip çobanı bu mağarada buluşturmuş. Aileleri onları kabul edene kadar keşfettikleri bu güzel mekanı kimseye söylememişler ancak aileleride hiç bir zaman onları kabul etmemiş. Bunun üzerine kavuşamayan iki genç, bütün sevgililer için kendilerini feda etmişler. Bu olayın tek tanığının sahibini çok seven çoban köpeği olduğu söylenmektedir. Mağara keşfedildikten sonra dillere destan olmuş bu kara sevdaya hürmeten “Karaca” adını aldığı söylenmekte. Akan su damlalarının da sırt sırta vermiş iki aşığın üzerini kireçle kaplanmasına sebep olduğu ve öylece kaldıkları söylenmekte... Son olarak Gümüşhane’ye gitmişken Gümühane’nin meşhur pestil ve kömesinden satın alabilirsiniz. Karaca Mağarası To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. 4. Trabzon Merkez Akıllara İstiklal Caddesini getiren Uzun Sokak gezilecek yerlerden. Trabzon merkezdeki yeme içme yerlerinden biraz bahsedeyim zira ilgi alanıma hitab ediyor. Tarihi Kalkanoğlu Pilavı 1856’dan beridir aynı yerde hizmet veren ve bir pilav ne kadar farklı ve lezzetli olabilir sorularının cevaplarını rahatlıkla alabileceğiniz bir yer. Yalnız belirteyim plavınızı gram hesabı sipariş ediyorsunuz. Pilavın yanında arzuya göre kavurma ve kurufasulye alabilirsiniz. Hoşafıda ihmal etmeyin. Aklınızda bulunsun pilav biterse meşhur pilavı tadamadan dönebilirsiniz, bunun için planınızı ona göre yapın derim. Yani akşam 5’ten önce gidin mutlaka. Beton Helva ve Nejla’nın Laz böreği de es geçilmemesi gereken lezzetlerden. Gezinizi bizim gibi abartmadan bu güzel lezzetlerle renklendirin derim. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. 5. Ayasofya Müzesi Trabzon İmparatorluğu zamanında yaptırılan Ayasofya kilisesinin adı “Kutsal Bilgelik” anlamına gelmektedir. Trabzon’nun merkezinde bulunan müze görsel açıdan oldukça zengin. Vaktiniz olursa en çok ziyaret edilen yerlenden olan Ayasofya müzesine mutlaka uğrayın derim. Ayrıca Ayasofya Müze Çay Bahçesinin Trabzona özgü lezzetlerden kuymaklı, kayganalı serpme kahvaltısıda oldukça meşhurmuş. Programınıza kahvaltıyı da dahil edebilirsiniz. 6. Atatürk Köşkü Atatürk köşkü mutlaka ama mutlaka görülmeli! Trabzon’a hakim Soğuksu sırtlarında, çam ormanları içinde yer alan köşk, 1980 yılında yazlık olarak yaptırılmıştır. Avrupa ve Batı Rönesans mimarisinin etkilerini taşıyan binada büyük ve gösterişli Avrupa simgeleri kullanılmıştır (kulturvarliklari.gov.tr, 2016). Duvarları Atatürk’ün resimleriyle donatılmış köşkü ziyaret kesinlikle atlanmamalı. Dilerseniz geniş ve ferah bahçesinde bulunan cafede çayınızı veya kahvenizide yudumlayarak hoşça vakit geçirebilirsiniz. Atatürk Köşkü 7.Trabzon Kalesi Trabzon merkezde yer alan kale, şehrin en yüksek bölümünde yer almaktadır. (şehir merkezinin) Eski anıtlardan toplanmış taşlardan yapılmıştır. Yukarı hisar, aşağı ve orta hisar şeklinde ki yapısıyla, deniz seviyesinden şehrin en büyük tepelerine kadar kale devam etmektedir. Aklınızda bulunsun Trabzon kalesi haftaiçi saat 17’ye kadar açık ve kaleyi gezmek için herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Trabzon Kalesi 8. Boztepe Trabzon merkezi gezerken gidilmesi gereken bir diğer güzel yerlerden olan Boztepe yoğun gezi programının ardından dinlenmek için ideal bir yer. Hem Karadeniz hem de Trabzon manzarasına nazır, semaver de çay keyfi de dinlenirken size eşlik edebilir. Özellikle gün batımını seyretmek çok keyifli oluyor belirteyim. Boztepe 9. Çal Mağarası Düzköy İlçesi’nin 5km güneybatısında denizden 1050m yüksekte Çal köy Beldesi içerisinde yer almaktadır. Doğanın mucizelerinden olan Çal mağarasına gitmeden biraz araştırma yaptığımda 2000 yılında açılan bu mağaranın Dünya’nın en uzun ikinci mağarası olduğunu öğrendim. Mağaranın içi oldukça serin, ona göre giyinmenizii tavsiye ederim. Mağara belli bir yerden sonra 2 yola ayrılıyor, bir tarafta mağaranın içinden geçen ve 150 metre yürüyerek ulaşabileceğiniz derenin kaynağı olan baca bölümü bulunuyor. Diğer tarafın ulaşılabilen uzunluğu 400m. Bol oksijenli mağaradaki parkuru gezdikten gidilebilcek en uç noktya gittikten sonra mağaranın güzel kafesşnde dinlenebilirsiniz. Çal mağarası Karaca Mağarasının daha büyüğü ve aynı zamanda daha genci olduğunu söyleyebilirim. Mağara hakkında daha ayrıntılı bilgi için http://www.trabzonkulturturizm.gov.tr/TR,57786/tarihce.html linkine göz atabilirsiniz. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. 10. Sera Gölü Akçabat sınırlarında yer almakta, göl heyelan ve aşırı yağış sonucunda oluşmuştur. Vaktiniz olursa uğramanızı tavsiye ederim. Tabi Akçabat’a gelmişken meşhur Akçabat köftesinden yemeden de dönmeyin. Cemil Usta, Nihat Usta ve daha birçok seçeneğiniz var, tercih sizin :) 11. Uzungöl Trabzon’un Çaykara ilçesinde yer alan Uzungöl tartışmasız en turistik yerlerden, konaklayabileceğiniz, yemeğinizi yiyebileceğiniz ve hediyelik eşya satın alıp hoşça vakit geçirebileceğiniz birçok mekanı bünyesinde barındırıyor. Her gittiğimizde Uzungöle gideriz, genellikle göl kenarındaki mekanlarda vakit geçiririz. Bu defa birde tepeden görelim, manzaranın keyfini çıkartalık aynı zamanda güzel bir kahvaltı yapalım dedik. Bayağı bir tepede olan Galo Omad Cafe & Kahvaltı Evi’nin yolunu tuttuk. Kahvaltımız biraz geç geldi ama beklerken ki manzara insanı sinirlenmekten alıkoyuyor. Kahvaltıda beklediğimize deyince pek ses çıkarmadık. Uzungölü tepeden seyretmek, insanda tabloya bakıyormuş hissi uyandırıyor. Mutlaka gidin derim! Uzungöl’e gelmişken biz Rize’ye devam ettik. Eğer Rize’yi gezme planınız varsa sizde bizim gibi bir rota izleyebilirsiniz. Uzungöl To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. 12. Yaylalar Trabzon’da birçok yayla var. Şenlik zamanına denk gelirseniz keyifli zaman geçirebilirsiniz. Hıdırnebi Yaylası, Çatma Obası, Düzköy Yaylası, Kadırga Yaylası, Çaykara Sultan Murat Yaylası, Vakfıkebir yaylaları benim duyduklarım. Aynı zamanda memleketim olan Trabzon’da şuana kadar gezdiğim bütün yerlerden bahsettim sanırım. Eminim ki daha birçok yer vardır. Gezmek, nefes almak ve doğaya karışmak için mutlaka ziyaret edin derim. Keyifli okumalar :)
- Körlük | SineGezi
Kitap Jose Saramago'nun okuduğum ilk eseri. Kitaba ilk başladığım anda beni kendine çekmeyi başardı... Körlük - Jose Saramago 19.12.2015 | Nesrin Ergün Kitap Jose Saramago'nun okuduğum ilk eseri. Kitaba ilk başladığım anda beni kendine çekmeyi başardı. Gerek dili, gerek konusu çok ilginç ve Saramago'nun kaleminden daha da keyifli işlenmiş. Kitap insanların yavaş yavaş görme yetilerini kaybetmeleri üzerinden oldukça sert bir dille toplum eleştirisi yapıyor bana kalırsa. Anlatılanlar distopik gibi gelse de korkutucu, yaşanmaz olarak gördüğümüz her şeyi her an yaşayabileceğimizi bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan körlük üzerinden açık bir şekilde suratımıza çarpıyor. Kitapta kör olan insanlar karanlığa değil de aydınlığa gömülüyorlar. Bu bile yazarın ciddi kavramları ironileştirmesini gözler önüne seriyor. Kitap çok hızlı başlamışken ortalarda temposu yavaşlamış gibi dursa da kitabın bu bölümleri benim gözümde çok değerli. İnsanların aslında nasıl zayıf olduğunu ve kişiliklerini nasıl kaybettiklerini çok sıkı bir olay örgüsü ile bizlere aktarmayı başarıyor yazar. Kitap körlüğü baz alarak görüyorken de aslında ne kadarını gördüğümüzü sorgulamamızı sağlıyor. Keyifli okumalar :) Paylaş
- Marslı | SineGezi
Yine karakterlerini severek izlediğim filmlerden biri. 2015 yapımı billim-kurgu/gerilim türündeki filmin yönetmenliğini Ridley Scott yapmış... Marslı (The Martian ) - 2015 30.10.2017 | Hande Samancı Paylaş IMDb : 8/10 Beyaz Perde : 4,4/5 Tür : Bilim Kurgu, Aksiyon, Gerilim, Macera Süre : 141 dk Yönetmen : Ridley Scott Oyuncular : Matt Damon, Sean Bean, Kate Mara, Sebastian Stan, Jessica Chastain Yine karakterlerini severek izlediğim filmlerden biri. 2015 yapımı billim-kurgu/gerilim türündeki filmin yönetmenliğini Ridley Scott yapmış. İlk olarak film hakkında bir şey söylemem gerekirse izlerken son dakikaya kadar sizi içine aldığı o gerilim duygusundan bir türlü kurtulamıyorsunuz. Gerilim üstüne gerilim yaşanıyor. Marsta hayat zor tabi. Filmin konusunda gelelim; Marsta keşfe çıkmış bir takım güzide insan topluluğu bir talihsizlik sonucu bir fırtınaya yakalanırlar. Fırtına sırasında ise ekip üyelerinden Mark Whitney (Matt Damon) o karmaşada öldü sanılır ve Mark kendini Marsta bir başına, idare etmesi gereken azcık yemeğiyle çaresiz bir şekilde bulur. Tabi karakterimiz çok normal olmadığından ve yaşadığını Dünya’ya belli etmekte ısrarcı olduğundan yaptıkları ve zekasıyla gerçekten insanı şaşırtıyor. Mark’ın Marstaki hayat mücadelesini izlerken karakterle bir bağ kuracak ve yaptıklarına vay be demeden geçemeyeceksiniz. Mark tüm uğraşlarının karşılığını alacak mı? Dünya yaşadığını öğrenebilecek mi? Gibi sorular eşliğinde sizi filmi izlemeye teşvik ediyorum. Mutlaka izlenmesi gereken bilim kurgu/gerilim tadındaki bu filmi sevineceğinizi düşünüyorum. Not: Matt Damon oynadığı karakteri çok başarılı bir şekilde canlandırmış. Filmin bu kadar iyi olmasında büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum. :)
- Brugge | SineGezi
Belçika’nın batısında yer alan ve kuzeyin Venedik’i olarak adlandırılan Brugge’deyim. Mimarisiyle insanı büyüleyen, eski dokusunu koruyan, masalsı ve daha b... Masalsı bir Şehir; Brugge 30.01.2017 | Gonca Kaya Paylaş Belçika ’nın batısında yer alan ve kuzeyin Venedik ’i olarak adlandırılan Brugge ’deyim. Mimarisiyle insanı büyüleyen, eski dokusunu koruyan, masalsı ve daha birçok güzel sıfatı hak eden bir şehir Brugge. Eğer bir gün yolunuz Belçika’ya düşerse veya Belçika’ya gitme planınız varsa buram buram tarih kokan, el değmemiş bu şehri kesinlikle gezinize dahil etmelisiniz. Brugge küçük bir şehir gezilecek alanlar bir elips içerisinde yer alıyor ve böyle şehirlerin en güzel yanı neredeyse şehrin tamamını yürüyerek gezebilmeniz. Uyum şehrin her yerinde adeta, elinizden fotoğraf makinenizi düşüremeyeceğinizin garantisini verebilirim. Brugge ’e Hollanda ’dan 3 saatlik bir yolculuk sonrasında ulaştık. Avrupa’da otobüs yolculukları tren yolculuklarına göre biraz daha uygun. Euroline ve Megabus benim bildiğim büyük firmalar. Tabi trenleri de sıkı takip ederseniz indirimleri yakalayabilirsiniz. Benelüks& Paris turları genellikle Brugge’ü bir günlük veya iki günlük olarak içine dâhil eden turlar gitmek için bunlara da bakabilirsiniz. Brugge büyük bir şehir olmadığı için 2 günde bile rahatça gezebilirsiniz. Ya da diğer bir seçenek olarak, kendi turunuzu ayarlayıp dilediğiniz kadar da kalabilirsiniz. Gittiğinizde ilk iş bir harita edinin kendinize, zaten haritalarda yapabilecekleriniz çok güzel bir şekilde anlatılıyor. Tarihi mekanlardan, yemek- eğlence mekanlarına kadar hepsi özenle özetlenmiş. Her hangi bir araştırma yapmadan da gitseniz bu haritalar size rehber olabilirler. İlk olarak Grote Markt Meydanı ndayız. Nereye bakarsanız ayrı bir güzellik, bu güzelliği kuş bakışı izleme ve aynı zamanda fotoğraflama şansına da sahipsiniz. Yapmanız gereken bizim gibi 83 metre yüksekliğindeki Brugge Çan Kulesinin (Berfly of Brugge ) tepesine 366 basamak çıkarak ulaşmak. Neyse ki ara ara dinlenebileceğiniz küçük odalar da mevcut. :) Diğer meydanımız Burg Meydanı burada Belediye binası bulunuyor. Binaların bir biriyle uyumu görülmeye değer gerçekten sanki fotoğrafı yaşıyormuşum hissi gezi boyunca benimleydi. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Buranın hemen yakınında ki Dijver nehrini arzu ederseniz nehir kenarında yürüyerek veya bota binerek gezebilirsiniz. Kanallar da ki kuğularsa eşsiz bir manzara sunuyorlar ve gezinizi görsel olarak zenginleştiriyorlar. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Diğer bir tarihi simge Ezelpoort (Donkey’ gate) gerçekten çok hoş bir görüntüsü var. Burası şehrin batısında yer alıyor. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Rüzgar değirmenleri için biraz fazladan yürümeniz gerekiyor ancak onlar da görülmeye değer. Yemek konusuna değinilecek olursa herkese hitap edebilecek çeşitte restoranları var meydanda olanlar biraz daha pahalılar. Diğer yandan birçok atıştırmalık seçeneğiniz var. Atıştırmalık demişken sokakları waffle ve çikolata kokan bir şehirde atıştırmaların pek masum olmadığını da belirtmek isterim. Gitmişken denemek lazım tabi. Akşam vakit geçirebileceğiniz mekanlardan bir kaçını sıralayacak olursam; 2be Beer Wall, Staminee de Garre, Cafe Rose Red en i yiler arasında. Biz yanlış hatırlamıyorsam Cafe Pick' e gitmiştik orası da gayet güzeldi. Spontane olmayı sevmiyorsanız gitmeden araştırmanızda fayda var. Bizim böyle bir kaygımız olmadı çünkü bu şehrin en güzel yanlarından bir tanesi de bir yerden diğer yere gitmek için çok büyük çaba sarf etmeniz gerekmiyor. En kötü beğenmezsiniz ve bir diğer mekana gidersiniz. Ben iki günlük kısa gezimizden çok keyif aldım ve son olarak el değmemiş yapısıyla tablo gibi olan Brugge’ü yeniden gezmek isteyeceğim bir şehir olarak hafızama kazıdım. Keyifli geziler :) Bizce İlginizi Çekebilir... Çikolata Kokan Sokaklarıyla Brüksel L’intermezzo Brüksel’de Bir Makarnacı
- Belgrad Gezi Rehberi | SineGezi
Vizesiz olması, uygun olması, yakın olması ve en önemlisi her gezimizde yaşadığımız yeni yerler göremenin verdiği mutlulukla Belgrad gezimizi planladık... Belgrad Gezi Rehberi 19.02.2018 | Gonca Kaya Paylaş Vizesiz olması, uygun olması, yakın olması ve en önemlisi her gezimizde yaşadığımız yeni yerler görmenin verdiği mutlulukla Belgrad gezimizi planladık. 24 saat yaşayan bir şehir olan Belgrad’a 3 gün ayırarak tüm şehri rahatlıkla gezebilirsiniz. Gelelim gezi planlarının kilit noktalarına; Belgrad’a Ne Zaman Gidilir? Belgrad’a kış ayında giderek, Belgrad’a her zaman gidilebileceğine şahit olduk ve rahatlıkla herkese önerebiliriz. Tabi sıkı giyinmenin şart olduğunu da ayrıca belirtmekte fayda var. Şubat ayı olmasına rağmen gözlemlerimiz şu şekilde; yılbaşı etkisi hala devam ediyor, sokaklar soğuğa rağmen oldukça renkli ve ışıl ışıl. Son olarak şehir merkezinde bolca Turist olduğunu söyleyebiliriz, bizim gibi soğuğa aldırış etmeyen turistlerin de bu şehre ayrı bir hava kattığını ekleyelim. Belgrad’da Ulaşım Konusu Belgrad’a uçak ile ulaşım sağladıysanız; şehir merkezine gitmek için bir kaç seçeneğiniz var: Uygun bir seçenek arıyorsanız; havaalanından merkeze giden 72 numaralı otobüs ü kullanabilirsiniz. Otobüs ücreti 150 Sırp Dinarı, ödemeyi otobüs şoförüne yapabiliyorsunuz. Diğer bir seçenek A1 otobüsü , daha hızlı olduğunu söylüyorlar. Taksi de seçenekleriniz arasında bulunuyor. Havaalanından fiş alıp, taksi hizmetinden yararlanabilirsiniz. Ayrıca rezervasyon yapılan oteller de transefer hizmeti sunuyorlar. Bize önerilen hizmet 16 Euroydu. Bunun dışında geziniz sırasında otobüs kullanacaksanız otobüs kartı alabilirsiniz. 1,3 ve 5 günlük seçenekleri bulunuyor. Belgrad Gezilecek Yerler Aziz Sava Kilisesi Balkanların en büyük Ortodoks Kilisesi olarak bilinen Sava Kilisesi 1935 yılında inşa edilemeye başlanmış ancak, ikinci dünya savaşından sonra aldığı hasar ve daha bir çok sebeple inşası yarım kalmış, ne yazık ki Kilisenin içi dışı kadar görkemli değil, hala inşaat halinde. Ulusal Kütüphane Aziz Sava kilisesinin hemen yanında bulunan National Kütüphanede bir kahve molası verebilirsiniz. Nikola Tesla Müzesi Müzeyi rehber eşliğinde gezmeye özen gösterin deriz. Rehber eşliğindeki gezi programında önce Nikola Tesla ’nın hayatını anlatan kısa bir film gösteriliyor. Sonrasında deneyler yapılarak müze gezisi tamamlanıyor. Müze giriş ücreti: 500 Dinar St. Mark Kilisesi Yine bir kiliseli tavsiyesiyle karşınızdayız. Avrupa gezilerinde kiliseler sebebiyle bir kısır döngüye giriyormuşuz gibi hissetmiyor değiliz ancak biliyorsunuz ki kiliseler genelde çok görkemli oluyorlar ve yapıldığı döneme dair mimari izler taşıyorlar. St. Mark Kilisesi de oldukça görkemli ve görülmesi gereken yerleden. Kalemegdan “Kale” ve “meydan” kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelen “Kalemeydan” ismi verilen bölge, günümüzde “Kalemegdan” olarak anılıyor. Bu bölgeyi gezerken Osmanlı etkilerini hissedebilirsiniz hatta bizim gibi ne oluyor yahu Sırpların burada ne işi var moduna da girebilirsiniz. Knez Mihaliova Caddesi Bize İstiklal Caddesini andıran cadde ışıl ışıl, mutlaka gitmeniz gereken bir yer demiyoruz çünkü eminiz ki geziniz sırasında bir çok kez bu caddeyi arşınlayacaksınız. Cumhuriyet Meydanı (Trg Republike) Ulusal müzenin hemen ön kısmı Cumhuriyet Meydanı olarak anılmakta. Gözlemlediğimiz kadarıyla Kadıköy Boğa ve İstiklal Caddesi Burger ne ise bu meydan da bizim örneklerimizden anlayacağınız gibi; buluşma noktası. Her daim kalabalık ve canlı olduğunu söylesek yalan olmaz. Skadarlija Meşhur Bohem bölgesi olarak bilinen Skadarlija bir çok müzikli mekana ev sahipliği yapıyor. Dışarısı soğuk hatta ara ara yağmurlu olmasına rağmen, tüm mekanlar oldukça canlı ve kalabalıktı. Hafta sonu yoğunluğun daha da arttığını vurgulamak gerekir. Planlarınızı ona göre yapmanızı öneririz. Brankov Köprüsü Modern Müzeye giderken burada güzel Belgrad şehir manzaraları yakalayabilirsiniz. Modern Müze(Museum of Contemporary Art) Zemun bölgesinde yer alan Modern Müzenin beklentimizin çok üzerinde olduğunu ve bizi şaşırttığını söyleyebiliriz. 1958 yılında kurulan müze, misafirlerine rehberlik eden bir düzene sahip, tüm çalışmalar yıllara göre sıralanmış, tüm resim alanındaki akımları resimleri sergilemeden açıklamışlar. Resme ilgisi olanların keyifle gezeceği bir müze. Kısa Kısa Yemeli- İçmeli Belgrad Restoranlar Red Bread Kahvaltı için ideal bir mekan. Türk mutfağına yakın denilebilecek bir menüye sahipler. Domatesli, fesleğenli sandviçlerine ayrıca bir parantez açmak gerekiyor, bizce mutlaka tadılmalı! Moon Sushi Belgrad’da Dünya mutfağından bir çok seçenek var. Sushi de seçeneklerden biri. Mekan da ortalama 1500 Dinar ödeniyor. Boutique No.2 Belgrad’ın ünlü caddelerinden Knez Mihailova’da yer alan Boutique no.22 oldukça geniş bir menüye sahip, her damak tadı için ideal bir mekan. Ciudad Zapata Gelenekselden çok sevdiğimiz yemeklere yöneldiğimiz doğrudur. Meksikan yemekleri de göz bebeğimiz olurlar, bu sebepten daha önceki ziyaretçilerinden de oldukça güzel yorumlar alan Zapata’yı es geçmiyoruz ve ortamı oldukça keyifli olan Zapata’da akşam yemeği yemeği bir borç biliyoruz. Sadede gelin derseniz, biz beğendik, söyleyeceklerimiz bu kadar :) Ferdinand Knedle Gelelim tatlı önerimize; tadı şanı kadar etkilemedi bizi açıkçası ama bu kadar meşhurken tatmaya değer diyebiliriz. Bizim bildiğimiz 2 şubesi var. Birisi daha merkezi diğer daha ara sokaklarda kalıyor. Nereden biliyoruz. Biz haritanın azizliğine uğrayarak uzak olan dükkana gitmişiz. Soğuklar da gidecekseniz böyle şeyler yapmayın deriz :) Ek olarak Belgrad geleneksel lezzetlerinden olan Kebabi de mutlaka tadılmalı! Bir çok yerel restoranda kebabi yiyebilirsiniz. Biraz Kahve Lütfen Özellikle harika kahveler yapan kafeler aramadığımızı belirterek. Kahveyi enerji ve yakıt içeceği olarak görerek karşımıza çıkan seçenekleri değerlendirdik. Coffeedream Coffe Factory Belgrad Gece Gezmeleri OK.No İsmi de kendisi de bize çok sempatik geldi. Cumhuriyet meydanına oldukça yakın olan OK.No ’da keyifli vakit geçirebilirsiniz. Bar Central Kokteyllerini oldukça başarılı bulduğumuz Bar Central Kalemegdan’a çok yakın. Mutlaka listenize ekleyin. Berliner Sava nehrine yakın olan Berliner için merkezden biraz yürümeniz gerekiyor. Hem akşam yemeği yiyebileceğiniz, hem de içeceğinizi içebileceğiniz keyifli bir mekan. Blaznavac Değişik konseptiyle kalbimizi çakan Blaznavac önerilen mekanlar arasında. Red Bar Skadarlija’ya yani namı değer Bohem Mahallesine akşam giderseniz; daha önce de belirttiğimiz gibi sokaklar boş mekanlar oldukça doluydu. Red Bar’da Skadarlija’da gidilebilecek yerlerden. Ancak diğer mekanlara göre daha gürültülü ve kalabalık olduğunu söyleyebilirim. (Hafta sonu etkisi olabilir.) Son olarak... Mekanlar için extra uyarı yapmak gerekirse neredeyse sigara içilmeyen bir yer yok. Havanın soğuk olmasından dolayı dışarıda oturma gibi de bir şansınız olmuyor. Bu yüzden mekanlardan küllük misali ayrılıyorsunuz, bilginiz olsun. Geziniz sırasında internetiniz olmayacaksa, önceden harita indirmenizi tavsiye ederiz. Ama 300 Dinara 4 GB İnternet satın alabileceğinizin bilgisini de verelim. Otobüslere biletsiz binebiliyorsunuz ancak nadir de olsa kontroller yapılıyor. Riske girmeyip otobüs kartlarından almanızı tavsiye ederiz. Müzeler için öğrenci kartınız varsa yanınızda bulundurursanız karınıza olur, diyerek Belgrad Gezi Rehberimize noktayı koyalım. Keyifli geziler :)
- New York Gezi Rehberi | SineGezi
Amerika seyahati düşünüyorsanız ve bir kaç durağınız varsa planlamaya bayağı önceden başlamalısınız. Uçak bileti, otel, gezilecek yerler ne kadar kalınmalı gibi konular oldukça önemli. Düşünüldüğünde normal bir Avrupa seyahatinden Amerika’yı zor kılan ne? derseniz; buna cevabım kalış süresinin uzun olması(tercih meselesi tabi bu ama bu mesafeye 10 günden az gelinmesi pek mantıklı olmazdı kanımca), pahalılık ve mesafe. Bu aşamada en önemlisi... New York Gezi Rehberi 19.09.2024 | Gonca Kaya Akak New York seni tam olarak nasıl tanımlasam nasıl anlatmaya başlasam bilemiyorum, seyahat hazırlığı yaparken de oldukça zorlandığımı itiraf etmem gerekiyor. Neyse uzun bir rehbere hazır olun. Amerika seyahati düşünüyorsanız ve bir kaç durağınız varsa planlamaya önceden başlamanızda fayda var. Uçak bileti, otel, gezilecek yerler, ne kadar kalınmalı gibi konular oldukça önemli. Düşünüldüğünde normal bir Avrupa seyahatinden Amerika’yı zor kılan ne? derseniz; buna cevabım kalış süresinin uzun olması(tercih meselesi tabi bu ama bu mesafeye 10 günden az gidilmesi pek mantıklı olmazdı kanımca), pahalılık ve mesafe. Uçak biletinizi alırken aktarmalı seçeneklere bakmayı kesinlikle unutmayın, fiyatlar daha uygun oluyor. Biz saat farkını düşünüp kendimizi yormamak adına çok risk almayıp tercihimizi aktarmasız uçuştan yana kullandık. New York’ta Konaklama ve Ulaşım Hangi mevsimde gidilir klişesine pek girmek istemiyorum. En güzel aylar çoğu seyahat için tabi ki bahar ayları ancak her zaman bu tarihleri ayarlayamıyor insan. Bahar ayları net olarak seyahatinizin konforunu arttırır. Biz seyahatimizi haziran sonu başlangıç olarak planladık. Şansılıydık ki hava bizi çok yormadı. İlk durağımız New York oldu. New York’a güzel bir planlama yaparak 7 günümüzü ayırdık. İlk defa gittiğimiz için mecburen turistik yerler listemizdeydi. Turistik yerler demişken kaldığımız yeri de bu açıdan bakarak Midtown bölgesinde Grand Central’e yakın seçtik. Club Qarters Grand Central’ da konakladık ve otelin konumu bizi hiç üzmedi. New York’da ulaşımdan da söz edip, gezilecek yerlere geçebilirim sanırım. New York’da 3 farklı havalimanı var bizim uçağımız en meşhuru olan JFK Uluslararası Havaalanı ’na iniş yaptı. Dolayısıyla merkeze nasıl ulaşabileceğinizi bu havalimana göre anlatacağım. İlk olarak AirTren ’e binmeniz gerekiyor. Trene binmeden bir ödeme noktası aramanıza gerek yok, Jameica istasyonuna geldiğinizde ödemenizi yapıyorsunuz. 8.5 dolar gibi bir ücreti var. Sonrasında 1 haftalık metro kartınızı alıp metro aktarması yapabilirsiniz. Metro kartı deniyor ancak otobüslerde de geçiyor bu kart. Metro kartı almama opsiyonundan bahsetmeye gerek yok sanırım ama almazsanız tek seferi 2.75 dolar, bunu da belirtelim. Metro kartı da 33 dolardı. Metrolar biraz eski olduğundan dolayı bolca merdiven kullanacağınızı hatırlatmak isteriz. Yükünüz fazlaysa taksi veya Uber fena olmaz. Amerika standartlarına göre taksi ücretlerinin normal hatta uygun olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada 1 haftalık metro ulaşım kartının olması asla az yürüyeceğiniz anlamına gelmiyor dolayısıyla konforunuzu düşünerek rahat edebileceğiniz ayakkabılar tercih etmenizi öneririm. Gelelim seyahatimizin detaylarına; 1. Gün İlk gün uçuşun uzunluğu saat farklı gibi unsurları düşünerek kendinize çok yüklenmemeniz gerekiyor. Örnek sabah 7’de bindimiz uçaktan 8 saatlik uçuş sonrası sabah 10:45’de New York’a vardık. Gezi heyecanıyla gidişte bu durum beni çok fazla etkilemedi. Otele geçip yarım saat 1 saat dinlenmenin ardından gezmeye hazırdım. İlk olarak New York’un meşhur caddesin olan 5th Avenue’dan yürüyerek. Aziz Patrick kilisesine göz attık. Aziz Patrik Katedrali - 5th Ave, New York, NY 10022 New York’un en ünlü caddelerinden biri olan 5. Cadde üzerinde bulunan Aziz Patrik Katedrali, etkileyici mimarisi ve zarif detaylarıyla dikkat çekiyor. Gotik tarzda inşa edilen bu katedral, hem dış hem de iç mekanlarıyla görsel olarak büyüleyici bir deneyim sunuyor. Dış cephesindeki taş işçiliği ve zarif pencereleri fotoğraf çekmek için mükemmel bir arka plan oluşturuyor. Ayrıca, katedrale giriş ücretsiz giriş yapıp; iç mekanın görkemli atmosferini rahatlıkla keşfedebilirsiniz. Empire State - 20 W 34th St., New York, NY 10001 Amerikan filmlerinden tanıdığımız Empire State Binası, 1932 yılında tamamlanmış ve uzun bir süre dünyanın en yüksek binası olarak anılmıştır. Turistik aktivitelerin başında yer alan şehir manzarasını kuşbakışı izleme deneyimini, Empire State Binası’nın tepesine çıkarak yaşayabilirsiniz. Ancak biz bu aktivite için Empire State yerine Top of the Rock’u tercih ettik. Bunun sebeplerinden biri, Empire State Binası’nı güzel bir şekilde görebilmekti. Ayrıca, 230 Fifth Rooftop Bar isimli mekanda da çok güzel bir manzara sunulduğunu belirtmeliyim. Flatiron Binası - 175 5th Ave, New York, NY 10010 Filmlerden tanıdığımız meşhur Flatiron binasını yenilenme çalışmaları sebebiyle tam görememiş olmamıza biraz üzülsekte gezimize devam ediyoruz, zaten fotoğraf noktası olarak rotaya eklenmişti. Levain Bakery - Flatiron, 2 W 18th St, New York, NY 10011 Çoğu kişiye çok şekerli gelse de ben kendisini çok sevdim. Tek seferde 1 tane tüketmek yerine yarım tüketmek daha mantıklı yoksa şekeriniz tavan yapabilir. Katz's Delicatessen - 205 E Houston St, New York, NY 10002 Levain Bakery’den sonra buraya yürüyerek ulaşmaya çalışmak çok mantıklı olmayacaktır. Dolayısıyla metro ya da otobüs kullanmanızı tavsiye ederiz. Burası bizim planlamamıza göre başka bir güne uymadığı için ilk gün aradan çıkarmak istedik. Uzaklık bizi biraz yordu. İlk gün için çok mantıklı bir seçenek olmayabilir. Burayı ziyaret etme isteğimiz popülerlikti tabiki, akşam saatinden önce gittiğimiz için çok fazla sıra beklemedik. Tamamen et severlere hitab eden bir mekan. 1 porsiyonu bence rahatlıkla 2 kişi bölüşebilir. Ete çok düşkünseniz sos olsa da olur olmasa da olur diyorsanız Katz's Pastrami Sandwich alabilirsiniz. Peynir ve sos isterseniz bizim gibi Katz's Reuben tercih edebilirsiniz. Bryant Park - NY 10018 Şehrin en işlek yerlerinden birisinde yer alan Bryatpark cıvıl cıvıl bir yer. Oldukça fazla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Gitmeden önce bir New Yorklu gibi takılıp sinema gecesine katılıp chilling yapmayı planlamıştık ama iyi bir yer bulabilmek için oldukça önce gitmek gerekiyor. Bir de çok kalabalık oluyor. Biz ilk gün buraya göz atıp daha sonra sakin bir zamanda birşeyler içmeyi tercih ettik. Gezi planınızı yaparken gelecek aktivitelere buradan göz atabilirsiniz. https://bryantpark.org/activities Times Square - Manhattan, NY 10036 En çok merak ettiğimiz yerlerin başında Time square geliyordu yalan yok. Özellikle akşam saatine denk getirdik ki, etkisi daha fazla olsun. Açıkçası beklentim neydi, canlı canlı görmek beklentimi karşıladı mı pek emin değilim. Galiba kendimi bomboş bir Time Square de hayal ettim. Sürekli sağınızı solunuzu kollamanız gereken, çok kozmopolit bir ortam. Birileri siz anlamadan fotoğraflarınızı çekip size satmaya çalışıyor. Kendimi kameralardan kaçan agresif ünlüler gibi hissettim. Tabi bunun bir diğer sebebi de saat farkı ve yorgunluktu. Yorgunluk demişken; ilk gün kendimizi çok zorlamayalım dedik ama dönüşte oldukça yorgunduk. Siz siz olun ilk gün kendinize bu kadar yüklemeyin. Gerçi otele döndüğümüzde saat çok geç değildi. Zaten sonrası tahmin edersiniz yok. Şunu ekleyeyim bu kadar yoğun bir ilk günü planına rağmen ertesi gün çok dinç uyandık. Dönüşten çok daha hızlı adapte olunuyor giderken, sanırım burada gezme motivasyonu da rol oynuyor. 2.Gün Ess-a-Bagel - 831 3rd Ave, New York, NY 10022 Otelimize oldukça yakın olan bagel mekanı oldukça popüler, ve açıkça söyleyebilirim bu mekan gezinin yıldızlarından, sadece 1 defa gideriz diye planlamıştık ancak 3-4 defa gittik. Signture Favorite’dan pek şaşmamanızı öneririz. Ghostbusters Headquarters - 14 N Moore St, New York, NY 10013 Öncelikle en çok buraya gitmek istiyoruz gibi bir plan yapmadık. Tüm gideceğimiz noktaları belirledikten sonra 9/11 Memorial Pool’s a giderken burayı araya sıkıştırabiliriz gibi duruyordu. Hayalet avcılarını seviyorsanız, önünden bir fotoğraf fena olmaz. 9/11 Memorial Pools - 180 Greenwich St, New York, NY 10007 Şüphesiz dünya tarihinin en kötü trajedilerinden olan 11 Eylül saldırısı sonrası, hayatını kaybedenler için yapılan havuzlar, ölenlerin isimlerinin yazılı olduğu panellerle çevrili. Oculus & One World Trade Center - 185 Greenwich St LL3110, New York, NY 10006 Oculus’a gelince, bu modern yapının içeriği ve mimarisi beni gerçekten etkiledi. World Trade Center kompleksinin bir parçası olarak inşa edilen bu yapının içindeki alışveriş alanları ve ulaşım noktaları oldukça işlevsel. Ayrıca, Oculus’un yenilikçi ve göz alıcı tasarımı, New York’un modern yüzünü harika bir şekilde yansıtıyor. Charging Bull - Bowling Green, New York, NY 10004 Charging bull şaşırtıcı derecede meşhur, fotoğraf çekilmek için beklemeniz gerekiyor. Meşhur olmasının nedeni filmlerde çok yer verilmesi sanırım. Güçlü piyasa anlamındaki "boğa" figürü, Wall Street'te yer alıyor ve Amerika borsasının bir simgesi. Statue of Liberty Vista Point - Battery Park Underpass, New York, NY 10004 New York’a kadar gelmişken özgürlük heykeline selam vermeden olmazdı. Bizim gibi özgürlük heykelini uzaktan görmek sizin için kafi ise, Staten Island Ferry’ler var. Bu feribotlarla ücretsiz olarak binebiliyorsunuz. Manhattan adasından sizi Staten adasına götürüyor, seferler yarım saatte bir var. Biraz bekleyip geri dönebiliyorsunuz. Çoğu kişi turistik kullanıyor zaten bu feribotları. Brooklyn Köprüsü - New York, NY 10038 Buraya metroyla ulaşabiliyorsunuz ancak sonrasında oldukça yürümeniz gerekiyor, güzel fotoğraflar çekilebileceğiniz bir yer, kalabalık olmasına rağmen açı bir şekilde ayarlanıyor, manzarası da bonus. Yalnız çok sıcak zamanlarda öğle saatlerini pek tevsiye etmiyoruz. Dumbo Brooklyn köprüsünü arkanıza alıp güzel fotoğraflar çekilebileceğiniz meşhur fotoğraf noktası, tabi aynı zaman boş bulmanızın imkansız olduğu bir yer. Bu bölge çevresinde dolaştığınızda farklı yerlerde de köprüyü güzel açılarda çekmek mümkün. Cecconi's - 55 Water St, Brooklyn, NY 11201 İtalyan lezzetlerini her zaman sevmişizdir. Timeout markette yer alan Cecconi’nin hem iç mekanı hem de dış mekanı oldukça keyifli. Rezervasyon yaptırmayı unutmayınız. Time Out Market New York - 55 Water St, Brooklyn, NY 11201 Bir çok ülkede bulunan Time Out market farklı mutfaklardan gelen çeşitli lezzetleri bir araya getirerek, ziyaretçilere bir çok seçenek sunuyor.İster yemek yiyebilirsiniz, ister bir şeyler içmek için uğrayabilirsiniz. Biz birde canlı müziğe denk geldik ve keyfli vakit geçirdik. Manzarası da ayrı güzeldi. Listenize ekleyebilirsiniz. 3.Gün Lady M Cake Boutique - Upper East Side, 41 E 78th St, New York, NY 10075 Güne tatlı bir başlangıç yapalım dedik. Kahvaltı yerine Lady M Cake’in krep tatlılarından yiyelim dedik. Seçimizi orijinalinden yana kullandık, ama aklımız çikolatalı olanda kalmadı değil. Kat kat kreplerden yapılan hem meşakkatli hem de farklı bir tatlı seçeneği. Central Park Şehrin göbeğinde doğayla başbaşayız kalabileceğiniz, bir alan olması cidden zorunlu olmalı. Central park düşündüğümüzden çok daha büyüktü. Birkaç defa gitmemize rağmen tam anlamıyla bitiremedik burayı. Central Park’ı gezerken görüp beğendiğimiz yerleri sıralayalım, zaten sıralacağımız yerleri pek görmeme ihtimaliniz yok:) Umpire Rock, Bethesda Terrace, Bow Bridge, Bethesda Fountain ve Belvedere Kalesi. Washington Square Park, Washington Square, New York, NY 10012 Oldukça kozmopolit bir bölge burası, Washington Squre parkta da bir çok farklı tarzda insan görebilirsiniz. Ortamın çok renkli olduğunu söyleyebilirim. Apartment Building from the TV Show Friends - 90 Bedford St, New York, NY 10014 Dönemine denk gelmemiş olsam da, sonradan defalarca izlediğim ve çok sevdiğim, hatta sıkıldığımda yeniden izlediğim TV şovu olan Friends'in sembolü haline gelmiş bu binayı görmeden edemezdik. Bu nedenle, Friends'in açılış sahnelerinde sıkça gördüğümüz bu apartman binasını gezi planımıza dahil ettik. Sex and The City’nin karakterlerinden Carry’nin evi buraya oldukça yakın, görmek isteyenler oraya da uğrayabilirler. Chelsea Market - 75 9th Ave, New York, NY 10011 Yine bir çok seçeneğin olduğu bir yemek marketindeyiz. Oysterlar ne kadar göz kırpsada tercihimizi Los Tacos’dan yana kullandık. Çoğu kişi de öyle yapmıştı oldukça fazla sıra vardı. Taco ve Quesadilla denedik. Enteresan bir şekilde Quesadilla’yı daha çok sevdim. High Line - New York, NY 10011 Beklentim çok yüksek değildi High Line ile ilgili ama yürürken çok keyif aldım. Burası aslında demiryolunun kullanım dışı kalması sonrasında, dönüşüm geçirerek halka açılmış bir alan. Yürüyüş esnasında güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Vessel - 20 Hudson Yards, New York, NY 10001 Fotoğraf için listemizde olan bir diğer nokta, gerçekten mimarı tasarım olarak farklı ve görülmeye değer bir tasarımı var. 4.Gün Top of The Rock - 30 Rockefeller Plaza, New York, NY 10112 Gün erken başlıyor çünkü bugün yoğun bir gün olacak. Biliyorsunuz ki gezilerin vazgeçilmez aktivitesi gittiğiniz yeri kuş bakışı olarak görmek. Bu noktada New York’u kuş bakışı görmek için tercih edebileceğimiz bir kaç farklı seçenek mevcut yani aslında bizim değerlendirdiğimiz seçenekleri sıralayacağım; Edge, Empire State, The Summit ve Top of Rock. Biz Empire state’i ve Central Park’ı güzel bir açıyla görmek istediğimizden Top of Rock’ı seçtik. MOMA - Museum Of Modern Art , 11 W 53rd St, New York, NY 10019 MOMA dünyanın en ünlü modern sanat müzelerinden ve özellikle söylemeliyim; içerisindeki eserleri değerlendirirsek gerçekten keyif alacağınız bir modern sanat müzesi. En güzel tarafı ziyaretinin detaylarını planlamamış olanlar için oluşturdukları mutlaka görülmesi gerekenler kısmı. Buraya ne olur ne olmaz link bırakalım. (https://www.moma.org/visit/itineraries/ ) Rehberde Vincent van Gogh’s The Starry Night, Henri Matisse’s Dance (I), Claude Monet’s Water Lilies, Frida Kahlo’s Self-portrait with Cropped Hair , Jacob Lawrence’s The Migration Series gibi mutlaka görülmesi gereken eserler listelenmiş bence faydalı da olmuş. Artichoke Basille's Pizza - 1410 Broadway, New York, NY 10018 Buradaki pizzaların boyutu inanılmaz! Bir dilim pizza sizi fazlasıyla doyurur. Özellikle en meşhuru ve mekana ismini veren Artichoke pizzayı kesin denemelisiniz. Joe's Pizza Broadway - 1435 Broadway, New York, NY 10018 Pizza’dan bahsetmişken New York’un en meşhur pizzacısı Joe pizzaya da uğradan olmaz. Öncelikle pizzaların hamurları çok güzeldi. Ama sanırım biz Margarita pizzanın bizim Ülkemizde yapılma şeklinden kaynaklı bol peynirli olmasına alışmışız. Başıma bir şey gelmeyecekse hem burada yerdiğim hem İtalya’da yediğim Margarita pizzaların domates yoğunluğu çok fazlaydı bide sanırım domatesi de çok pişirilmiyor bu sebepten çok sevemedim (O sırada İtalyanlar sen ne anlarsın diyorlar). Her neyse bence 2 pizzacı da güzeldi ancak ben bir kez daha yesem az domatesli bir Joe pizzası(diğer çeşitlerinden bahsediyorum) veya Artichoke’u tercih ederdim. Harry Potter - 935 Broadway, New York, NY 10010 Harry Potter serisini sevenlerin mutlaka ama mutlaka uğraması gereken bir mekan. Harry Potter sevgim baki ancak bu mekanı çocukken tam da kitapları yeni okuduğum zaman görsem sanırım etkisi çok daha fazla olurdu. Yine de çok beğendim. Broadway Minskoff Theatre - 200 W 45th St, New York, NY 10036 New York planı yaparken sanırım uçak biletinden sonra ilk satın aldığımız şey bir Broadway gösterisi biletiydi. Biz araştırmamızı yaptıktan sonra The Lion King ve Aladdin arasında kaldık. Kazanan The Lion King oldu. Gerek kostümler, gerek müzikler olsun, unutamayacağımız ve izlerken çok keyif aldığımız bir müzikal deneyimi oldu. Biletlerimizi https://broadwaydirect.com/shows/musicals/ sitesinden aldık. Önceden bilet almamızın avantajlarından biri kendimize güzel bir yer seçebildik. Bu arada bir opsiyondan daha bahsetmek istiyorum. Time square meydanında TKTS ticket booth denilen noktadan indirimli bilet bulabilirsiniz. Ancak tarihler yer seçimi hakkında hiç fikrim yok. Risk almayı seviyorsanız yada 2. Bir gösteri fena olmaz diyorsanız, not alabilirsiniz. The Rum House , 228 W 47th St, New York, NY 10036 Broadway show çıkışı çok uzaklara gitmeden gidip, bireyler içip keyifli vakit geçirebileceğiniz bir mekan. Kokteylleri bizce başarılıydı, canlı müzikte gecenin bonusu oldu. 5.Gün Maman - 1424 3rd Ave, New York, NY 10028 Mamanın bir sürü şubesi var, keyifli bir mekan, kahvaltı için veya kahve için listenize ekleyebilirsiniz. MET-Metropolitan Museum of Art - 1000 5th Ave, New York, NY 10028 MET New York’un sanırım en özel ve büyük müzesi, Central Park’ın yanında Upper East Side bölgesinde yer alıyor. Öncelikle çok büyük derken asla abartmıyoruz. Tamamını sindire sindire gezmek gibi bir durum bence söz konusu değil. Bu sebepten müzeye ilk girişte ilgi alanlarınıza göre tavsiye alabilirsiniz. Biz resim bölümüne ağırlık verdik. Tanıdığımız ressamlar dışında da çok beğendiğimiz tablolar da oldu. Herkesin ilgi alanı ve beğenisi farklıdır tabi ama bizim gitmeden listelediğimiz resimleri paylaşalım. Vincent Van Gogh, “Self-Portrait with Straw Hat” (Hasır Şapkalı Otoportre) ve “Wheat Field with Cypresses”, Claude Monet, “The Water Lily Pond” (Nilüfer Göleti) ve diğer eserleri, Johan Christian Dahl, “Copenhagen Harbor by Moonlight”, Henri Matisse, "Dance" I. Picasso, Dali gibi modern dönem ressamlarının tabloları da modern sanatlar bölümdende sergileniyor. Gitmeden ilgiliniz varsa araştırmanızı kendi sitesinden yapabilirsiniz. Keens Steakhouse - 72 W 36th St., New York, NY 10018 New York seyahatimiz boyunca hava çok keyifliydi ancak 1 gün hava bozdu oda rezervasyon yaptırdığımız bir güne denk geldi. Bundan neden bahsediyorum; yaz da olsa yanınızda şemsiye bulundurabilirsiniz. Gelelim Keens Steakhouse’a bizim steak yemek için 2 seçeneğimiz vardı ya burası yada Peter Luger idi. Planınıza hangisi uyarsa onu tercih edebilirsiniz. Not olarak etinizi çok pişmiş söylememenizi öneririm. Orta iyi pişmişleri çoğu mekanın iyi pişmişi gibiydi. 6.Gün Sadelle's New York - 463 W Broadway, New York, NY 10012 Kahvaltı için güzel bir seçenek. Rezervasyon yaptırarak gitmenizi öneririz, biz rezervasyonsuz gittik ve zor yer bulduk. French tostu buranın çok öneriliyordu bizde şiddetle önerilen tatları tatma zorunluluğumuz olduğundan gidip tattık tabi ve beğendik, sizde gidebilirsiniz :) SoHo Soho güzel cafeler, restoranlar ve mağazalarla dolu New York’un en popüler bölgelerinden, mutlaka yarım gününüzü ayrımanız gereken bir yer. Sokaklar oldukça renkli ve son derece güzel binalarla dolu, binalara bakarken özellikle yangın merdivenleri dikkat çekiyor. Sonradan eklendikleri için sanırım bu kadar belirgin. Diğer bir mimari özellik, eski binaların çoğu üçgen yapıda bu ne demek alt katlar daha geniş ve yüksek tavanlı ancak üst katlara gittikçe daireler hem daralıyor hem tavanları daha alçak oluyor. Bu bana anlatılmasa doğru söylemek gerekirse dikkatimi çekmezdi, yani bu bilgiler Free Walking tour yaptığını düşündüğümüz tur rehberinden kulak misafiri olarak öğrendiğimiz bilgiler :) Eğer vaktiniz varsa böyle bir aktiviteye de katılabilirsiniz. Küçük İtalya Soho’dan yürüyerek küçük İtalya diye adlandırılan bölgeye devam edebilirsiniz. Bu bölgede adından anlaşıldığı üzere bolca İtalyan restoranı mevcut. Samimi bir havası var buranın. Biz Soho ardından küçük İtalya derken yorgunluktan mecburi mola vererek; Gelso & Grand diye bir yerde bir şeyler içtik. Keyifli bir mekandı. Mekan demişken mekanlarla ilgili kısa bir bilgi vereyim. Amerika’da vergiler sonradan ekleniyor. Bu ne demek menülerde gördüğünüz fiyatlara %10 ekleniyor. Bir de bahşiş konusu var. Daha önce duymuştuk ancak bu kadar ciddiye alınan bir konu olduğunu bilmiyorduk. Bahşiş bırakmak Amerika’da zorunlu. Sanıyorum sistemleri bu şekilde işliyor. Servis elemanları restoranlarda çok düşük ücret alıyorlar ve bahşişlerle geçiniyorlar. Öyle ki size gelen hesaplarda bahşişler %15 den başlıyor tabi kendiniz de yazıp oranı belirleyebiliyorunuz. İşin ilginç yanı bahşiş vergi eklendikten sonra hesaplanıyor. Bazı restoranlarda 6 kişiden fazlaysanız yine ek ücret alıyor. Take away yani al-götür tarzı yerlerde de bahşiş ekranı geliyor önünüze ne yalan söyleyeyim biraz insanı geren bir durum ancak servis hizmeti almadığınız bir yerde tip bırakmak da saçma zaten bu tip yerlerde çok bahşiş beklenmiyormuş bilginize. Yani öyleyken böyle bahşiş vergi işleri Amerika’da biraz karışık, ne diyelim matematiğinize kuvvet. Chinatown Chinatown ve küçük İtalya birine çok yakın dolayısıyla küçük İtalya’ya gelmişken burayıda gezeceksinizdir, benim için China Town’un en güzel yani sanırım Keki modern den aldığım dev profiteroldü. Ancak bunun dışında çin yemeklerine ilgiliyseniz burada yemek de yiyebilirsiniz. La Pecora Bianca Bryant Park - 20 W 40th St, New York, NY 10018 Güzel bir italyan yemeği yemek isterseniz şans verebilirsiniz. Makarnaları bizi üzmedi. 7.Gün New York’ta ki son günümüzü ilk başta alışveriş günü olarak planlamıştık. Ancak bu kadar yorgunluğun üzerine alışveriş yorgunluğunu eklemek istemedik. Alışveriş kısmını gezimizin daha sonrasına Chicago kısmına bıraktık. Gidecek olsaydık Woodbury Common Premium Outlets’e gidecektik. Dünya markalarının yer aldığı Outlet bayağı popüler ancak şehir merkezine çok yakın değil, 1,5 saatlik bir mesafede gitmek için otobüs kullanabilirsiniz veya araç kiralayabilirsiniz. Veya alışverişinizi hemen hemen outlet ayarında fiyatlar bulabileceğiniz Macy’s, T.J.Maxx, Ross Dress for Less, Nordstrom veya Nordstrom Rack mağazalarından da yapabilirsiniz. Sezon ürünleri için zaten 5th Avenue ve Soho alışveriş yapabileceğiniz başlıca yerler. Gelelim son yoruma, New York’u beklediğimden daha fazla sevdim, kalabalık kozmopolit yapısı altında aynı zamanda düzeni olan tekrar tekrar gelinesi bir şehir. Daha fazla vaktimiz olsa, gideceğimiz listemizde olan mekanları da yazalım; Little Price, aslında son gün planımızda olan bir mekandı ancak beş buçuktan önce rezervasyon almıyorlarmış. Mekanları belirlerken rezervasyon yaptırmak bayağı önemli, biz biraz esnek davranıp kesin gitmek istediğimiz yerlere rezervasyon yaptık genelde akşam yemeklerini ön planda tuttuk ancak kahvaltı içinde bakmak lazımmış. Öğlen yemeklerinden çok bahsetmiyorum. Hep sağlıklı hem de sağlıksız ama lezzetli bir çok seçeneğe kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Mr Purple ve The Roof, güzel teras mekanları. Oscar Wilde, Malibu Farm, The Smith, The Clinton, Fraunces Tavern, Pastis böyle liste uzayıp gidiyor. Keyifli geçen bir 7 günün sonuna geldik. Bütün turistik aktiviteleri bitirmiş olmanın haklı gururu içerisinde New York'a veda ediyoruz. Keyifli geziler
- Bi Gezdik Geldik | SineGezi
Bi gezdik geldik ve size anlatacaklarımız var Venedik Gezi Rehberi 400’ü aşkın köprüden oluşan Venedik aynı zamanda çok sürpriz olmayacak şekilde Kanallar Şehri, Sular Şehri ve Maskelerin Şehri olarak da anılmaktadır. Gelelim gezimizin detaylarına; Devamı > Floransa Gezi Rehberi Gezi planımızın ikinci durağı olan Floransa’ya Roma’dan tren yolu ile ulaşımı tercih ederek geldik. Trenle 2 saatten az bir zamanda Floransa’ya varabiliyorsunuz. 1 gece konaklayacağımız için biz herhangi bir ulaşım veya şehir kartı almadık... Devamı > Roma Gezi Rehberi Uzun zamandır planlanan Roma gezimizi gerçekleştirmenin hem mutluluğunu hem de hüznünü yaşıyoruz. Hüzün neden diye sorarsanız, her köşesi tarihle dolu, kalabalık ve sıcakkanlı bu İtalya şehrini çok sevdik, onunla vedalaşamıyoruz. Gelelim gezimizin detaylarına; Devamı > Alaçatı Gezi Rehberi Uzun zamandır, Çeşme'nin popüler bölgesi Alaçatı'ya gitmek istiyorduk. Sonunda bir fırsat bulduk ve soluğu Alaçatı'da aldık... Devamı > Lviv Gezi Rehberi Son zamanlarda bayağı popüler olan Lviv’e biz de bir çıkartma yapalım dedik. Kışların çetin ve oldukça soğuk geçtiği Lviv’e Ocak ayında gitmek ne kadar mantıklıydı? Onu hala bilmiyoruz ama.. Devamı > Antakya Gezi Rehberi Özellikle yemeklerini merak ettiğimiz Hatay gezimizi Ekim ayında gerçekleştirdik. Hava konusunda hem şanslıydık hem de biraz şansızdık... Devamı > İğneada Gezi Rehberi İstanbul’dan 3 ile 3 buçuk saat arasında ulaşacağınız İğneada’da hafta sonunuzu doğa ile içi içe değerlendirebilirsiniz.Gidiş zamanınız ayçiçeklerinin açtığı döneme denk gelirse... Devamı > Belgrad Gezi Rehberi Vizesiz olması, uygun olması, yakın olması ve en önemlisi her gezimizde yaşadığımız yeni yerler görmenin verdiği mutlulukla Belgrad gezimizi planladık... Devamı > Viyana Gezi Rehberi Öncelikle Viyana için gezi planı yapacaklara bir tavsiyem var: Viyana'da o kadar çok müze, tarihi bina ve kilise var ki gezinizi kısa tutma gibi bir fikriniz varsa tekrar düşünün derim... Devamı > Bursa Gezi Rehberi Havalar soğuk gitsek mi gitmesek mi diye düşünürken, daha fazla ertelemeyelim diyerek, Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahip olan; Bursa gezi planımızı ertelemeyip, yola koyulduk... Devamı > Rüya Şehir: Prag Prag görmeyi merak ettiğim yerlerden birisiydi ve sanırım Prag’ı gezmek için Christmas döneminden daha güzel bir dönem olamazdı. Bu sebepten hali hazırda Viyana’ya gelmişken; Viyana gezimize günü birlik bir Prag turu eklemekten kendimizi alı koyamadık.. Devamı > Antalya Gezi Rehberi Uygun fiyatlı uçak biletlerini takip etmenin en güzel yani yeni yerler görmek ve yeni planlar yapmak tabi ki. Bu defa Alternatif bir Antalya turu yapalım, daha önce görmediğimiz yerlere gidelim dedik. Dolu dolu bir plan oldu baştan söyleyelim :) Devamı > Cunda - Ayvalık Gezi Rehberi Sakinliği, kendine has havası ve samimiliği ile kalbimizi fetheden Cunda ♥; Alibey adası olarak da biliniyor ve kendisi, Ayvalık koyunda yer alan irili ufaklı 22 adadan birisi oluyor... Devamı > Keşiflerin Yeri; Münih Almanca anlamıyla Münih ‘keşiflerin yeri’ anlamına gelmekte ve bence mimari yapısı, yaşam standartları ve barındırdığı diğer bütün güzelliklerle; yüklenilen anlamın tam da karşılığını vermekte. Devamı > Denizli Gezi Rehberi Denizli seyahatimizin ilk durağı olarak yerli Maldivler olarak adlandırılan Burdur’a bağlı Salda Gölü’ne doğru yola çıktık.... Devamı > Bozcaada'da Bir Kamp Macerası Bozcaada huzurlu ve sakin bir tatil geçirmek isteyenler için mis gibi havası, tertemiz denizi ve kumsallarıyla tercih edilesi yerlerden... Devamı > Trajikomik Barcelona Seyahati Son derece spontane Barcelona gezimi kaleme alıp, anılarımı tazelemek bir de az buçuk size rehber olayım diyerek, başlıyorum sevgili yazıma... Devamı > Eskişehir'de Bir Hafta Sonu Hazır bahar mevsiminde iken bir hafta sonu planı yapıp 2 gününüzü değerlendirmek isterseniz Eskişehir doğru bir rota... Devamı > Kapadokya'da Üç Mevsim Mutlaka gezilip, görülmesi gereken Güzel Atlar Diyarı bizi çok etkiledi, şimdiden bir daha ne zaman gitsek planları yapmaya başladık bile... Devamı > Sular Altında Kalan Bir İlçe: Halfeti Halfeti, Şanlıurfa gezim sırasında gitme fırsatı bulduğum, iyi ki de gitmişim dediğim Urfa’nın guzide bir ilçesidir. .. Devamı > Şanlıurfa Şanlıurfa’ya giderken havanın çok fazla sıcak olmadığı zamanı ayarlamaya çalışmanızı bizzat tavsiye ediyorum... Devamı > Bir Tadımlık Gaziantep Bugüne kadar methini çok duyduğum gezmeyi ve bilhassa lezzetli yemeklerini tatmak istediğim güneydoğunun en eski şehirlerinden Gaziantep’teyiz.. . Devamı > Masalsı Bir Şehir: Brugge Belçika ’nın batısında yer alan ve kuzeyin Venedik ’i olarak adlandırılan Brugge ’deyim. Mimarisiyle insanı büyüleyen, eski dokusunu koruyan, masalsı ve daha birçok güzel sıfatı hak eden bir şehir Brugge. Devamı > En Spontanından Köln Gezisi Köln Almanya’nın en büyük 4. şehri ve çokta turistik bir yer. Bunu adımınızı attığınız ilk andan itibaren anlayabiliyorsunuz özellikle benim gibi trenle seyahat sonrasında Köln’e ayakbastıysanız. Devamı > Çikolata Kokan Sokaklarıyla Brüksel Belçika ’nın başkenti olan Brüksel’deyiz . Brüksel’i gezmek çok planladığım bir şey değildi, bu sebeple gitmeden çok araştırma yapamadım. Ancak şehir merkezinden alacağım bir haritanın iyi bir rehber olabileceğinden emindim. Devamı > Maastricht: Christmas Market Gezisi Her yıl aralık ayında kurulan ve 4 hafta boyunca süren Christmas Marketler yani Noel pazarlarının tarihi bayağı eskiye dayanıyor. Aslında 5 kıtada kurulan Christmas Marketlerin en ünlüleri Avrupa şehirlerinde yer alıyor.. Devamı > Sonbaharda İzmir Turu Durdurak bilmeden Selçuk , Efes ve Şirince turumuzu tamamladıktan sonra rotamızı İzmir'e çevirdik. Devamı > Şirince - Matematik Köyü Efes ve Selçuk gezisinden sonra; Şirince ve Nesin Matematik köyünü kendimize rota olarak belirledik. Ne yalan söyleyelim Şirince’yi 21 Aralık 2012 Maya Takviminin bitimi olması, Marduk gezegeninin Dünya’ya çarpacağı ve Şirince’nin sağlam kalan yerlerden birisi olacağı efsanesiyle tanıdık Devamı > Efes - Selçuk Gezi Rehberi Ucuz uçak bileti kampanyası varmış. Eee hadi o zaman İzmir'e gidelim diyerek yaptığımız İzmir seyahati planının, gidip gördükten sonra çok yerinde bir plan olduğuna karar vermiş bulunuyoruz. Devamı > Rengarenk Bir Şehir : Amsterdam Birçok kültürü içinde barındıran, özgürlüklerin şehri adlandırılmasını sonuna kadar hak eden Hollanda’nın başkenti Amsterdam , eminim ki gezmeyi seven herkesin merak ettiği, gitmek istediği ve gidilecek yerler listesinde bulunan bir şehirdir.... Devamı > Doğa Harikası, Kültür Şehri: Trabzon Bir çok imparatorluğu bünyesinde barındıran Trabzon dolayısıyla hepsinden izler taşıyan 4000 yıllık bir şehir ve gezilecek keşfedilecek bir çok yeri var. Hem nefes almak, hem kültürlenmek hem de biraz yorulmanız için bir dolu tavsiyem olacak.... Devamı > Peri Masalından Farksız: Kotor-Karadağ Neden Karadağ ? sorusunu çevremden sıkça duyuyorum. Öncelikle pek çok ülkenin aksine vize almadan gidebiliyorsunuz. Para birimi olarak Euro kullanıyor fakat diğer ülkelere oranla çok daha ucuz. Az para harcarken dünyanın en güzel sahillerinden birinde olmayı kim istemez!?... Devamı > Babadağı'ı Aşta Gel Sen de hep yamaç paraşütü yapmak isteyip ancak bir türlü cesaretini toplayıp yapamayanlardan mısın? Sana bir sır vereyim mi? Adrenalin seviyorsan ve ne korkacağım aman kaç bin metre yüksek olursa olsun diyorsan hatta ve hatta korkuyorsan bile kesinlikle denemen gereken bir etkinlik! Devamı > Hadi Hepimiz Kaş'a Yerleşiyoruz Dolu dolu geçen bir tatil, doğal, el değmemiş güzelliğiyle kendisine hayran bırakan, yeniden gitmek için şimdiden plan yapılan yer, işte bütün bu tanımların karşılığı benim için KAŞ oldu bu yaz... Devamı > Rotterdam’da Bir Gün Hollanda’da şehirler arası yolculuk trenler sayesinde oldukça kolay ve Rotterdam da Hollanda’ya geldiyseniz görülmesi gereken bir yer diye düşünmekteyim.... Devamı > Utrecht - HOLLANDA Hollanda’ nın en eski şehirlerinden olan, kendine has dokusuyla insanı içine çeken Utrecht’ten bahsedeceğim... Devamı > Please reload SineGeziciler
- Sonbaharda İzmir Turu | SineGezi
Durdurak bilmeden Selçuk, Efes ve Şirince turumuzu tamamladıktan sonra rotamızı İzmir'e çevirdik. Şelçuk'tan arabayla çıktık yola bir, bir bucuk saatte azıcık.. Sonbaharda İzmir Turu 05.12.2016 | Hande Samancı Paylaş Durdurak bilmeden Selçuk, Efes ve Şirince turumuzu tamamladıktan sonra rotamızı İzmir'e çevirdik. Şelçuk'tan arabayla çıktık yola bir, bir bucuk saatte azıcık kaybolarak (navigasyon ve birazda İzmirlilerin yol tariflerinin azizliğine uğrayarak ) Konak'ta bulunan otelimize kavuştuk. Otelimiz biraz esnaf yerinde olsada gayet merkezi bir yerdeydi ve gayet temizdi. Alsancak'a arabayla 10 dakika uzaklığında konumu olan Antikhan Otel'de kaldık. İzmir'de park sıkıntısı yaşandığı için ve şehri daha çok yürüyerek keşfetmek istediğimiz için kiraladığımız arabayı İzmir merkezde teslim ettik. Aklınızda bulunsun Enterprise Rent a Car müşterisine böyle bir imkan sunuyor. İzmir'e geliş saatimiz biraz geç olduğundan geldiğimiz ilk gün sadece Alsancak'a gittik. Alsancak'ın diğer yerlere göre akşam daha hareketli olduğunu söyleyebilirim. Kordon sahili boyunca bir çok kafe, restoran ve pub bulunmakta. Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde illaki seveceğiniz ve hoşunuza gidecek bir mekan bulmak mümkün. Biz Sardunya Kafe'yi tercih ettik. Garsonların gayet samimi ve çalan müziklerinde gayet iyi olduğunu söyleyebilirim. Bir şeyler içeyim yanında da atıştırayım diyorsanız tercih edebilirsiniz. İzmir'deki ikinci günümüz daha hareketli ve bol bol yürüyüşlü geçti. Güne İzmir’in meşhur Boyozlarından tadarak başladık. Alsancakta bulunan Dostlar Fırını çeşit çeşit Boyozların tadına bakmak için en iyi mekan. Biz sade, tahinli ve pırasalı olanlardan denedik. Her damak tadına uygun çeşitte Boyoz bulmanız mümkün, çok fazla müşteri olduğu içinde fırın sürekli sıcak yani istediğiniz boyozu sıcak sıcak alıp, afiyetle yiyebilirsiniz. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Selçuk ve Efes'te olduğu kadar burada da ziyaret edebileceğiniz bir çok müze bulunmakta. Biz Atatürk Müzesi ve İzmir Arkeoloji Müzesi'ne gidebildik. İkisi de Kordon sahil boyunca bulunmakta ama tam tersi lokasyondalar. Atatürk Müzesi'ni ziyaret ettikten sonra Kordon boyu güzel ılık ve güneşli havada yürümeyi tercih edip İzmir Arkeoloji Müzesine ulaşabilirsiniz. Yaklaşık yarım saate yürünebilir. Ya da 10 numaralı otobüse binip yakın bir yerde inebilirsiniz. Bizim müze kartımız olduğu için bir ücret ödemen girdik. Ama giriş fiyatlarını merak ederseniz Arkeoloji Müzesi için 10 TL ödemelisiniz, Atatürk Müzesini ise ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Sabah saat 8:00’de açılan müzeleri yazın 19:00, kışın ise 17:00'ye kadar ziyaret edebilmeniz mümkün. Ayrıca Etnografya Müzesi, İzmir Arkeoloji Müzesinin hemen yanında bulunuyor. Türklerin günlük hayatı, örf ve adetleri ile ilgili eserlerin yer aldığı Etnografya Müzesinin mutlaka ziyaret etmelisiniz. Sonrasında ise meşhur saat kulesinin bulunduğu Konak meydanına geçmemiz 5 - 6 dakikamızı alıyor. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Kasımda gitmemize rağmen hava oldukça güzel ve güneşli olduğundan her yer cıvıl cıvıldı doğal olarak. Saat kulesinin de orası haliyle baya kalabalıktı. Ek bilgi olarak Saat Kulesi 1901 yılında II. Abdülhamit'in tahta çıkışının 25. yılında yaptırılmış. Saat kulesinin hemen ilerisinde ise Kütahya işi çinileriyle dikkat çeken Konak Cami bulunmakta. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Aynı günün devamında rotanızı İzmir'in ara sokaklarına çevirip 20 dakika yürüyerek Tarihi Asansöre gidebilirsiniz. İki mahalle arasında yükseklik farkı olduğu ve merdivenle çıkılması baya zor olduğundan 1907 yılında bir hayırsever tarafından yaptırılmış. Ve daha sonrasında da 1992 yılında restore edilerek İzmir halkının kullanımına tekrar kazandırılmış. Tarihi Asansörle yukarı çıkıp deniz manzarası eşlinde kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Akşamın da ise Konak tarafına gidip eğlenebileceğiniz mekanları keşfedebilirsiniz. Biz Alsancak sokakta yer alan Vecihi ve Tren mekanlarının ikisine de gittik. Vehici biraz daha eski dönem şarkılarıyla Tren ise Dj performansıyla eğlenceli bir akşam geçirmemizi sağladı. İki mekanında kendine ait bir konsepti olduğunu söyleyebilirim. Son günümüzü ise daha sakin geçirmeyi planladık ama insan her yeri gezmek istiyor işin doğrusu. Öncelikle Alsancak'tan Karşıyaka'ya vapur ile geçip, Karşıyaka çarşısını gezdik. Amaç çarşı gezmekten çok bir Karşıyka havası almaktı. 1- 2 saat dolaşıp geri döndük ve soluğu Kumrucu Şevki’de aldık. Nasıl güzel birşeydir bu kumru diye kumruya övgüler yağdırarak, afiyetle kumrularımızı yedik. Kalan zamanımızı da Kemeraltı Çarsına ve Kızlarağası Hanına giderek değerlendik. Kemeraltı çarşısı Anafartalar Caddesi üzerinde yer almakta ve çok geniş bir alanı kaplıyor. Kalabalık ve hareketli olan Kemeraltı Çarşısında hemen hemen herşeyi bulmanız mümkün. Buradan da çarşıya yakın yine yürüyerek geçebileceğiniz Kızlarağası Hanına geçip kumda kahveyi deneyebilirsiniz. Han 1774 yaptırılmış ve kullanıma açılmış. Osmanlı mimarisinin hakim olduğu bu hanın içerisinde çeşitli hediyelik eşyayı bulmanız mümkün. Gezintimizi tamamladıktan ve epeyce yorulduktan sonra toparlanıp havaalanının yolu tutuyoruz. Havaalanına ulaşım izban sayesinde gayet kolay oldu. Konak'tan önce metroya binip İzban’a aktarma yaptığınız zaman yaklaşık 40 dakikada havaalanına ulaşabilirsiniz. Eğer sizde bir çılgınlık yapıp Kasımda İzmir'e gitmek isterseniz genel olarak havanın güzel olduğunu ve ince mevsimlik şeyler giyerek dolaşabileceğinizi, mutlaka ulaşım ve izban kullanmak için İzmirim kartının gerekli olduğunu, yer yön bulmak için insanlardan çok haritalara güvenmeniz gerektiğini unutmadan güzel bir sonbahar gezisi yapabilirsiniz. İyi gezmeler:) Bizce İlginizi Çekebilir... Şirince - Nesin Matematik Köyü Tarihin Başkenti : Selçuk

