Bu sitede ara
Boş arama ile 99 sonuç bulundu
- Yemeli-İçmeli | SineGezi
Bizce yemelisiniz veya içmelisiniz dediğimiz tm tatlar burada... Roma Yeme İçme Rehberi Gezinin bizi en heyecanlandıran kısımlarından bir tanesi de karbonhidrat cennetinde olmamızdı. Sıkı araştırmalar ve tavsiyeler sonucunda gittiğimiz yerleri sıralıyoruz... Lviv Yeme İçme Rehberi Gittiğimiz çoğu kafe ve restorant merkeze yakın yerlerde kolaylıkla bulunabilecek yerlerdi. Şimdiden bol yemeli bir geziye hazırlayın kendinizi :) Prag Yeme İçme Rehberi Mekanlarla ilgili kısa bir bilgi vermek gerekirse; Prag çok turistik bir şehir olduğu için rezervasyon yapmadan istediğiniz bir yere gidip, beklememeniz hemen hemen imkansız... Viyana Yeme İçme Rehberi Viyana'da gidip, keyifli vakit geçirebileceğiniz bir çok kafe seçeneği bulunmakta. Bu sebepten tatlılarını ve kahvelerini denemeniz gereken bir çok yer önermeyi kendime görev edindim ve daha fazla merak uyandırmadan, içlerinden gidip beğendiklerimi hemen sizler için sıralıyorum. Kadıköy Kahvaltı Mekanları Yemek yemeyi sevmeyen insan yoktur herhalde. Varsa da sorunun yemekte olduğunu düşünmeyenlerdeniz biz efenim... Kadıköy'de Kahve İçilesi Mekanlar Keyifli zaman geçirdiğimiz, kahvelerini içmeye doyamadığımız yerleri sizin için sıraladık.. Burgazada'nın En Eskilerinden; Ergün Pastanesi Burgazada doğası ve sakinliği ile sizi içine çekerken vapurdan indiğinizde adanın küçücük çarşısında bir de adanın en eski pastanesi sizi karşılamaktadır. Ergün Pastanesi ... Kıyıdan Kıyıdan Mekan Önerileri Belki de bir çoğumuzun önceden bilip, gittiği yerleri kendi çapımızda yeniden farklı bir gözle gezmeye çıktık... Les Quinze Nits - Barcelona Size Barcelona’nın en hareketli meydanlarından Placa Reial’da yer alan Les Quinze Lets adındaki restorandan bahsetmek ve yolunuz Barcelona’ya düşerse gitmeniz için ısrarcı olmak isterim... Yemeli-İçmeli Kapadokya Kapadokya'da nerede neler yenir az buçuk anlatık ;) L’intermezzo Brüksel’de Bir Küçük Makarnacı Eminim ki birçoğunuz benim gibi dışarıda yemek yemeğe gideceğiniz zaman hayal kırıklığına uğramamak için önceden araştırma yapıyorsunuzdur. Aslında araştırmadan kastım bir tık uzaklıktaki yemek ve mekan tavsiyesi veren internet uygulamaları... Yeldeğirmeni'nde Gidilesi 3 Mekan Kadıköy aşığı biri olarak Moda'dan sonra en sevdiğim yerlerden birinin Yeldeğirmeni olduğunu söyleyebilirim. Rengarenk duvarları, eski binaları ve güzel,şirin kafeleriyle mutlaka keşfedilmesi gereken bir semt. Bende gidip beğendiğim 3 mekanı sizin için sıraladım. Bodrum Sokaklarında Bir İtalyan Lezzeti: Arka Pizzeria Merkezde tam da adına uygun olarak Bodrum’un arka sokaklarından birinde yer alan Arka Pizzaria birbirinden lezzetli İtalyan Pizzalarına ev sahipliği yapan ve Bodrum’daysanız gidip tadmanız bizim tarafımından şiddetle tavsiye edilen bir yer... Kaş'ta Bir Ocakbaşı Macerası : Zaika Kaş’ta meyhanelerin aksine et restoranları daha az. En güzel eti, keyifli bir ortamda nerede yerim derseniz bence en doğru adres Zaika...
- Sihirli Spatula | SineGezi
Tuzlusundan tatlısına içeride herşeyi bulabileceğiniz Acıbadem'de yer alan pastalarına bayıldığım bir kafe; Sihirli Spatula ... Sihirli Spatula 29.09.16 | Hande Samancı Paylaş Tuzlusundan tatlısına içerde herşeyi bulabileceğiniz Acıbadem ' de yer alan pastalarına bayıldığım bir kafe; Sihirli Spatula . Meraklandıysanız sizi hemen nasıl ulaşacağınız konusunda aydınlatayım; Acıbadem Caddesi'nin hemen üzerinde yer alan Sihirli Spatula'yı kolaylıkla bulabilirsiniz. Mekanda içeride ve dışarıda oturulacak alanlar mevcut. Bunu yanında dekorasyonundan bahsetmeden yapamayacağım, kafe şirin mi şirin bir dekarasyona sahip. Gelelim asıl sevdiğim kısma; tatlılar :) İçeriye girdiğinizde pastalar ,cupcakeler, cheeseecakeler ve daha adını bilmediğim birçok tatlı çeşidi ile insana kendini görsel bir şölenin içindeymiş gibi hissettiriyor. Aramızda kalsın; bütün çilekli pastaları denedim ve hepsini de ayrı ayrı çok sevdim. Tatlıların yanında tuzlu severler için tuzlular da unutulmamış. Poğaça,açma ve börek seçeneklerini de burada bulmanız mümkün. Bunlara ek kahvaltı seçeneği de mevcut. Ben denemedim ama mekanın samimiyetini düşünürsek bir pazar kahvaltısının güzel olacağını tahmin ediyorum. Sonuç olarak diyeceğim şu ki; tatlının yanında kahvenizi alıp ya da tuzlularla demli bir çay söyleyip güzel zaman geçirebileceğiniz tatlı bir mekan, tavsiye edilir yani :) Afiyet olsun :) Adres: Acıbadem Caddesi Palmiye Sok. Şafak Apt. No.1 Acıbadem, İstanbul
- Nar Çiçeği Kahvaltı Evi | SineGezi
Bodrum Yalıkavak’ta yer alan Nar Çiçeği Kahvaltı Evi yolunuz düşerse mutlaka uğramanızı önereceğim bir yer... Nar Çiçeği Kahvaltı Evi - Bodrum 23.08.2016 | Gonca Kaya Paylaş Bodrum Yalıkavak’ta yer alan Nar Çiçeği Kahvaltı Evi yolunuz düşerse mutlaka uğramanızı önereceğim bir yer. Hatta bizim gibi yolunuzu oradan geçecek şekilde de ayarlayabilirsiniz. :) Nar Çiçeği Kahvaltı Evi kocaman bahçesi ile tam da ailelere hitap ediyor. Kahvaltı serpme olarak gelmekte, altını çizelim her şey el yapımı. Normal kahvaltılıklar dışında 3 çeşit börek ve sarma da kahvaltıya dahil. Onun dışında reçellerden de bahsetmeden edemeyeceğim 4 çeşit reçel geldi masamıza hepside daha önceden denemediğim tatlardı. Limon reçeli, karpuz kabuğu reçeli ve mandalina reçeli oldukça güzeldi. Mekanın sahipleri de oldukça güler yüzlü insanlar, işlerini severek yaptıkları her hallerinden belli. Kısa bir sohbet etme şansımız oldu. Nar Çiçeği yaz kış açıkmış. Kışın güzel bahçesi hizmete kapalı olsa da, kahvaltı evinin iç kısmında yine keyifle kahvaltınızı yapabilirsiniz. Yalnız aramızda kalsın açık hava, mis gibi mandalina kokan bol yeşillikli bahçe de kahvaltı ayrı bir hoşuna gidiyor insanın, hatta yedikçe yiyesiniz geliyor. Doyma konusuna gelince fazlasıyla doyuyorsunuz hem de oldukça makul bir fiyata. Benim gibi kahvaltı sever bir insansanız ve Cemal Süreya gibi kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olduğunu düşünüyorsanız e birde Bodrum’daysanız, Nar Çiçeği Kahvaltı Evi güzel bir seçenek aklınızda bulunsun.
- Duyguların Rengi | SineGezi
Duyguların Rengi (The Help) filmi, Kathyn Stockett'in en çok satanlar listesinde bir numarada yer alan romanından uyarlanmış ve kitapla aynı ismi taşımaktadır. Duyguların Rengi (The Help) - 2011 17.08.2016 | Hande Samancı Paylaş IMDb : 8,1/10 Beyaz Perde : 4,1/5 Tür : Biyografi, Dram, Komed, Politika Süre : 146dk Yönetmen : Tate Taylor Oyuncular : Emma Stone, Bryce Dallaas Howard, Mike Vogel, Jessica Chastain, Viola Davis Senaryo : Tate Taylor Duyguların Rengi (The Help) filmi, Kathyn Stockett'in en çok satanlar listesinde bir numarada yer alan romanından uyarlanmış ve kitapla aynı ismi taşımaktadır. 2011 yapımı olan film drama, komedi, biyografi ve siyasi olmak üzere 4 kategoriyi içermektedir. Bu açıdan film geniş bir kitleye hitap ediyor. Eee hal böyle olunca filmi izlerken birçok duyguyuda aynı anda yaşıyorsunuz. Afişine baktığımızda film her ne kadar romantik komedi tadında bir filme benziyor olsada, aslında ırkçılık karşıtı bir yapım olduğunu ve bu açıdan da filmin içeriğinin gayet başarılı şekilde izleyiciye aktarıldığını söylemek mümkün. Beyaz bebeklere bakıcılık yapan siyahileri konu alan The Help filminin bazen güldürdüğünü ancak genel olarak insanı hüzenlendirdiğini söyleyebilirim. Başroldeki araştırmacı, inatçı ve güzel gazetecimiz Skeeter (Emma Stone : sevdiklerimden) ilaveten oyunculuğuyla göz dolduran siyahı bakımcımız Aibileen (Viola Davis) film için gerçekten başarılı iki seçim olmuş. Karakterlerin ikiside başarıyla canlandırılmış. Sadece filmdeki beyaz anneleri biraz abartılı bulduğumu söyleyebilirim. İzlerken insanın beyaz anneleri devamlı tokatlayasının geldiğini de ek bilgi olarak buraya yazalım :) Son olarak benden tavsiye; bir beyaz ve bir siyah karakterin arkadaşlığını ele alan ve o dönemki ırçılığı farklı bir bakış açısıyla yansıtan filmi izlemeden geçmeyin. İyi seyirler :)
- Antalya Gezi Rehberi | SineGezi
Uygun fiyatlı uçak biletlerini takip etmenin en güzel yani yeni yerler görmek ve yeni planlar yapmak tabiki. Bu defa Alternatif bir Antalya turu yapalım dedik.. Antalya Gezi Rehberi 27.11.17 | Gonca Kaya Paylaş Uygun fiyatlı uçak biletlerini takip etmenin en güzel yani yeni yerler görmek ve yeni planlar yapmak tabiki. Bu defa Alternatif bir Antalya turu yapalım, daha önce görmediğimiz yerlere gidelim dedik. Dolu dolu bir plan oldu baştan söyleyelim :) Sedir Kahvaltı Evi – Gözleme/Çakırlar Antalya’da kahvaltı denilince muhtemelen ilk Çakırlar bölgesi akla gelmektedir. Yani araştırmalarımıza dayanarak söylüyoruz. Gidip, tattıktan sonra da haklı bir söylem olduğuna karar verdik. Öncelikle Çakırlar bölgesinde köy kahvaltısı yapmak için yollara düştüyseniz; hamur işinden uzak durmayı, rejim olaylarını bir kenara bırakmanızı öneririz. Bazlama ve gözlemenin kahvaltının yıldızı olduğu bir yer burası. Üstelik fazlasıyla huzurlu ve uygun fiyatlı. Hava alanına yaklaşık 40 dk mesafede olması da ayrı bir cezbedici noktadır. Phaselis/Çamyuva Kemer’de yer alan Phaselis Rodos’lular tarafından kurulmuş bir liman kentidir. Kentin 3 limanı bulunuyor. Su kemerleri, anfitiyatro ve kentin ortasındaki uzun caddesi dikkat çeken yerlerinden. Phaselis’in tarihini çok bilmemekle birlikte doğasına hayran kalmış bulunuyoruz. 3 farklı plajı var. Sakin bir deniz ve tarihle iç içe geçirebileceğiniz güzel bir gün için Antalya’ya gittiyseniz bu fırsatı değerlendirin deriz. Yaz Dönemi (15 Nisan – 2 Ekim) 08:00 – 19:00 Kış Dönemi (3 Ekim – 14 Nisan) 08:00 – 17:00 Giriş: 20 TL Müze kart geçerli. Olimpos/Kumluca Phaselis’ten 40 dk kadar giderek Olimpos antik kentine ulaşabilirsiniz. Olimpos’ta pansiyonlar genellikle bungalov ve ağaç evler şeklinde. Antik kent girişine kadar arabayla gidebiliyorsunuz. Girişler ücretli. Müze kartı olanlar müze karttan faydalanabilirler. Antik kente giriş yaptıktan sonra denize ulaşmak çok uzun sürmüyor. Ancak Antıik kentten Olimpos plajına geçmek için sudan geçmek durumundasınız, gözünüz korkmasın en fazla dizlerinize kadar ıslanıyorsunuz. Tarih ve doğa ile iç içe güzel bir vakit geçirmek istiyorsanız Olimpos güzel bir adres ancak kasım ayında çok haraketli olmadığını paylaşmakta fayda var. Yaz Dönemi (15 Nisan – 2 Ekim) 08:00 – 19:00 Kış Dönemi (3 Ekim – 14 Nisan) 08:00 – 17:00 Giriş: 20 TL Müze kart geçerli. Yanartaş/Çıralı Gezi planımızın başında Meşhur Yanartaşı gece görmeye gitmek istiyorduk. Olimpos’taki pansiyonlar yeterli sayıya ulaştıklarında Yanartaş’a tur düzenleniyor. Yeterli sayıya ulaşamazsanız planlar suya düşüyor. Kalabalık olmayan zamanların dezavantajı diyelim . Neyse ki bizim kendi imkanlarımız dahilinde gitme şansımız oldu. Bir tek gece gitmemiş olduk. Yanartaş’a ulaşmak için 1 km kadar tırmanacağımız söylendi. Hala 1 km olup olmadığından şüpheliyiz. Neyseki yeni yerler görmenin motivasyonuyla bir çırpıda çıktık. Yanartaş anlatıldığı kadar var. Eminim gece daha da güzel görünür. Son olarak Çıralı kasım ayına göre oldukça renkliydi,biz şahsen bir daha gitmeyi şimdiden düşünüyoruz. Myra Antik Kenti/Demre Aziz Nikolas’ın piskoposluk yaptığı yerde kurulu olan Myra bir Likya Kentidir. Adı "Yüce Ana Tanrıça'nın yeri" anlamına gelen kent şanını Ortaçağ boyunca sürdürmüştür ancak sonrasında zapt edilmiştir. Demre’ye kadar gelmişken mutlaka görülmeli. Yaz Dönemi (15 Nisan – 2 Ekim) 08:00 – 19:00 Kış Dönemi (3 Ekim – 14 Nisan) 08:00 – 17:00 Giriş: 20 TL Müze kart geçerli. St. Nikolas Kilisesi (Noel Baba Kilisesi)/Demre Sevgili navigasyonlara ve uygulamalara göre St.Nikolas ve Noel baba kilisesi farklı konumlarda görülmekte ancak aldanmayınız. Aynı kilise iki şekilde de anılmaktadır. Tabi araştırıp gidenler bu sorunu yaşamayacaktır. Bu konuda yardımcı da olabiliriz aslında. Aziz Nikolas aslında Noel baba olarak da bilinmekteymiş. Yaz Dönemi (15 Nisan – 2 Ekim) 08:00 – 19:00 Kış Dönemi (3 Ekim – 14 Nisan) 08:00 – 17:00 Giriş: 20 TL Müze kart geçerli. Alternatif Antalya gezimize tahmin edilmesi zor olmayan bir yerden devam ettik. Kendimize uygun kalacak bir yer seçemeyince bildiğimiz sevdiğimiz yer en iyisidir deyip soluğu Kaş’ta aldık. Kaş şaşırtmadı ve her mevsim güzel olduğunu bize kanıtlamış oldu. Daha önceden hazırlamış olduğumuz Kaş rehberi dışında neler yaptık derseniz: Biraz yemeli içmeli ve dinlenmeli oldu bu defa. Yarımada turu yaptık. Hidayetin Yeri'ne gittik. İçimizden bazı cengaverler deniz de buldu kendini :D Bi Lokma’nın kahvaltısını denedik. Sevdik. Nereid’de rakı, balık, meze yaptık. Porsiyonları küçük bulduk. Ama yalan yok selanik cacığı, levrek simit ve nar salatasının tadını pek bi sevdik. Noel Baba’da şarap içtik ikramları ve ilgileriyle kalbimizi kazandılar. Kaş Marina’da yaptığımız kahvaltı ile Kaş’a veda ettik. Kasım ayının sonlarına yaklaşmışken havanın serinliği ve sürpriz yağmurlar sebebiyle çoğu mekan kapalı. Gitmeden aramanız tavsiye edilir. Son olarak tüm gezerek geldiğimiz yolu bir çırpıda döndük ve Antalya Kaleiçine geldik. Son derece turistik ve canlı olduğunu söyleyebilirim. Uğranması gereken bir yer. Son durak tahmin edersiniz ki hava alanı oldu. Hareketli geçen kısa kaçamak çok dinlendirmese de, kafa dağıtmaya yardımcı oldu.
- Inquiry Services Page | sinegezi
Hizmetlerimizi keşfedin ve iletişime geçin Hizmetlerimiz 01. Custom Project Collaborate with our experts to define and develop a unique solution tailored to your specific needs. We'll guide you through the entire process, ensuring your vision is brought to life efficiently and effectively. This service is perfect for projects requiring bespoke development or integration. Daha Fazla Göster 02. Personal Solution Planning Get personalized advice and a clear roadmap for achieving your individual goals. Our specialists will listen to your circumstances and craft a practical plan designed just for you. This service ensures you receive focused attention and actionable steps. Daha Fazla Göster 03. Expert Guidance Package Access our team's in-depth knowledge and experience to navigate complex challenges. This package provides strategic insights and actionable recommendations to steer your project or business forward. Benefit from professional expertise to make informed decisions and achieve optimal outcomes. Daha Fazla Göster
- New York Gezi Rehberi | SineGezi
Amerika seyahati düşünüyorsanız ve bir kaç durağınız varsa planlamaya bayağı önceden başlamalısınız. Uçak bileti, otel, gezilecek yerler ne kadar kalınmalı gibi konular oldukça önemli. Düşünüldüğünde normal bir Avrupa seyahatinden Amerika’yı zor kılan ne? derseniz; buna cevabım kalış süresinin uzun olması(tercih meselesi tabi bu ama bu mesafeye 10 günden az gelinmesi pek mantıklı olmazdı kanımca), pahalılık ve mesafe. Bu aşamada en önemlisi... New York Gezi Rehberi 19.09.2024 | Gonca Kaya Akak New York seni tam olarak nasıl tanımlasam nasıl anlatmaya başlasam bilemiyorum, seyahat hazırlığı yaparken de oldukça zorlandığımı itiraf etmem gerekiyor. Neyse uzun bir rehbere hazır olun. Amerika seyahati düşünüyorsanız ve bir kaç durağınız varsa planlamaya önceden başlamanızda fayda var. Uçak bileti, otel, gezilecek yerler, ne kadar kalınmalı gibi konular oldukça önemli. Düşünüldüğünde normal bir Avrupa seyahatinden Amerika’yı zor kılan ne? derseniz; buna cevabım kalış süresinin uzun olması(tercih meselesi tabi bu ama bu mesafeye 10 günden az gidilmesi pek mantıklı olmazdı kanımca), pahalılık ve mesafe. Uçak biletinizi alırken aktarmalı seçeneklere bakmayı kesinlikle unutmayın, fiyatlar daha uygun oluyor. Biz saat farkını düşünüp kendimizi yormamak adına çok risk almayıp tercihimizi aktarmasız uçuştan yana kullandık. New York’ta Konaklama ve Ulaşım Hangi mevsimde gidilir klişesine pek girmek istemiyorum. En güzel aylar çoğu seyahat için tabi ki bahar ayları ancak her zaman bu tarihleri ayarlayamıyor insan. Bahar ayları net olarak seyahatinizin konforunu arttırır. Biz seyahatimizi haziran sonu başlangıç olarak planladık. Şansılıydık ki hava bizi çok yormadı. İlk durağımız New York oldu. New York’a güzel bir planlama yaparak 7 günümüzü ayırdık. İlk defa gittiğimiz için mecburen turistik yerler listemizdeydi. Turistik yerler demişken kaldığımız yeri de bu açıdan bakarak Midtown bölgesinde Grand Central’e yakın seçtik. Club Qarters Grand Central’ da konakladık ve otelin konumu bizi hiç üzmedi. New York’da ulaşımdan da söz edip, gezilecek yerlere geçebilirim sanırım. New York’da 3 farklı havalimanı var bizim uçağımız en meşhuru olan JFK Uluslararası Havaalanı ’na iniş yaptı. Dolayısıyla merkeze nasıl ulaşabileceğinizi bu havalimana göre anlatacağım. İlk olarak AirTren ’e binmeniz gerekiyor. Trene binmeden bir ödeme noktası aramanıza gerek yok, Jameica istasyonuna geldiğinizde ödemenizi yapıyorsunuz. 8.5 dolar gibi bir ücreti var. Sonrasında 1 haftalık metro kartınızı alıp metro aktarması yapabilirsiniz. Metro kartı deniyor ancak otobüslerde de geçiyor bu kart. Metro kartı almama opsiyonundan bahsetmeye gerek yok sanırım ama almazsanız tek seferi 2.75 dolar, bunu da belirtelim. Metro kartı da 33 dolardı. Metrolar biraz eski olduğundan dolayı bolca merdiven kullanacağınızı hatırlatmak isteriz. Yükünüz fazlaysa taksi veya Uber fena olmaz. Amerika standartlarına göre taksi ücretlerinin normal hatta uygun olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada 1 haftalık metro ulaşım kartının olması asla az yürüyeceğiniz anlamına gelmiyor dolayısıyla konforunuzu düşünerek rahat edebileceğiniz ayakkabılar tercih etmenizi öneririm. Gelelim seyahatimizin detaylarına; 1. Gün İlk gün uçuşun uzunluğu saat farklı gibi unsurları düşünerek kendinize çok yüklenmemeniz gerekiyor. Örnek sabah 7’de bindimiz uçaktan 8 saatlik uçuş sonrası sabah 10:45’de New York’a vardık. Gezi heyecanıyla gidişte bu durum beni çok fazla etkilemedi. Otele geçip yarım saat 1 saat dinlenmenin ardından gezmeye hazırdım. İlk olarak New York’un meşhur caddesin olan 5th Avenue’dan yürüyerek. Aziz Patrick kilisesine göz attık. Aziz Patrik Katedrali - 5th Ave, New York, NY 10022 New York’un en ünlü caddelerinden biri olan 5. Cadde üzerinde bulunan Aziz Patrik Katedrali, etkileyici mimarisi ve zarif detaylarıyla dikkat çekiyor. Gotik tarzda inşa edilen bu katedral, hem dış hem de iç mekanlarıyla görsel olarak büyüleyici bir deneyim sunuyor. Dış cephesindeki taş işçiliği ve zarif pencereleri fotoğraf çekmek için mükemmel bir arka plan oluşturuyor. Ayrıca, katedrale giriş ücretsiz giriş yapıp; iç mekanın görkemli atmosferini rahatlıkla keşfedebilirsiniz. Empire State - 20 W 34th St., New York, NY 10001 Amerikan filmlerinden tanıdığımız Empire State Binası, 1932 yılında tamamlanmış ve uzun bir süre dünyanın en yüksek binası olarak anılmıştır. Turistik aktivitelerin başında yer alan şehir manzarasını kuşbakışı izleme deneyimini, Empire State Binası’nın tepesine çıkarak yaşayabilirsiniz. Ancak biz bu aktivite için Empire State yerine Top of the Rock’u tercih ettik. Bunun sebeplerinden biri, Empire State Binası’nı güzel bir şekilde görebilmekti. Ayrıca, 230 Fifth Rooftop Bar isimli mekanda da çok güzel bir manzara sunulduğunu belirtmeliyim. Flatiron Binası - 175 5th Ave, New York, NY 10010 Filmlerden tanıdığımız meşhur Flatiron binasını yenilenme çalışmaları sebebiyle tam görememiş olmamıza biraz üzülsekte gezimize devam ediyoruz, zaten fotoğraf noktası olarak rotaya eklenmişti. Levain Bakery - Flatiron, 2 W 18th St, New York, NY 10011 Çoğu kişiye çok şekerli gelse de ben kendisini çok sevdim. Tek seferde 1 tane tüketmek yerine yarım tüketmek daha mantıklı yoksa şekeriniz tavan yapabilir. Katz's Delicatessen - 205 E Houston St, New York, NY 10002 Levain Bakery’den sonra buraya yürüyerek ulaşmaya çalışmak çok mantıklı olmayacaktır. Dolayısıyla metro ya da otobüs kullanmanızı tavsiye ederiz. Burası bizim planlamamıza göre başka bir güne uymadığı için ilk gün aradan çıkarmak istedik. Uzaklık bizi biraz yordu. İlk gün için çok mantıklı bir seçenek olmayabilir. Burayı ziyaret etme isteğimiz popülerlikti tabiki, akşam saatinden önce gittiğimiz için çok fazla sıra beklemedik. Tamamen et severlere hitab eden bir mekan. 1 porsiyonu bence rahatlıkla 2 kişi bölüşebilir. Ete çok düşkünseniz sos olsa da olur olmasa da olur diyorsanız Katz's Pastrami Sandwich alabilirsiniz. Peynir ve sos isterseniz bizim gibi Katz's Reuben tercih edebilirsiniz. Bryant Park - NY 10018 Şehrin en işlek yerlerinden birisinde yer alan Bryatpark cıvıl cıvıl bir yer. Oldukça fazla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Gitmeden önce bir New Yorklu gibi takılıp sinema gecesine katılıp chilling yapmayı planlamıştık ama iyi bir yer bulabilmek için oldukça önce gitmek gerekiyor. Bir de çok kalabalık oluyor. Biz ilk gün buraya göz atıp daha sonra sakin bir zamanda birşeyler içmeyi tercih ettik. Gezi planınızı yaparken gelecek aktivitelere buradan göz atabilirsiniz. https://bryantpark.org/activities Times Square - Manhattan, NY 10036 En çok merak ettiğimiz yerlerin başında Time square geliyordu yalan yok. Özellikle akşam saatine denk getirdik ki, etkisi daha fazla olsun. Açıkçası beklentim neydi, canlı canlı görmek beklentimi karşıladı mı pek emin değilim. Galiba kendimi bomboş bir Time Square de hayal ettim. Sürekli sağınızı solunuzu kollamanız gereken, çok kozmopolit bir ortam. Birileri siz anlamadan fotoğraflarınızı çekip size satmaya çalışıyor. Kendimi kameralardan kaçan agresif ünlüler gibi hissettim. Tabi bunun bir diğer sebebi de saat farkı ve yorgunluktu. Yorgunluk demişken; ilk gün kendimizi çok zorlamayalım dedik ama dönüşte oldukça yorgunduk. Siz siz olun ilk gün kendinize bu kadar yüklemeyin. Gerçi otele döndüğümüzde saat çok geç değildi. Zaten sonrası tahmin edersiniz yok. Şunu ekleyeyim bu kadar yoğun bir ilk günü planına rağmen ertesi gün çok dinç uyandık. Dönüşten çok daha hızlı adapte olunuyor giderken, sanırım burada gezme motivasyonu da rol oynuyor. 2.Gün Ess-a-Bagel - 831 3rd Ave, New York, NY 10022 Otelimize oldukça yakın olan bagel mekanı oldukça popüler, ve açıkça söyleyebilirim bu mekan gezinin yıldızlarından, sadece 1 defa gideriz diye planlamıştık ancak 3-4 defa gittik. Signture Favorite’dan pek şaşmamanızı öneririz. Ghostbusters Headquarters - 14 N Moore St, New York, NY 10013 Öncelikle en çok buraya gitmek istiyoruz gibi bir plan yapmadık. Tüm gideceğimiz noktaları belirledikten sonra 9/11 Memorial Pool’s a giderken burayı araya sıkıştırabiliriz gibi duruyordu. Hayalet avcılarını seviyorsanız, önünden bir fotoğraf fena olmaz. 9/11 Memorial Pools - 180 Greenwich St, New York, NY 10007 Şüphesiz dünya tarihinin en kötü trajedilerinden olan 11 Eylül saldırısı sonrası, hayatını kaybedenler için yapılan havuzlar, ölenlerin isimlerinin yazılı olduğu panellerle çevrili. Oculus & One World Trade Center - 185 Greenwich St LL3110, New York, NY 10006 Oculus’a gelince, bu modern yapının içeriği ve mimarisi beni gerçekten etkiledi. World Trade Center kompleksinin bir parçası olarak inşa edilen bu yapının içindeki alışveriş alanları ve ulaşım noktaları oldukça işlevsel. Ayrıca, Oculus’un yenilikçi ve göz alıcı tasarımı, New York’un modern yüzünü harika bir şekilde yansıtıyor. Charging Bull - Bowling Green, New York, NY 10004 Charging bull şaşırtıcı derecede meşhur, fotoğraf çekilmek için beklemeniz gerekiyor. Meşhur olmasının nedeni filmlerde çok yer verilmesi sanırım. Güçlü piyasa anlamındaki "boğa" figürü, Wall Street'te yer alıyor ve Amerika borsasının bir simgesi. Statue of Liberty Vista Point - Battery Park Underpass, New York, NY 10004 New York’a kadar gelmişken özgürlük heykeline selam vermeden olmazdı. Bizim gibi özgürlük heykelini uzaktan görmek sizin için kafi ise, Staten Island Ferry’ler var. Bu feribotlarla ücretsiz olarak binebiliyorsunuz. Manhattan adasından sizi Staten adasına götürüyor, seferler yarım saatte bir var. Biraz bekleyip geri dönebiliyorsunuz. Çoğu kişi turistik kullanıyor zaten bu feribotları. Brooklyn Köprüsü - New York, NY 10038 Buraya metroyla ulaşabiliyorsunuz ancak sonrasında oldukça yürümeniz gerekiyor, güzel fotoğraflar çekilebileceğiniz bir yer, kalabalık olmasına rağmen açı bir şekilde ayarlanıyor, manzarası da bonus. Yalnız çok sıcak zamanlarda öğle saatlerini pek tevsiye etmiyoruz. Dumbo Brooklyn köprüsünü arkanıza alıp güzel fotoğraflar çekilebileceğiniz meşhur fotoğraf noktası, tabi aynı zaman boş bulmanızın imkansız olduğu bir yer. Bu bölge çevresinde dolaştığınızda farklı yerlerde de köprüyü güzel açılarda çekmek mümkün. Cecconi's - 55 Water St, Brooklyn, NY 11201 İtalyan lezzetlerini her zaman sevmişizdir. Timeout markette yer alan Cecconi’nin hem iç mekanı hem de dış mekanı oldukça keyifli. Rezervasyon yaptırmayı unutmayınız. Time Out Market New York - 55 Water St, Brooklyn, NY 11201 Bir çok ülkede bulunan Time Out market farklı mutfaklardan gelen çeşitli lezzetleri bir araya getirerek, ziyaretçilere bir çok seçenek sunuyor.İster yemek yiyebilirsiniz, ister bir şeyler içmek için uğrayabilirsiniz. Biz birde canlı müziğe denk geldik ve keyfli vakit geçirdik. Manzarası da ayrı güzeldi. Listenize ekleyebilirsiniz. 3.Gün Lady M Cake Boutique - Upper East Side, 41 E 78th St, New York, NY 10075 Güne tatlı bir başlangıç yapalım dedik. Kahvaltı yerine Lady M Cake’in krep tatlılarından yiyelim dedik. Seçimizi orijinalinden yana kullandık, ama aklımız çikolatalı olanda kalmadı değil. Kat kat kreplerden yapılan hem meşakkatli hem de farklı bir tatlı seçeneği. Central Park Şehrin göbeğinde doğayla başbaşayız kalabileceğiniz, bir alan olması cidden zorunlu olmalı. Central park düşündüğümüzden çok daha büyüktü. Birkaç defa gitmemize rağmen tam anlamıyla bitiremedik burayı. Central Park’ı gezerken görüp beğendiğimiz yerleri sıralayalım, zaten sıralacağımız yerleri pek görmeme ihtimaliniz yok:) Umpire Rock, Bethesda Terrace, Bow Bridge, Bethesda Fountain ve Belvedere Kalesi. Washington Square Park, Washington Square, New York, NY 10012 Oldukça kozmopolit bir bölge burası, Washington Squre parkta da bir çok farklı tarzda insan görebilirsiniz. Ortamın çok renkli olduğunu söyleyebilirim. Apartment Building from the TV Show Friends - 90 Bedford St, New York, NY 10014 Dönemine denk gelmemiş olsam da, sonradan defalarca izlediğim ve çok sevdiğim, hatta sıkıldığımda yeniden izlediğim TV şovu olan Friends'in sembolü haline gelmiş bu binayı görmeden edemezdik. Bu nedenle, Friends'in açılış sahnelerinde sıkça gördüğümüz bu apartman binasını gezi planımıza dahil ettik. Sex and The City’nin karakterlerinden Carry’nin evi buraya oldukça yakın, görmek isteyenler oraya da uğrayabilirler. Chelsea Market - 75 9th Ave, New York, NY 10011 Yine bir çok seçeneğin olduğu bir yemek marketindeyiz. Oysterlar ne kadar göz kırpsada tercihimizi Los Tacos’dan yana kullandık. Çoğu kişi de öyle yapmıştı oldukça fazla sıra vardı. Taco ve Quesadilla denedik. Enteresan bir şekilde Quesadilla’yı daha çok sevdim. High Line - New York, NY 10011 Beklentim çok yüksek değildi High Line ile ilgili ama yürürken çok keyif aldım. Burası aslında demiryolunun kullanım dışı kalması sonrasında, dönüşüm geçirerek halka açılmış bir alan. Yürüyüş esnasında güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Vessel - 20 Hudson Yards, New York, NY 10001 Fotoğraf için listemizde olan bir diğer nokta, gerçekten mimarı tasarım olarak farklı ve görülmeye değer bir tasarımı var. 4.Gün Top of The Rock - 30 Rockefeller Plaza, New York, NY 10112 Gün erken başlıyor çünkü bugün yoğun bir gün olacak. Biliyorsunuz ki gezilerin vazgeçilmez aktivitesi gittiğiniz yeri kuş bakışı olarak görmek. Bu noktada New York’u kuş bakışı görmek için tercih edebileceğimiz bir kaç farklı seçenek mevcut yani aslında bizim değerlendirdiğimiz seçenekleri sıralayacağım; Edge, Empire State, The Summit ve Top of Rock. Biz Empire state’i ve Central Park’ı güzel bir açıyla görmek istediğimizden Top of Rock’ı seçtik. MOMA - Museum Of Modern Art , 11 W 53rd St, New York, NY 10019 MOMA dünyanın en ünlü modern sanat müzelerinden ve özellikle söylemeliyim; içerisindeki eserleri değerlendirirsek gerçekten keyif alacağınız bir modern sanat müzesi. En güzel tarafı ziyaretinin detaylarını planlamamış olanlar için oluşturdukları mutlaka görülmesi gerekenler kısmı. Buraya ne olur ne olmaz link bırakalım. (https://www.moma.org/visit/itineraries/ ) Rehberde Vincent van Gogh’s The Starry Night, Henri Matisse’s Dance (I), Claude Monet’s Water Lilies, Frida Kahlo’s Self-portrait with Cropped Hair , Jacob Lawrence’s The Migration Series gibi mutlaka görülmesi gereken eserler listelenmiş bence faydalı da olmuş. Artichoke Basille's Pizza - 1410 Broadway, New York, NY 10018 Buradaki pizzaların boyutu inanılmaz! Bir dilim pizza sizi fazlasıyla doyurur. Özellikle en meşhuru ve mekana ismini veren Artichoke pizzayı kesin denemelisiniz. Joe's Pizza Broadway - 1435 Broadway, New York, NY 10018 Pizza’dan bahsetmişken New York’un en meşhur pizzacısı Joe pizzaya da uğradan olmaz. Öncelikle pizzaların hamurları çok güzeldi. Ama sanırım biz Margarita pizzanın bizim Ülkemizde yapılma şeklinden kaynaklı bol peynirli olmasına alışmışız. Başıma bir şey gelmeyecekse hem burada yerdiğim hem İtalya’da yediğim Margarita pizzaların domates yoğunluğu çok fazlaydı bide sanırım domatesi de çok pişirilmiyor bu sebepten çok sevemedim (O sırada İtalyanlar sen ne anlarsın diyorlar). Her neyse bence 2 pizzacı da güzeldi ancak ben bir kez daha yesem az domatesli bir Joe pizzası(diğer çeşitlerinden bahsediyorum) veya Artichoke’u tercih ederdim. Harry Potter - 935 Broadway, New York, NY 10010 Harry Potter serisini sevenlerin mutlaka ama mutlaka uğraması gereken bir mekan. Harry Potter sevgim baki ancak bu mekanı çocukken tam da kitapları yeni okuduğum zaman görsem sanırım etkisi çok daha fazla olurdu. Yine de çok beğendim. Broadway Minskoff Theatre - 200 W 45th St, New York, NY 10036 New York planı yaparken sanırım uçak biletinden sonra ilk satın aldığımız şey bir Broadway gösterisi biletiydi. Biz araştırmamızı yaptıktan sonra The Lion King ve Aladdin arasında kaldık. Kazanan The Lion King oldu. Gerek kostümler, gerek müzikler olsun, unutamayacağımız ve izlerken çok keyif aldığımız bir müzikal deneyimi oldu. Biletlerimizi https://broadwaydirect.com/shows/musicals/ sitesinden aldık. Önceden bilet almamızın avantajlarından biri kendimize güzel bir yer seçebildik. Bu arada bir opsiyondan daha bahsetmek istiyorum. Time square meydanında TKTS ticket booth denilen noktadan indirimli bilet bulabilirsiniz. Ancak tarihler yer seçimi hakkında hiç fikrim yok. Risk almayı seviyorsanız yada 2. Bir gösteri fena olmaz diyorsanız, not alabilirsiniz. The Rum House , 228 W 47th St, New York, NY 10036 Broadway show çıkışı çok uzaklara gitmeden gidip, bireyler içip keyifli vakit geçirebileceğiniz bir mekan. Kokteylleri bizce başarılıydı, canlı müzikte gecenin bonusu oldu. 5.Gün Maman - 1424 3rd Ave, New York, NY 10028 Mamanın bir sürü şubesi var, keyifli bir mekan, kahvaltı için veya kahve için listenize ekleyebilirsiniz. MET-Metropolitan Museum of Art - 1000 5th Ave, New York, NY 10028 MET New York’un sanırım en özel ve büyük müzesi, Central Park’ın yanında Upper East Side bölgesinde yer alıyor. Öncelikle çok büyük derken asla abartmıyoruz. Tamamını sindire sindire gezmek gibi bir durum bence söz konusu değil. Bu sebepten müzeye ilk girişte ilgi alanlarınıza göre tavsiye alabilirsiniz. Biz resim bölümüne ağırlık verdik. Tanıdığımız ressamlar dışında da çok beğendiğimiz tablolar da oldu. Herkesin ilgi alanı ve beğenisi farklıdır tabi ama bizim gitmeden listelediğimiz resimleri paylaşalım. Vincent Van Gogh, “Self-Portrait with Straw Hat” (Hasır Şapkalı Otoportre) ve “Wheat Field with Cypresses”, Claude Monet, “The Water Lily Pond” (Nilüfer Göleti) ve diğer eserleri, Johan Christian Dahl, “Copenhagen Harbor by Moonlight”, Henri Matisse, "Dance" I. Picasso, Dali gibi modern dönem ressamlarının tabloları da modern sanatlar bölümdende sergileniyor. Gitmeden ilgiliniz varsa araştırmanızı kendi sitesinden yapabilirsiniz. Keens Steakhouse - 72 W 36th St., New York, NY 10018 New York seyahatimiz boyunca hava çok keyifliydi ancak 1 gün hava bozdu oda rezervasyon yaptırdığımız bir güne denk geldi. Bundan neden bahsediyorum; yaz da olsa yanınızda şemsiye bulundurabilirsiniz. Gelelim Keens Steakhouse’a bizim steak yemek için 2 seçeneğimiz vardı ya burası yada Peter Luger idi. Planınıza hangisi uyarsa onu tercih edebilirsiniz. Not olarak etinizi çok pişmiş söylememenizi öneririm. Orta iyi pişmişleri çoğu mekanın iyi pişmişi gibiydi. 6.Gün Sadelle's New York - 463 W Broadway, New York, NY 10012 Kahvaltı için güzel bir seçenek. Rezervasyon yaptırarak gitmenizi öneririz, biz rezervasyonsuz gittik ve zor yer bulduk. French tostu buranın çok öneriliyordu bizde şiddetle önerilen tatları tatma zorunluluğumuz olduğundan gidip tattık tabi ve beğendik, sizde gidebilirsiniz :) SoHo Soho güzel cafeler, restoranlar ve mağazalarla dolu New York’un en popüler bölgelerinden, mutlaka yarım gününüzü ayrımanız gereken bir yer. Sokaklar oldukça renkli ve son derece güzel binalarla dolu, binalara bakarken özellikle yangın merdivenleri dikkat çekiyor. Sonradan eklendikleri için sanırım bu kadar belirgin. Diğer bir mimari özellik, eski binaların çoğu üçgen yapıda bu ne demek alt katlar daha geniş ve yüksek tavanlı ancak üst katlara gittikçe daireler hem daralıyor hem tavanları daha alçak oluyor. Bu bana anlatılmasa doğru söylemek gerekirse dikkatimi çekmezdi, yani bu bilgiler Free Walking tour yaptığını düşündüğümüz tur rehberinden kulak misafiri olarak öğrendiğimiz bilgiler :) Eğer vaktiniz varsa böyle bir aktiviteye de katılabilirsiniz. Küçük İtalya Soho’dan yürüyerek küçük İtalya diye adlandırılan bölgeye devam edebilirsiniz. Bu bölgede adından anlaşıldığı üzere bolca İtalyan restoranı mevcut. Samimi bir havası var buranın. Biz Soho ardından küçük İtalya derken yorgunluktan mecburi mola vererek; Gelso & Grand diye bir yerde bir şeyler içtik. Keyifli bir mekandı. Mekan demişken mekanlarla ilgili kısa bir bilgi vereyim. Amerika’da vergiler sonradan ekleniyor. Bu ne demek menülerde gördüğünüz fiyatlara %10 ekleniyor. Bir de bahşiş konusu var. Daha önce duymuştuk ancak bu kadar ciddiye alınan bir konu olduğunu bilmiyorduk. Bahşiş bırakmak Amerika’da zorunlu. Sanıyorum sistemleri bu şekilde işliyor. Servis elemanları restoranlarda çok düşük ücret alıyorlar ve bahşişlerle geçiniyorlar. Öyle ki size gelen hesaplarda bahşişler %15 den başlıyor tabi kendiniz de yazıp oranı belirleyebiliyorunuz. İşin ilginç yanı bahşiş vergi eklendikten sonra hesaplanıyor. Bazı restoranlarda 6 kişiden fazlaysanız yine ek ücret alıyor. Take away yani al-götür tarzı yerlerde de bahşiş ekranı geliyor önünüze ne yalan söyleyeyim biraz insanı geren bir durum ancak servis hizmeti almadığınız bir yerde tip bırakmak da saçma zaten bu tip yerlerde çok bahşiş beklenmiyormuş bilginize. Yani öyleyken böyle bahşiş vergi işleri Amerika’da biraz karışık, ne diyelim matematiğinize kuvvet. Chinatown Chinatown ve küçük İtalya birine çok yakın dolayısıyla küçük İtalya’ya gelmişken burayıda gezeceksinizdir, benim için China Town’un en güzel yani sanırım Keki modern den aldığım dev profiteroldü. Ancak bunun dışında çin yemeklerine ilgiliyseniz burada yemek de yiyebilirsiniz. La Pecora Bianca Bryant Park - 20 W 40th St, New York, NY 10018 Güzel bir italyan yemeği yemek isterseniz şans verebilirsiniz. Makarnaları bizi üzmedi. 7.Gün New York’ta ki son günümüzü ilk başta alışveriş günü olarak planlamıştık. Ancak bu kadar yorgunluğun üzerine alışveriş yorgunluğunu eklemek istemedik. Alışveriş kısmını gezimizin daha sonrasına Chicago kısmına bıraktık. Gidecek olsaydık Woodbury Common Premium Outlets’e gidecektik. Dünya markalarının yer aldığı Outlet bayağı popüler ancak şehir merkezine çok yakın değil, 1,5 saatlik bir mesafede gitmek için otobüs kullanabilirsiniz veya araç kiralayabilirsiniz. Veya alışverişinizi hemen hemen outlet ayarında fiyatlar bulabileceğiniz Macy’s, T.J.Maxx, Ross Dress for Less, Nordstrom veya Nordstrom Rack mağazalarından da yapabilirsiniz. Sezon ürünleri için zaten 5th Avenue ve Soho alışveriş yapabileceğiniz başlıca yerler. Gelelim son yoruma, New York’u beklediğimden daha fazla sevdim, kalabalık kozmopolit yapısı altında aynı zamanda düzeni olan tekrar tekrar gelinesi bir şehir. Daha fazla vaktimiz olsa, gideceğimiz listemizde olan mekanları da yazalım; Little Price, aslında son gün planımızda olan bir mekandı ancak beş buçuktan önce rezervasyon almıyorlarmış. Mekanları belirlerken rezervasyon yaptırmak bayağı önemli, biz biraz esnek davranıp kesin gitmek istediğimiz yerlere rezervasyon yaptık genelde akşam yemeklerini ön planda tuttuk ancak kahvaltı içinde bakmak lazımmış. Öğlen yemeklerinden çok bahsetmiyorum. Hep sağlıklı hem de sağlıksız ama lezzetli bir çok seçeneğe kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Mr Purple ve The Roof, güzel teras mekanları. Oscar Wilde, Malibu Farm, The Smith, The Clinton, Fraunces Tavern, Pastis böyle liste uzayıp gidiyor. Keyifli geçen bir 7 günün sonuna geldik. Bütün turistik aktiviteleri bitirmiş olmanın haklı gururu içerisinde New York'a veda ediyoruz. Keyifli geziler
- Kumşu Evdeki Çocuk | SineGezi
2015 yapımı film IMDb ‘den düşük puan almış olsa da bana göre izlemeye değer bir film... Komşu Evdeki Çocuk (The Boy Next Door) - 2015 . .2016 | Gonca Kaya Paylaş IMDb : 4,6/10 Tür : Gerilim Süre : 91 dk Yönetmen : Rob Cohen Oyuncular : Jennifer Lopez, Ryan Guzman, Kristin Chenoweth, John Corbett, Ian Nelson Senaryo : Barbara Curry 2015 yapımı film IMDb ‘den düşük puan almış olsa da bana göre izlemeye değer bir film. Filmin baş karakteri Claire (Jennifer Lopez) kocası tarafından aldatılmış ve yeni boşanmış bir öğretmen. Duygusal olarak yıprandığı dolayısıyla zor bir dönem geçirdiği her halinden belli olan Claire’in de elbetteki zaafları var. Claire’in evinin hemen yanındaki eve amcasına bakmak için taşınan ve öz güven patlaması yaşadığını her hareketinden anlayabildiğimiz Noah’ta bunun farkına varıp Claire’in duygusal boşluğunun üzerine gidiyor. Bunu yaparken Claire’in hayatındaki en önemli varlığa yani oğlu Kevin’a arkadaşça yaklaşmakta ve bu sayede Claire’e de daha yakın olmakta akıllı Noah’ımız. Başta herşey normal gibi görünsede Claire ve Noah’ın ilişkilerinin boyutu değişince ve Claire’in bu yakınlaşmadan rahatsız olup, bir daha Noah ile görüşmek istememesiyle birlikte filmdeki gerilim seviyesi oldukça artıyor. Sağlıklı düşünemeyen bir insanın psikolojisi hiçte hafife alınacak bir olgu değil. Bunu filmde çok net görebiliyoruz. Olay örgüsünün oldukça başarılı işlendiği ve gerilim dolu filmin sonu her ne kadar daha önce izlediğiniz filmlere benzese de izlemeye değer. Klasik dediğime bakmayın; en azından Amerika dünyayı büyük bir tehlikeden kurtarmıyor. İyi seyirler :)
- Yurtdışı Geziler | sinegezi
Ayrıntılı seyahat yazıları, film, tiyatro, restoran keşifleri ve kitap tavsiyeleri için: SineGezi Paris Gezi Rehberi Rüya şehir, âşıklar şehri… Paris, beklentinin her zaman tavan yaptığı bir yer.. Kopenhag Gezi Rehberi Kopenhag’a kışın, özellikle Noel döneminde gitmek oldukça keyifli. Şehir ışıklarla doluyor, pazarlar açılıyor ve hava soğuk olsa da sokaklar canlı. Hygge dedikleri o “sıcak ve huzurlu” hava kendini hissettiriyor, ama abartmaya gerek yok; sonuçta dışarıda üşüyorsunuz :) içeride ise kahve içip ısınmak güzel geliyor... Şikago Gezi Rehberi Rüzgârlı şehir Şikago; yükselen gökdelenleri, zengin müze kültürü, lezzet durakları ve muhteşem göl manzaralarıyla tam anlamıyla dolu dolu bir deneyim sunuyor. Göl dediğime bakmayın; Michigan Gölü’nün büyüklüğü ve görüntüsü neredeyse denizle yarışır nitelikte. Şehirde her an karşınıza çıkan bu mavi manzara, geziye bambaşka bir hava katıyor... New York Gezi Rehberi Amerika seyahati düşünüyorsanız ve bir kaç durağınız varsa planlamaya bayağı önceden başlamalısınız. Uçak bileti, otel, gezilecek yerler ne kadar kalınmalı gibi konular oldukça önemli. Düşünüldüğünde normal bir Avrupa seyahatinden Amerika’yı zor kılan ne? derseniz; buna cevabım kalış süresinin uzun olması(tercih meselesi tabi bu ama bu mesafeye 10 günden az gelinmesi pek mantıklı olmazdı kanımca), pahalılık ve mesafe. Bu aşamada en önemlisi.. Karadağ Gezi Rehberi Karadağ uzun zamandır gitmeyi planladığımız, her an artık vizeli olacak diye korktuğumuz, daha gitmeden fotoğraflarını görüp çok sevdiğimiz bir Ülke'ydi. Sonunda planlarımızı gerçekleştirebildik ve Karadağ için güzel bir plan yaptık... İsviçre Gezi Rehberi Benim için her yeni görülecek yer başka bir heyecan ve mutluluk sebebidir ama şunu söylemeliyim ki uzun zamandan beri beni bu kadar heyecanlandıran ve mutlu eden bir gezi deneyimim olmamıştı. Evet tüm heyecanın sebebi İsviçre. İsviçre öyle bir coğrafya ki baktığınız her manzara kartpostal gibi. Hal böyle olunca izlemesi, gezmesi de çok keyifli oldu. Venedik Gezi Rehberi 400’ü aşkın köprüden oluşan Venedik aynı zamanda çok sürpriz olmayacak şekilde Kanallar Şehri, Sular Şehri ve Maskelerin Şehri olarak da anılmaktadır... Floransa Gezi Rehberi Gezi planımızın ikinci durağı olan Floransa’ya Roma’dan tren yolu ile ulaşımı tercih ederek geldik... Roma Gezi Rehberi Uzun zamandır planlanan Roma gezimizi gerçekleştirmenin hem mutluluğunu hem de hüznünü yaşıyoruz. Hüzün neden diye sorarsanız, her köşesi tarihle dolu, kalabalık ve sıcakkanlı bu İtalya şehrini çok sevdik, onunla vedalaşamıyoruz. Gelelim gezimizin detaylarına... Lviv Gezi Rehberi Son zamanlarda bayağı popüler olan Lviv’e biz de bir çıkartma yapalım dedik. Kışların çetin ve oldukça soğuk geçtiği Lviv’e Ocak ayında gitmek ne kadar mantıklıydı? Onu hala bilmiyoruz ama biz gittik ve neredeyse planladığımız çoğu yeri gezebildik... Belgrad Gezi Rehberi Vizesiz olması, uygun olması, yakın olması ve en önemlisi her gezimizde yaşadığımız yeni yerler görmenin verdiği mutlulukla Belgrad gezimizi planladık. 24 saat yaşayan bir şehir olan Belgrad’a 3 gün ayırarak tüm şehri rahatlıkla gezebilirsiniz. Gelelim gezi planlarının kilit noktalarına.. Viyana Gezi Rehberi Öncelikle Viyana için gezi planı yapacaklara bir tavsiyem var: Viyana'da o kadar çok müze, tarihi bina ve kilise var ki gezinizi kısa tutma gibi bir fikriniz varsa tekrar düşünün derim. Viyana'ya en azından bilindik, turistik yerlere gidip rahat dolaşmak için en az 4 gün ayrılması gerektiğini düşünüyorum... Rüya Şehir: Prag Prag görmeyi merak ettiğim yerlerden birisiydi ve sanırım Prag’ı gezmek için Christmas döneminden daha güzel bir dönem olamazdı... Keşiflerin Yeri; Münih Almanca anlamıyla Münih ‘keşiflerin yeri’ anlamına gelmekte ve bence mimari yapısı, yaşam standartları ve barındırdığı diğer bütün güzelliklerle; yüklenilen anlamın tam da karşılığını vermekte... Trajikomik Barcelona Seyahati Son derece spontane Barcelona gezimi kaleme alıp, anılarımı tazelemek bir de az buçuk size rehber olayım diyerek, başlıyorum sevgili yazıma... Masalsı Bir Şehir: Brugge Belçika’nın batısında yer alan ve kuzeyin Venedik’i olarak adlandırılan Brugge’deyim. Mimarisiyle insanı büyüleyen, eski dokusunu koruyan, masalsı ve daha birçok güzel sıfatı hak eden bir şehir Brugge... En Spontanından Köln Gezisi Köln Almanya’nın en büyük 4. şehri ve çokta turistik bir yer. Bunu adımınızı attığınız ilk andan itibaren anlayabiliyorsunuz özellikle benim gibi trenle seyahat sonrasında Köln’e ayakbastıysanız. Maastricht: Christmas Market Gezisi Hollanda’nın en eski şehirlerinden birisi olan ve aynı zamanda Brüksel’in de komşu şehri olan Maastricht gezimizi günübirlik ve Christmas marketi gezme odaklı olarak ayarladık.... Çikolata Kokan Sokaklarıyla Brüksel Belçika’nın başkenti olan Brüksel’deyiz. Brüksel’i gezmek çok planladığım bir şey değildi, bu sebeple gitmeden çok araştırma yapamadım. Ancak şehir merkezinden alacağım bir haritanın iyi bir rehber olabileceğinden emindim... Rengarenk Bir Şehir: Amsterdam Bir çok kültürü içinde barındıran, özgürlüklerin şehri adlandırılmasını sonuna kadar hak eden Hollanda’nın başkenti Amsterdam, eminim ki gezmeyi seven herkesin merak ettiği, gitmek istediği ve gidilecek yerler listesinde olan bir şehirdir... Kotor İlk yazımı Karadağ ile ilgili yazmak istedim... Neden Karadağ ? sorusunu çevremden sıkça duyuyorum. Öncelikle pek çok ülkenin aksine vize almadan gidebiliyorsunuz. Para birimi olarak Euro kullanıyor fakat diğer ülkelere oranla çok daha ucuz. Az para harcarken dünyanın en güzel sahillerinden birinde olmayı kim istemez!? Rotterdam Gezi Rehberi Hollanda’da şehirlerarası yolculuk trenler sayesinde oldukça kolay ve Rotterdam da Hollanda’ya geldiyseniz görülmesi gereken bir yer diye düşünmekteyim... Utrecht Gezi Rehberi Hollanda’ nın en eski şehirlerinden, kendine has dokusuyla insanı içine çeken Utrecht’ten bahsedeceğim.
- Peri Masalından Farksız: Kotor | SineGezi
Neden Karadağ ? sorusunu çevremden sıkça duyuyorum. Öncelikle pek çok ülkenin aksine vize almadan gidebiliyorsunuz. Para birimi olarak Euro kullanıyor... Peri Masalından Farksız: Kotor-Karadağ 03.09.2016 | Lütfiye Ünal Paylaş İlk yazımı Karadağ ile ilgili yazmak istedim... Neden Karadağ ? sorusunu çevremden sıkça duyuyorum. Öncelikle pek çok ülkenin aksine vize almadan gidebiliyorsunuz. Para birimi olarak Euro kullanıyor fakat diğer ülkelere oranla çok daha ucuz. Az para harcarken dünyanın en güzel sahillerinden birinde olmayı kim istemez!? Doyamayıp kısa süre içinde 2 kere gidip 2 farklı bölgede kaldım. İlk olarak Kotor bölgesine gittim . Peri masalı mı dersiniz , bilgisayar oyunu mu bilmem ama gerçek olamayacak kadar güzeldi. Her yanı dağlarla çevrili olan bölgenin ortasında Adriyatik denizi var. Ulaşım dağın içinden geçen tünelle sağlanıyor. Tamamen plansız gittiğimiz için şans eseri Adriyatiğin kıyısında şirin mi şirin bir hostel bulduk. Adı Hostel 4U. Rezarvasyonumuz olmadığı için bize yer bulamadılar. Güzel insanlar, bir günlüğüne kendi çalışanlarının kaldığı odalardan birini ayarladılar ve bunun için bize indirim yaptılar :) Ertesi günü deniz manzarası olan odalardan birine geçebildik. Eğer gitmeyi düşünürseniz önceden rezarvasyon yaptırmakta fayda var . Yaptırmadıysanız da bizim gibi şansınızı deneyebilirsiniz tabi :) Odamıza yerleştikten sonra kendimizi hostelin önündeki sahile attık. Bütün gün muhteşem denizin , dağların ve güneşin tadını çıkarttık. Çok yorulduğumuz için ilk gün kısa bir şehir turu yaptık. Ertesi gün meşhur Kotor Old Town’a gittik. Old town’ın hemen ön tarafında Information kulübesinden ücretsiz haritalarımızı aldık. Old Town’ın içinde görülmesi gereken bir sürü yer olduğu için haritanın önemi çok büyük. Gezimiz hediyelik eşya dükkanlarında geçirdiğimiz vakitle birlikte yaklaşık olarak 4 saatimizi aldı . Hediyelik eşya dükkanı konusuna ayrıca değinmek istiyorum. Birçok farklı alternatif bulabileceğiniz mağazalar var. Fakat old town içinde olduğu için (özellikle saat kulesi çevresindekiler) çok daha pahalıya satıyorlar. Eğer uygun fiyata hediyelik eşya almak isterseniz Old town ın derinliklerine ilerleyin. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Gezimizi tamamlayıp epey yorulduktan sonra yemek molası vermeye karar verdik. Karadağ İtalya’nın karşı kıyısı oldu için İtalyan mutfağından çok etkilenmiş. Bu yüzden biz de bir pizza restoronına gittik. Gerçekten pizzalar lezizdi. Bunun yanı sıra diğer günlerde deniz ürünleri de denedik oldukça başarılıydı. Bir diğer gün yine karnımızı doyurduktan sonra sıra en zevkli şeye gelmişti. Kotor Old Town’ın eteklerine kurulduğu dağın en tepesine çıkmaya doğru yola koyulduk. Dağın en tepesinde St. John Fortress adında günümüzde seyir alanı olmuş tarihi bir kale bulunuyor. Merdivenlerin başladığı yerde 3 euro gibi bir ücret ödemek gerekiyor. Biz dinlene dinlene 1 saatte çıkabildik. Ama tüm yorgunluğa ve harcadığımız 1 saate değdi. Kotor’u; dağları, denizi ve güneşin batışını en tepeden izlemek ölmeden önce yapılması gerekenlerdendi. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Keyifli okumalar :)
- Yemeli-İçmeli Kapadokya | SineGezi
Seten Restaurant: Kapadokya'da ünlü ve bilinen bir restoran olduğunu ve bunu sonuna kadar hak ettiğini söylemek mümkün. Yemeli- İçmeli Kapadokya 22.03.2017 | Hande Samancı Paylaş Seten Restaurant: Kapadokya'da ünlü ve bilinen bir restoran olduğunu ve bunu sonuna kadar hak ettiğini söylemek mümkün. Göreme merkezine çok yakın bir konumda olan Seten restaurantı bir akşam yemeği için tercih ettik. 3 arkadaş değişik yemekler seçtik ve yediklerimizden hiç pişman olmadık :) Taş bir evin içine yapılmış olan mekan şöminesi ve konseptiyle Kapadokya ruhunu tamamen içeriyor. Böylece şarabınızı yudumlayıp sakin, huzurlu ve baya doymuş şekilde gecenizi geçirebiliyorsunuz. Yemek ne önerirsin diye sorarsanız kiremitte tavuk, tavuk sarma ve sebze sevenler için ise sebzeli krepi denemenizi tavsiye ederim. Ek olarak çalışan herkesin çok kibar olduğunu belirtmeliyim. Musuem Hotel Lil'a Restaurant: Uçhisar'da bulunan hem oteli hem de restoranı bulunan manzarasıyla insanı büyüleyen mekan. İster bir akşam üstü kahvesiyle isterseniz de eşsiz menüsünden bir şeyler seçip atıştırırken, güzel vakit geçirebilirsiniz. Biz yorgunluğumuzu atmak için Türk Kahvelerimizi söyleyip manzaranın tanıdı çıkarmayı tercih ettik. Eğer daha fazla zamanınız varsa mekanın eşsiz manzarasında bir şeyler yemeyi denemelisiniz. Uranos Sarıkaya Restaurant: Çanak ve çömlekleriyle meşhur Avanos'ta dağın içinde bulunan kendine özgü bir tarzı olan bir Uranos Sarıkaya Restaurant testi kebabı ile meşhur olmuş ve ün salmış durumda. Bizde buraya kadar gelmişken denemek lazım diyip kendimizi burada bulduk. Gerçekten otantik ve güzel bir ortamı olduğunu söyleyebilirim. Ancak bir küçük sıkıntısı var menüden bir şeyler seçme şansınız çok olmuyor. Fix menü olarak seçenekler sunuluyor. Mercimek çorbası, pastırmalı kuru fasulye, çömlek kebabı ve baklavadan oluşan fix menü sunuyorlar. Eğer bunlardan sevmediğiniz yemek varsa çok tercih edilesi olmuyor haliyle. Ancak et sever insanlara rahatlıkla önerebilirim. Çalışanların nazik ve güler yüzlü olması, servisin hiç aksamaması gerçekten restoranı öne çıkartan özelliklerinden olduğunu düşünüyorum. Mydonose Kafe: Göreme merkezde bulunan küçük,samimi bir ortamı olan, bir şeyler yeyip içerken keyifli zaman geçirme garantili Mydonose Kafe bulunduğu konumla gidilesi yerler arasında yer aldı bizim için. Menüde her çeşit şeyi bulmanız mümkün. Atıştırmalık şeyler seçmeyi düşünürseniz gözleme, sigara böreğini tavsiye edebilirim. Güzel müzikleri ve sakin ortamıyla güzel bir akşam geçirebileceğiniz bir mekan. Pasha Kafe: Bir çok kafede olduğu gibi canlı müzik seçeneği sunan Göreme'de yer alan güzel, eğlenceli zaman geçirmeye gidilebilecek yerlerden biri. Diğer mekanlara göre her zaman daha dolu olduğunu söyleyebilirim. Bir şeyler içeyim canlı müziğimi de dinleyeyim derseniz tercih edebilirsiniz. Daha çok vaktimiz kalmadığı için gidemediğimiz ama içimizde kalan mekanlar oldu. Ziggy's, Seki Restaurant ve Argos in Cappadocia mekanlarını da deneyebilirsiniz. Genel anlamdan çok isteğinize göre yemek bulamama olasılığınız da var. Biraz et ağırlıklı menülere sahip kafe ve restoranların daha çok olduğunu söylemek mümkün. Ek olarakta yeme-içme olayları beklediğinizden biraz daha fazla pahalıya gelebilir. Menü fiyatları bazı restaurantlarda artış gösterebiliyor. Şimdiden afiyet olsun:)
- Leon:The Professional | SineGezi
994 yapımı olan filmde Jean Rêno, Gary Oldman ve Natalie Portman rol almaktadır... Leon: The Professional - Sevginin Gücü -1994 23.12.2015 | Hande Samancı Paylaş IMDb : 8,6/10 Tür : Dram, Polisiye, Gerili, Aksiyon Süre :110 dk 132 dk (uzun versiyon) Yönetmen : Luc Besson Oyuncular : Jean Reno, Gary Oldman, Natalie Portman, Danny Aiello Senaryo : Luc Besson En bi sevdiğim filmler arasında yer alan Leon’un gerçekten izlenilesi bir film olduğunu kendi adıma rahatlıkla söyleyebilirim. 1994 yapımı olan filmde Jean Rêno, Gary Oldman ve Natalie Portman rol almaktadır. Filmde bolca katil, ölüm ve acı olduğunu düşünürsek; suç ve dram temalı bir film izlemek isteyenler için şiddetle tavsiye edilir. Gelelim filmin konusuna, Mathilda New York’ta ailesiyle yaşayan 12 yaş civarında bir kızcağızdır. Erkek kardeşi dışında ailesinden kimseyi sevmiyor. Zaten babasının karıştığı uyuşturucu işi yüzünden ailesini çok kısa bir zaman için izleme fırsatımız oluyor. Kız sadece erkek kardeşinin ölümüne üzülerek kendi canını kurtarmak için yan komşuna sığınıyor. Komşu deyince de insan yardımsever, hamarat bir insan bekliyor tabi ama filmde Leon karakterinin çok benim komşu profilime uyduğunu söyleyemeyeceğim. Leon’un çok soğukkanlı bir seri katil olduğunu anlamam uzun sürmüyor zaten. İlk başta kızdan kurtulmaya çalışsa da zamanla aralarında baba veya arkadaş ilişkisine benzer ne olduğunu tam anlayamadığım bir bağlılık oluşuyor ve kızı koruyup kollamaya başlıyor. Filmin isminin Türkçe çevirisinin Sevginin Gücü olmasının da bir anlamı var ve film de bunu çok etkili bir şekilde gözler önüne seriyor. Sevgi hafife alınmaması gereken, çok güçlü bir duygu ve her şeyi değiştirebilir deyip iyi seyirler diliyorum. :)

