top of page

Boş arama ile 98 sonuç bulundu

  • İzlemeli | SineGezi

    Bizce izlemelisiniz dediğimiz tüm film tavsiyeleri burada... Vizyon Film Önerileri Keyifle izleyip, beğendiğimiz Vizyon filmlerini yorumlamaya çalıştık. Keyifli seyirler :) Netflix Dizi Önerileri Bu aralar biz de kendimizi Netflix popülaritesine kaptırmış bulunmaktayız. Kendisi kısa zamanda bayağı sevdiğimiz platformlardan birisi haline geldi.. Marslı Yine karakterlerini severek izlediğim filmlerden biri. 2015 yapımı billim-kurgu/gerilim türündeki filmin yönetmenliğini Ridley Scott yapmış... Kapan Olay örgüsü, dozunda gerilim ve oyuncuların gerçekçi performansları filmin başından sonuna kadar izleyiciyi ayık tutuyor... İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı Oyun hemen hemen bir çoğumuzun ama uzun ama kısa bir süre de olsa deneyimlemiş olduğu işsizlik sürecini konu alıyor... Arrival "Gelecek zamanın aynasıdır." Başrollerini Amy Adams ve Jeremy Renner’ın paylaştığı modern bilim-kurgu filmi olan; Arrival... Snowden Biyografi türünde ki film, konusuyla ve hareketli olay örgüsüyle seyirciyi kendisine çekiyor. Olayın gerçekte yaşanmış olması da izleyici etkileyen, heyecanlandıran diğer bir unsur... Gizli Güzellik Will Smith, Gizli Güzellik filminde hırslı, dinamik ve karizmatik bir reklam yöneticisi olan Howard olarak karşımıza çıkıyor... Müttefik Daha film vizyona girmeden yaratığı magazin sansasyonu ile eminim ki hepimizde ayrı bir merak uyandırdı. Kendi adıma konuşayım vizyona girmesini zor bekledim... Casuslar Köprüsü Çoğu sahnesinde helal be, yürü be diyerek desteklediğim ve daha ilk dakikalardan karakteri yorumlayışıyla alkışları toplayan, başrol oyuncusunun Tom Hanks olduğu güzel bir filmdir... Kopma (Detachment) - 2011 American History X filminin yönetmeni Tony Kaye’nin Detachment ile sinema dünyasına karamsar ama bir o kadarda gerçekçi bir film kazandırdığını söyleyebilirim... Profesyonel Ünlü Sırp yazar Duşan Kovaçevik’in karakomedi türündeki tiyatro eseri bize başrol oyuncuları Yetkin Dikinclier ve Bülent Emin Yarar’ın sergilediği usta oyunculuklarla ulaşmakta... Gün Batmadan (Before Sunset) - 2004 Eğer geçmişle mücadele etmek zorunda değilsen, hatıralar harika şeylerdir." Celine Seriye başlamışken ve hazır meraklanmış iken devam filmini izlemek güzel olabilir diye düşündüm... Gün Doğmadan (Before Sunrise) -1995 Viyana treninde bir çiftin kavgası yüzünden yer değişikliği yapan Fransız yüksek lisans öğrencisi olan Celine Amerikalı Jesse ile bu sayede tanışır ve filmimizin hikayesi burada başlar :) Bay Hiçkimse (Mr.Nobody) Seçim yapmadığın sürece, kalan olasılıkların hepsi mümkündür. Keyfin kaçtıkça, kendini mutlu hissedemedikçe hangi filmi izlemek istersin deseler söyleyeceğim filmlerden biri de bu filmdir... Edward Makaseller (Edward Scissorhands) - 1990 Edward Makaseller Tim Burton’ın hayal dünyasını anlayabileceğiniz bir film diyebilirim. Çoğu filminde olduğu gibi, bu filmde de masalsı bir tat var. Gerçekler fantastik bir dünyada nasıl bu kadar iyi anlatılır? Film bu sorunun cevabını almanızı sağlayacak nitelikte... Duyguların Rengi (The Help) - 2011 Duyguların Rengi (The Help) filmi, Kathyn Stockett'in en çok satanlar listesinde bir numarada yer alan romanından uyarlanmış ve kitapla aynı ismi taşımaktadır... Bir Zamanlar (Once) -2006 2006 yapımı dram/müzikal kategorisinde yer alan film Dublin’de geçmekte. Her ne kadar dram türünde olsa da izlediğim en umut dolu filmlerden birisiydi... Leon The Professional En bi sevdiğim filmler arasında yer alan Leon’un gerçekten izlenilesi bir film olduğunu kendi adıma rahatlıkla söyleyebilirim. 1994 yapımı olan filmde Jean Rêno, Gary Oldman ve Natalie Portman rol almaktadır...

  • Halfeti | SineGezi

    Halfeti, Şanlıurfa gezim sırasında gitme fırsatı bulduğum, iyi ki de gitmişim dediğim Urfa’nın guzide bir ilçesidir... Sular Altında Kalan Bir İlçe: Halfeti 16.03.2017 | Hande Samancı Paylaş Halfeti , Şanlıurfa gezim sırasında gitme fırsatı bulduğum, iyi ki de gitmişim dediğim Urfa’nın guzide bir ilçesidir. Urfa’nın bir ilçesi olmasına rağmen Gaziantep’e daha yakındır. Urfa merkezini gezdikten sonra. Urfa’dan Halfeti’ye giderken ki doğa manzarası, yolculuğumuzu oldukça keyifli hale getirdi. İlk olarak şimdiki Halfeti ilçesinin içinden geçtik. (Devletin evleri sular altında kalanlar için sonradan inşa ettiği kısım.) Esas merak edilen sular altında kalmış kısmına gitmek için tekneler var. Teknelerle Fırat üzerinden, Birecik barajı yüzünden sular altında kalmış kısımları görmek için yola koyulduk. Fırat bahsedildiği gibi azgın sulara sahip değil artık tabi. O yüzden tekneyle manzara eşliğinde sakin bir yolculuk geçirilebiliyor. Yaklaşık bir saat sürüyor bu yolculuk. Nisan ayında gittiğim için havada gayet güzeldi. Urfa gezinsin de önemli etkenlerden biri hava sıcaklığı. Mümkünse bahar dönemini tercih edin ki çok sıcak yüzünden mağdur olmayın. Sular altında kalmış yere geldiğimde de ilk gözüme çarpan sular altında kalmış cami oluyor. Cami minaresi dışında komple sular altında kalmış. Su altına baktığında çatısını görülebiliyor. Bu görüntü bana biraz üzücü geldi. Bir zamanlar insanların yaşadığı yerlerin sular altında kalması gerçekten üzücü. Tekneden indikten sonra oturup çay, kahve içilebilecek küçük bir mekânı var. Fırat’ın eşsiz yeşil sularını izlerken bir yandan da çayınızı yudumlayabilirsiniz. Ayrıca manzaraya bir Rum kalesi de eşlik ediyor. Sular altında kalan kısmı turizm amaçlı kullanmaları gerçekten iyi olmuş. Hem teknelerde hem buradaki küçük işletmelerle birçok insana iş olanağı sağlamayı başarmışlar. Bir gün yolunuz Urfa ya da Antep’e düşerse gidip görmeniz gereken yerlerden birisi. Halfeti çok eski tarihi ve eşsiz yeşil sularıyla sizi bekliyor olacak. İyi gezmeler… Şanlıurfa Bi Tadımlık Gaziantep Bizce İlginizi Çekebilir...

  • Miss Pizza | SineGezi

    Şişhane’de yer alan, ulaşımı ve bulunması pek bi kolay olan, adından da anlaşılacağı gibi meşhur bir pizza restoranıdır... Miss Pizza 21.01.2016 | Hande Samancı Paylaş Şişhane’de yer alan, ulaşımı ve bulunması pek bi kolay olan, adından da anlaşılacağı gibi meşhur bir pizza restoranıdır. Şişhane dışında da bir şubesi olup, Cihangir’de bulunmaktadır. Cihangir şubesinin daha samimi ve küçük bir yer olduğu söyleniyor. Şişhane’deki şubesi ise içerde ve dışarda oturma yeri şeçenekleri olan ve küçük denilemeyecek bir alana sahip. Zaten geleni gideni çok fazla olduğundan insanlar devamlı hareket halindeler. O yüzden siz siz olun rezervasyonunuzu önceden yaptırmayı ihmal etmeyin. :) Benim, arkadaşlarla ortaya karışık söylediğimiz için 3 pizzasını deneme şansım oldu. Akdeniz, Enginarlı ve vejetaryen pizzaları denedim ve hepsinden de memnun kaldım açıkçası. Hafif ve karışık olmayan pizza severlere tavsiye ederim. Bir pizza inceliğinden dolayı bir kişi için uygun aslında. İki kişi doyar mıyız diye sorarsanız yani tıka basa olmasa da doyar gibi olursunuz bence. Pizza fiyatları da ortalama 25-26 TL civarında denilebilir. Tercih ettiğiniz pizzaya göre değişkenlik gösterebiliyor tabi. Güzel mekanlarında olumsuz yanları olabiliyor. Bu mekanda yaşadığım tek sıkıntısı üstte de bahsettiğim gibi belli bir rezervasyon süren olduğundan garsonlar her şey için biraz acele ediyor. Devamlı olarak, devam edip etmediğinizi soruyorlar, bu durum başta ilgi olarak algılanabilir ancak sonrasında rahatsız eden bir hal alabilir. Biz zaten pizzalarımızı yiyip kalktığımız için çok sorun yaşamadık. Pizza severlere lezzet açısından rahatlıkla tavsiye edebilirim. Afiyetler olsun :) Daha fazla bilgi için Miss Pizza'nın sayfasını ziyaret edebilirsiniz. http://www.misspizza.com.tr

  • Floransa Gezi Rehberi | SineGezi

    Gezi planımızın ikinci durağı olan Floransa’ya Roma’dan tren yolu ile ulaşımı tercih ederek geldik. Trenle 2 saatten az bir zamanda Floransa’ya varabiliyorsunuz. 1 gece konaklayacağımız için biz herhangi bir ulaşım veya şehir kartı almadık... Floransa Gezi Rehberi 31.10.2019 | Gonca Kaya Paylaş Gezi planımızın ikinci durağı olan Floransa’ya Roma’dan tren yolu ile ulaşımı tercih ederek geldik. Trenle 2 saatten az bir zamanda Floransa’ya varabiliyorsunuz. 1 gece konaklayacağımız için biz herhangi bir ulaşım veya şehir kartı almadık. Küçük bir şehir olan Floransa’da toplamda 2 defa otobüs kullanmış olabiliriz. Bizim tercih ettiğimiz otobüs biletleri 90 dakika olarak satılıyor ve 1,5euro gibi bir fiyatı var. Konaklama olarak B&B Giorni Dipinti ’yi tercih ettik, ev sahibi inanılmaz tatlı bir mimardı. Konum ve konfor olarak rahatlıkla tavsiye edebiliriz. Eğer rezervasyon yapacaksanız Artıway uygulaması ile booking e giderseniz. %4 oranında bir indirim alabiliyorsunuz. Booking normalde ödül programı uyguluyordu ancak 15 ekim itibariyle bu uygulamaya son verdi. Artıway alternatifi aklınızda olsun. Galleria dell'Accademia Gezimize ilk olarak Michealangelo’nun meşhur Davud heykelinin bulunduğu Galleria dell'Accademia’dan başladık. Sıra beklememek için biletleri internetten aldık. Size de tavsiyemiz biletleri intenetten almanız. Buradan ilgili siteye ulaşabilirsiniz. Davud heykelinden biraz bahsedecek olursak; oldukça emek harcanmış bir heykel ellerinin biraz büyük olması dikkat çekiyor ancak gücü ifade ettiğini düşünüyoruz bunun dışında biz heykelden çok dinlediğimiz bir hikayeye takıldık. Da Vinci ve Michelangelo dönemin rakipleriymiş. Bizim kıyaslayamayacak derecede hayranlık duyduğumuz iki isimden bahsediyoruz ve şaşkınız. Rekabet bayağı büyükmüş sanırız ki; Da Vinci, Michelangelo’nun Davud heykelini patates çuvalına bile benzetmiş. Davud heykeli müzeye damgasını vurmuş olsa da; burada farklı heykeller, enstrümanlar ve tablolar da sergilenmekte. Duomo Şehrin merkezinde bulunan kilise gördüğüm en heybetli ve etkileyici kilise sanırım. 1296-1436 yılları arasında inşa edilen kilise Şehre imzasını atmış da diyebiliriz. Kiliseye giriş ücretli ve uzun sıralar beklemek gerekiyor. Bunun için biletinizi online almanızı tavsiye ederiz. Ponte Vecchio 1345 yılında kurulan ve II. Dünya savaşında Floransa’da yıkılmayan tek köprü olan yapı; Mecidi Ailesin’nin Palazzo Pitti ve Palazzo Vecchio arasından geçerken halka gözükmemeleri için inşa edilmiş. Uzun süre kasap dükkanları köprüye ev sahipliği yapmış ve kasaplar ne yazık ki artıklarını, Arno nehrine dökmekte bir sakınca görmüyorlarmış, bu da çevreye kötü kokuların yayılmasına sebep oluyormuş. Günümüzde pahalı markaların satıldığı kuyumcu dükkanlarını bulunduğu köprüde yer alan dükkanlar uzun uğraşlar sonucunda bu hale getirilmiş. Piazza Michelangelo Manzarası ile ünlü meydan Ponte Vecchio köprüsüne yakın denilebilecek bir mesafede bulunuyor. Davud heykelinin kopyasını da burada görebilirsiniz. Piazza della Signoria Signoria meydanı oldukça geniş ve açıkhava müzesi gibi bir meydan, binalar oldukça heybetli hatta Michelangelo’nun Davud’u eskiden burada bulunuyormuş ancak sonrasına müzeye de korumaya alınmış. Bunun yanından bir çok sanatçının kopya eserleri bulunuyor. Zarar görmemesi adına gerçek eserler burada sergilenmiyor. Eğer zamanınız varsa gezi planınıza Pitti Sarayını, Vecciho Sarayını, Boboli bahçelerini de ekleyebilirsiniz. Biz çok yorulmayacağımız, keyifli vakit geçirebileceğimiz bir plan yaptık. Aziz Mark’ın Çan Kulesi Çan kulesinin tepesine 8euro karşılığında asansörle çıkabiliyorsunuz. Tepede bu harika şehri kuşbakışı görebiliyorsunuz. Ahlar Köprüsü Venedik’te bulunan en ünlü köprülerden birisi Ahlar köprüsü, hikayesinden biraz bahsedecek olursak, hafif suçlu mahkumlar mahkemeden sonra bu köprüden geçirilerek, hapse gönderilirmiş. Tatlı konusunu sorarsanız; Piazza della Repubblica meydanında bulunan Cafe Gilli burada oldukça meşhur. Ancak ne hikmetse oturduğunuzda fiyatlar artıyor. Ama daha uygun fiyata alıp, istediğiniz yerde de tatlınızı yiyebilirsiniz. Biz Tiramisu ve Millefoglie denedik. Akşam yemeği seçeneklerine gelirsek; İtalya’da iseniz yapacak bir şey yok, bizim olduğumuz gibi karbonhidrat bağımlısı olacaksınız. Gusta Pizza ’da bu konu da size yardımcı olacak. Çok fazla zaman olmayınca ne yazık ki tüm tatları deneyemiyorsunuz. Trattoria Za Za ’ya vaktimiz kalmadı ancak bayağı övülmüş. Akşam yemeği için diğer bir alternatif olabilir. Yemek sonrası bir şeyler içmek keyifli vakit geçirmek isterseniz de Gusta Pizza’ya çok yakın olan Volume’e bir gözatın deriz. İkramları çok bol, siz daha sipariş vermeden ikramlar masaya geliyor. Floransa’da bizi mutlu eden bir şehir oldu. İtalya planınız varsa günübirlik dahil edilebilir. Keyifli geziler :) Bizce İlginizi Çekebilir... Roma Gezi Rehberi Roma Yeme İçme Rehberi Venedik Gezi Rehberi

  • Ergün Pastanesi | SineGezi

    Burgazada doğası ve sakinliği ile sizi içine çekerken vapurdan indiğinizde adanın en eski pastanesi sizi karşılamaktadır; Ergün Pastanesi.. Burgazada'nın En Eskilerinden; Ergün Pastanesi 30.05.2017 | Nesrin Ergün Paylaş İstanbul'da kalabalıktan sıkılıp sakin, sessiz bir yerlere kaçmak istemeyen yoktur herhalde. Bu gibi arayışlar içinde olanlar için en iyi yer hem şehre bu kadar yakınken hem de bu kadar uzak hissettirmesi ile insanı kendisine çeken Prens Adaları olabilir. Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada arasından olur da yolunuz Burgaz'a düşerse bu adanın sevimliliği ve eski büyüsünü kaybetmemiş havası sizi hemen içine çekecektir. Büyük İskender 'in generali, Demetrios'un babası olan Antigone buraya büyük bir kale yaptırmıştır. Ada önce onun adıyla anılmış, sonra Yunanca kale/burç anlamına gelen Burgaz (Pyrgos) adını almıştır. Diğer adalara kıyasla daha küçük olan Burgazada karşısında bulunan ismini şeklinden alan Kaşıkadası ile manzara açısından daha bir avantajlı sanki. Diğer bir özelliği Sait Faik tabii adanın. Sait Faik'in yaşadığı ev şu an müze olarak ziyarete açık. Burgazada doğası ve sakinliği ile sizi içine çekerken vapurdan indiğinizde adanın küçücük çarşısında bir de adanın en eski pastanesi sizi karşılamaktadır. Ergün Pastanesi 1980'den beri aynı kalitede aynı işverenle hizmet vermeye devam ediyor. Pastane kısmı dışında ev yemekleri, pizza, salata gibi hizmetleri de mevcut olan pastanenin en çok tercih edilen tatlısı milföy sanırım. Çilekli ve vişneli seçenekleri mevcut olan tatlı neredeyse saat başı çıkıyormuş. Bir tepsi bitiyor ve anında diğer tepsi hazırlanıp çıkarılıyor. Bu yüzden diğer ürünler gibi milföy de çok taze ve milföy hamurunun taze iken ayrı olan lezzetini hissedebiliyorsunuz. Ballı babası da çok güzel olan pastanenin poğaçalarından patlıcanlı poğaçayı ayrıca sevdim. Elma marmelatlı ve çikolatalı ponçik de kahvaltıda denenebilecek seçenekler arasında. Ev yemekleri de lezzetli ama ben gelmişken pizza yemenizi de öneririm. Kahvaltı seçenekleri de mevcut olan pastane samimiyeti ve çok aşırıya kaçmayan fiyatları ile eminim sizi memnun edecektir.

  • Kıyıdan Kıyıdan Mekan Önerileri | SineGezi

    Belki de bir çoğumuzun önceden bilip, gittiği yerleri kendi çapımızda yeniden farklı bir gözle gezmeye çıktık. Kıyıdan Kıyıdan Mekan Önerileri 16.05.2017 | Gonca Kaya Hande Samancı Paylaş Bir çoğumuz iş hayatına kapılmış gidiyoruz. Hafta içi program yapmak; yoğun çalışanlar için gerçekten zor. Bu sebepten kalabalık, hava koşulları, trafik dinlemeden hafta sonu için programlar yapmalı, yeni yerler keşfetmeli diyerek; belki de bir çoğumuzun önceden bilip, gittiği yerleri kendi çapımızda yeniden farklı bir gözle gezmeye çıktık. Kuzguncuk Perihan Abla ve Ekmek Teknesi’nin çekildiği yer olarak bildiğimiz Kuzguncuk; Nasıl şirin bir yer anlatılmaz, gidilir görülür aslında. Eski klasik yapısını koruyan Kuzguncuk elbetteki yeniliklere kapalı değil, yeni açılan bir sürü mekan, Kuzguncak’a ayrı ayrı renkler katmakta. Bu mekanlardan bir kaçını deneyimleme şansımız oldu bizim, sizinle de düşüncelerimizi paylaşmak isteriz. Pita Kahvaltı için ideal bir yer olduğunu düşünüyoruz. Eminiz ki çeşit çeşit pitalardan sizin seveceğiniz bir tane vardır. :) Metet Közde Döner 1964 yılından beri hizmet veren Metet Döner Kuzguncuk’ta yer alıyor. Közde yapılan lezzetli döneriyle kalbimizi çaldı. Tadılması gereken lezzetlerden olduğunu düşünüyoruz. Maruş Cafe Kuzguncuk’un sevimli kafelerinden olan Maruş Kafe’de ilgi alaka oldukça üst seviyede. Bu kafenin Raviolisinin (İtalyan Mantısı) meşhur olduğunu duyduk. Tabi dayanamadık söyleyiverdik. Ravioli çeşitleri oldukça fazla 5 peynirli, patlıcanlı mozerellalı, kuru domatesli, brokolili, bal kabaklı ve ıspanaklı olmak üzere 5 seçenek var. Biz karışık bir tabak alıp kuru domatesli, 5 peynirli ve ıspanaklıyı denedik ve bayağı bayağı beğendik. Hem lezzetli hem uygun fiyatlı bir ravioli yemenin mutluluğu ile tekrar geleceğiz diyerekten Maruş’tan ayrıldık. Ayrıca biliyorsunuz akıllı telefonlar sayesinde hepimiz artık birer amatör fotoğrafçıyız. Fotoğraf çekmeyi, çekilmeyi sevenler için tam bir velinimet Kuzguncuk. Haydi tabanlara kuvvet, yokuşlara aldırış etmeyiniz. İlaveten bazı kapılarda insanlar fotoğraf çekilmesin diye notlarla karşılaştık. Yaşayan insalara rahatsızlık vermeyecek şekilde fotoğraf çektikçe veya çekildikçe bir sorunla karşılaşmazsınız diye düşünüyoruz. Biraz devam ettiğimizde başka sevdiğimiz bir yer olan Beylerbeyi’ne geliyoruz. Beylerbeyi Çeşmidil Restaurant Beylerbeyi'nde denize sıfır olma özelliğiyle göz dolduran Çeşmidil Restorant güzel bir pazar sabahı kahvaltı için tercih edebileceğiniz bir mekan. Tabi ki illa kahvaltıya gidilecek değil :) Sahil yürüyüşünüz sonrasında bir kahve molasında da deniz manzarasının tadını çıkartabilirsiniz. Kahvaltıya gitmeyi düşünenler için eklemek gerekirse normal kahvaltı tabağına ek serpme kahvaltı seçeneği de sunuyor. Hafta sonları ise açık büfe konseptine dönüyor . Ziya Şark Sofrası Bir çok yerde şubesi olan Ziya Şark Sofrası Beylerbeyi şubesi çalışanların güleryüzü ve hizmetiyle et severler için önerebileceğim mekanlardan.Kuzu veya dana lokum kesinlikle denenmeli :) Et çeşitlerinin yanı sıra pide çeşitleri de bulunmakta. Yok oralar bana uzak diyenler için eve servis seçeneğininde olduğunu bilmenizde fayda var. :) Bitmedi devam, sırada Çengelköy var ;) Çengelköy Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi Çengelköy’ün en bilinen yerlerinde olan Çınaraltı farklı konsepti ile de dikkat çekiyor. Yiyecek ve içecek götürmek serbest. Özellikle sabah kahvaltıları çok keyifli geçiyor burada. Meşhur Çengelköy Börekçisinden böreğini alan hop Çınaraltına geçiyor. Yalnız uyarmakta fayda var, hem börek sırasına kalmamak hem de deniz gören bir masa bulmak için bayağı erken gitmeniz gerekmekte. Sütiş Boğaza nazır güzel bir kahvaltı yapmak istiyorsanız bir diğer seçeneğinizde Sütiş. Kalitesi tartışılmayacak bir yer hepimiz biliyoruz. Çikolata&Kahve Methini duyup yıllar önce koştura koştura geldiğimiz mekan, kesinlikle çikolataları tartışmasız, her zevke göre çikolata bulmak mümkün burada. Kış mevsimi için sıcak çikolatasını da şiddetle tavsiye edebiliriz. Hurma Farklı konseptiyle dikkat çeken şirin bir kafe; Hurma. Kafedeki hoşunuza giden hemen hemen herşeyi satınalabiliyorsunuz. Kanlıca Biraz daha ilerliyoruz ve yoğurdu ile meşhur Kanlıca’ya varıyoruz, hemen ne yapıyoruz. Yoğurdumuzu alıp, toz şekerle afiyetle harika bir manzara eşliğinde yiyiveriyoruz. Buraların meşhur yoğurtu hemen sahildeki Cafe İsmailağa'da yeniyor. Kalvaltı yapmak için de güzel bir seçenek olabilir. Hemen yakındaki Yakomoz restaurant öğle veya akşam yemeği için tercih edilebilir. Keyifle geziniz :)

  • Körlük | SineGezi

    Kitap Jose Saramago'nun okuduğum ilk eseri. Kitaba ilk başladığım anda beni kendine çekmeyi başardı... Körlük - Jose Saramago 19.12.2015 | Nesrin Ergün Kitap Jose Saramago'nun okuduğum ilk eseri. Kitaba ilk başladığım anda beni kendine çekmeyi başardı. Gerek dili, gerek konusu çok ilginç ve Saramago'nun kaleminden daha da keyifli işlenmiş. Kitap insanların yavaş yavaş görme yetilerini kaybetmeleri üzerinden oldukça sert bir dille toplum eleştirisi yapıyor bana kalırsa. Anlatılanlar distopik gibi gelse de korkutucu, yaşanmaz olarak gördüğümüz her şeyi her an yaşayabileceğimizi bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan körlük üzerinden açık bir şekilde suratımıza çarpıyor. Kitapta kör olan insanlar karanlığa değil de aydınlığa gömülüyorlar. Bu bile yazarın ciddi kavramları ironileştirmesini gözler önüne seriyor. Kitap çok hızlı başlamışken ortalarda temposu yavaşlamış gibi dursa da kitabın bu bölümleri benim gözümde çok değerli. İnsanların aslında nasıl zayıf olduğunu ve kişiliklerini nasıl kaybettiklerini çok sıkı bir olay örgüsü ile bizlere aktarmayı başarıyor yazar. Kitap körlüğü baz alarak görüyorken de aslında ne kadarını gördüğümüzü sorgulamamızı sağlıyor. Keyifli okumalar :) Paylaş

  • Marslı | SineGezi

    Yine karakterlerini severek izlediğim filmlerden biri. 2015 yapımı billim-kurgu/gerilim türündeki filmin yönetmenliğini Ridley Scott yapmış... Marslı (The Martian ) - 2015 30.10.2017 | Hande Samancı Paylaş IMDb : 8/10 Beyaz Perde : 4,4/5 Tür : Bilim Kurgu, Aksiyon, Gerilim, Macera Süre : 141 dk Yönetmen : Ridley Scott Oyuncular : Matt Damon, Sean Bean, Kate Mara, Sebastian Stan, Jessica Chastain Yine karakterlerini severek izlediğim filmlerden biri. 2015 yapımı billim-kurgu/gerilim türündeki filmin yönetmenliğini Ridley Scott yapmış. İlk olarak film hakkında bir şey söylemem gerekirse izlerken son dakikaya kadar sizi içine aldığı o gerilim duygusundan bir türlü kurtulamıyorsunuz. Gerilim üstüne gerilim yaşanıyor. Marsta hayat zor tabi. Filmin konusunda gelelim; Marsta keşfe çıkmış bir takım güzide insan topluluğu bir talihsizlik sonucu bir fırtınaya yakalanırlar. Fırtına sırasında ise ekip üyelerinden Mark Whitney (Matt Damon) o karmaşada öldü sanılır ve Mark kendini Marsta bir başına, idare etmesi gereken azcık yemeğiyle çaresiz bir şekilde bulur. Tabi karakterimiz çok normal olmadığından ve yaşadığını Dünya’ya belli etmekte ısrarcı olduğundan yaptıkları ve zekasıyla gerçekten insanı şaşırtıyor. Mark’ın Marstaki hayat mücadelesini izlerken karakterle bir bağ kuracak ve yaptıklarına vay be demeden geçemeyeceksiniz. Mark tüm uğraşlarının karşılığını alacak mı? Dünya yaşadığını öğrenebilecek mi? Gibi sorular eşliğinde sizi filmi izlemeye teşvik ediyorum. Mutlaka izlenmesi gereken bilim kurgu/gerilim tadındaki bu filmi sevineceğinizi düşünüyorum. Not: Matt Damon oynadığı karakteri çok başarılı bir şekilde canlandırmış. Filmin bu kadar iyi olmasında büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum. :)

  • Brugge | SineGezi

    Belçika’nın batısında yer alan ve kuzeyin Venedik’i olarak adlandırılan Brugge’deyim. Mimarisiyle insanı büyüleyen, eski dokusunu koruyan, masalsı ve daha b... Masalsı bir Şehir; Brugge 30.01.2017 | Gonca Kaya Paylaş Belçika ’nın batısında yer alan ve kuzeyin Venedik ’i olarak adlandırılan Brugge ’deyim. Mimarisiyle insanı büyüleyen, eski dokusunu koruyan, masalsı ve daha birçok güzel sıfatı hak eden bir şehir Brugge. Eğer bir gün yolunuz Belçika’ya düşerse veya Belçika’ya gitme planınız varsa buram buram tarih kokan, el değmemiş bu şehri kesinlikle gezinize dahil etmelisiniz. Brugge küçük bir şehir gezilecek alanlar bir elips içerisinde yer alıyor ve böyle şehirlerin en güzel yanı neredeyse şehrin tamamını yürüyerek gezebilmeniz. Uyum şehrin her yerinde adeta, elinizden fotoğraf makinenizi düşüremeyeceğinizin garantisini verebilirim. Brugge ’e Hollanda ’dan 3 saatlik bir yolculuk sonrasında ulaştık. Avrupa’da otobüs yolculukları tren yolculuklarına göre biraz daha uygun. Euroline ve Megabus benim bildiğim büyük firmalar. Tabi trenleri de sıkı takip ederseniz indirimleri yakalayabilirsiniz. Benelüks& Paris turları genellikle Brugge’ü bir günlük veya iki günlük olarak içine dâhil eden turlar gitmek için bunlara da bakabilirsiniz. Brugge büyük bir şehir olmadığı için 2 günde bile rahatça gezebilirsiniz. Ya da diğer bir seçenek olarak, kendi turunuzu ayarlayıp dilediğiniz kadar da kalabilirsiniz. Gittiğinizde ilk iş bir harita edinin kendinize, zaten haritalarda yapabilecekleriniz çok güzel bir şekilde anlatılıyor. Tarihi mekanlardan, yemek- eğlence mekanlarına kadar hepsi özenle özetlenmiş. Her hangi bir araştırma yapmadan da gitseniz bu haritalar size rehber olabilirler. İlk olarak Grote Markt Meydanı ndayız. Nereye bakarsanız ayrı bir güzellik, bu güzelliği kuş bakışı izleme ve aynı zamanda fotoğraflama şansına da sahipsiniz. Yapmanız gereken bizim gibi 83 metre yüksekliğindeki Brugge Çan Kulesinin (Berfly of Brugge ) tepesine 366 basamak çıkarak ulaşmak. Neyse ki ara ara dinlenebileceğiniz küçük odalar da mevcut. :) Diğer meydanımız Burg Meydanı burada Belediye binası bulunuyor. Binaların bir biriyle uyumu görülmeye değer gerçekten sanki fotoğrafı yaşıyormuşum hissi gezi boyunca benimleydi. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Buranın hemen yakınında ki Dijver nehrini arzu ederseniz nehir kenarında yürüyerek veya bota binerek gezebilirsiniz. Kanallar da ki kuğularsa eşsiz bir manzara sunuyorlar ve gezinizi görsel olarak zenginleştiriyorlar. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Diğer bir tarihi simge Ezelpoort (Donkey’ gate) gerçekten çok hoş bir görüntüsü var. Burası şehrin batısında yer alıyor. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Rüzgar değirmenleri için biraz fazladan yürümeniz gerekiyor ancak onlar da görülmeye değer. Yemek konusuna değinilecek olursa herkese hitap edebilecek çeşitte restoranları var meydanda olanlar biraz daha pahalılar. Diğer yandan birçok atıştırmalık seçeneğiniz var. Atıştırmalık demişken sokakları waffle ve çikolata kokan bir şehirde atıştırmaların pek masum olmadığını da belirtmek isterim. Gitmişken denemek lazım tabi. Akşam vakit geçirebileceğiniz mekanlardan bir kaçını sıralayacak olursam; 2be Beer Wall, Staminee de Garre, Cafe Rose Red en i yiler arasında. Biz yanlış hatırlamıyorsam Cafe Pick' e gitmiştik orası da gayet güzeldi. Spontane olmayı sevmiyorsanız gitmeden araştırmanızda fayda var. Bizim böyle bir kaygımız olmadı çünkü bu şehrin en güzel yanlarından bir tanesi de bir yerden diğer yere gitmek için çok büyük çaba sarf etmeniz gerekmiyor. En kötü beğenmezsiniz ve bir diğer mekana gidersiniz. Ben iki günlük kısa gezimizden çok keyif aldım ve son olarak el değmemiş yapısıyla tablo gibi olan Brugge’ü yeniden gezmek isteyeceğim bir şehir olarak hafızama kazıdım. Keyifli geziler :) Bizce İlginizi Çekebilir... Çikolata Kokan Sokaklarıyla Brüksel L’intermezzo Brüksel’de Bir Makarnacı

  • Belgrad Gezi Rehberi | SineGezi

    Vizesiz olması, uygun olması, yakın olması ve en önemlisi her gezimizde yaşadığımız yeni yerler göremenin verdiği mutlulukla Belgrad gezimizi planladık... Belgrad Gezi Rehberi 19.02.2018 | Gonca Kaya Paylaş Vizesiz olması, uygun olması, yakın olması ve en önemlisi her gezimizde yaşadığımız yeni yerler görmenin verdiği mutlulukla Belgrad gezimizi planladık. 24 saat yaşayan bir şehir olan Belgrad’a 3 gün ayırarak tüm şehri rahatlıkla gezebilirsiniz. Gelelim gezi planlarının kilit noktalarına; Belgrad’a Ne Zaman Gidilir? Belgrad’a kış ayında giderek, Belgrad’a her zaman gidilebileceğine şahit olduk ve rahatlıkla herkese önerebiliriz. Tabi sıkı giyinmenin şart olduğunu da ayrıca belirtmekte fayda var. Şubat ayı olmasına rağmen gözlemlerimiz şu şekilde; yılbaşı etkisi hala devam ediyor, sokaklar soğuğa rağmen oldukça renkli ve ışıl ışıl. Son olarak şehir merkezinde bolca Turist olduğunu söyleyebiliriz, bizim gibi soğuğa aldırış etmeyen turistlerin de bu şehre ayrı bir hava kattığını ekleyelim. Belgrad’da Ulaşım Konusu Belgrad’a uçak ile ulaşım sağladıysanız; şehir merkezine gitmek için bir kaç seçeneğiniz var: Uygun bir seçenek arıyorsanız; havaalanından merkeze giden 72 numaralı otobüs ü kullanabilirsiniz. Otobüs ücreti 150 Sırp Dinarı, ödemeyi otobüs şoförüne yapabiliyorsunuz. Diğer bir seçenek A1 otobüsü , daha hızlı olduğunu söylüyorlar. Taksi de seçenekleriniz arasında bulunuyor. Havaalanından fiş alıp, taksi hizmetinden yararlanabilirsiniz. Ayrıca rezervasyon yapılan oteller de transefer hizmeti sunuyorlar. Bize önerilen hizmet 16 Euroydu. Bunun dışında geziniz sırasında otobüs kullanacaksanız otobüs kartı alabilirsiniz. 1,3 ve 5 günlük seçenekleri bulunuyor. Belgrad Gezilecek Yerler Aziz Sava Kilisesi Balkanların en büyük Ortodoks Kilisesi olarak bilinen Sava Kilisesi 1935 yılında inşa edilemeye başlanmış ancak, ikinci dünya savaşından sonra aldığı hasar ve daha bir çok sebeple inşası yarım kalmış, ne yazık ki Kilisenin içi dışı kadar görkemli değil, hala inşaat halinde. Ulusal Kütüphane Aziz Sava kilisesinin hemen yanında bulunan National Kütüphanede bir kahve molası verebilirsiniz. Nikola Tesla Müzesi Müzeyi rehber eşliğinde gezmeye özen gösterin deriz. Rehber eşliğindeki gezi programında önce Nikola Tesla ’nın hayatını anlatan kısa bir film gösteriliyor. Sonrasında deneyler yapılarak müze gezisi tamamlanıyor. Müze giriş ücreti: 500 Dinar St. Mark Kilisesi Yine bir kiliseli tavsiyesiyle karşınızdayız. Avrupa gezilerinde kiliseler sebebiyle bir kısır döngüye giriyormuşuz gibi hissetmiyor değiliz ancak biliyorsunuz ki kiliseler genelde çok görkemli oluyorlar ve yapıldığı döneme dair mimari izler taşıyorlar. St. Mark Kilisesi de oldukça görkemli ve görülmesi gereken yerleden. Kalemegdan “Kale” ve “meydan” kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelen “Kalemeydan” ismi verilen bölge, günümüzde “Kalemegdan” olarak anılıyor. Bu bölgeyi gezerken Osmanlı etkilerini hissedebilirsiniz hatta bizim gibi ne oluyor yahu Sırpların burada ne işi var moduna da girebilirsiniz. Knez Mihaliova Caddesi Bize İstiklal Caddesini andıran cadde ışıl ışıl, mutlaka gitmeniz gereken bir yer demiyoruz çünkü eminiz ki geziniz sırasında bir çok kez bu caddeyi arşınlayacaksınız. Cumhuriyet Meydanı (Trg Republike) Ulusal müzenin hemen ön kısmı Cumhuriyet Meydanı olarak anılmakta. Gözlemlediğimiz kadarıyla Kadıköy Boğa ve İstiklal Caddesi Burger ne ise bu meydan da bizim örneklerimizden anlayacağınız gibi; buluşma noktası. Her daim kalabalık ve canlı olduğunu söylesek yalan olmaz. Skadarlija Meşhur Bohem bölgesi olarak bilinen Skadarlija bir çok müzikli mekana ev sahipliği yapıyor. Dışarısı soğuk hatta ara ara yağmurlu olmasına rağmen, tüm mekanlar oldukça canlı ve kalabalıktı. Hafta sonu yoğunluğun daha da arttığını vurgulamak gerekir. Planlarınızı ona göre yapmanızı öneririz. Brankov Köprüsü Modern Müzeye giderken burada güzel Belgrad şehir manzaraları yakalayabilirsiniz. Modern Müze(Museum of Contemporary Art) Zemun bölgesinde yer alan Modern Müzenin beklentimizin çok üzerinde olduğunu ve bizi şaşırttığını söyleyebiliriz. 1958 yılında kurulan müze, misafirlerine rehberlik eden bir düzene sahip, tüm çalışmalar yıllara göre sıralanmış, tüm resim alanındaki akımları resimleri sergilemeden açıklamışlar. Resme ilgisi olanların keyifle gezeceği bir müze. Kısa Kısa Yemeli- İçmeli Belgrad Restoranlar Red Bread Kahvaltı için ideal bir mekan. Türk mutfağına yakın denilebilecek bir menüye sahipler. Domatesli, fesleğenli sandviçlerine ayrıca bir parantez açmak gerekiyor, bizce mutlaka tadılmalı! Moon Sushi Belgrad’da Dünya mutfağından bir çok seçenek var. Sushi de seçeneklerden biri. Mekan da ortalama 1500 Dinar ödeniyor. Boutique No.2 Belgrad’ın ünlü caddelerinden Knez Mihailova’da yer alan Boutique no.22 oldukça geniş bir menüye sahip, her damak tadı için ideal bir mekan. Ciudad Zapata Gelenekselden çok sevdiğimiz yemeklere yöneldiğimiz doğrudur. Meksikan yemekleri de göz bebeğimiz olurlar, bu sebepten daha önceki ziyaretçilerinden de oldukça güzel yorumlar alan Zapata’yı es geçmiyoruz ve ortamı oldukça keyifli olan Zapata’da akşam yemeği yemeği bir borç biliyoruz. Sadede gelin derseniz, biz beğendik, söyleyeceklerimiz bu kadar :) Ferdinand Knedle Gelelim tatlı önerimize; tadı şanı kadar etkilemedi bizi açıkçası ama bu kadar meşhurken tatmaya değer diyebiliriz. Bizim bildiğimiz 2 şubesi var. Birisi daha merkezi diğer daha ara sokaklarda kalıyor. Nereden biliyoruz. Biz haritanın azizliğine uğrayarak uzak olan dükkana gitmişiz. Soğuklar da gidecekseniz böyle şeyler yapmayın deriz :) Ek olarak Belgrad geleneksel lezzetlerinden olan Kebabi de mutlaka tadılmalı! Bir çok yerel restoranda kebabi yiyebilirsiniz. Biraz Kahve Lütfen Özellikle harika kahveler yapan kafeler aramadığımızı belirterek. Kahveyi enerji ve yakıt içeceği olarak görerek karşımıza çıkan seçenekleri değerlendirdik. Coffeedream Coffe Factory Belgrad Gece Gezmeleri OK.No İsmi de kendisi de bize çok sempatik geldi. Cumhuriyet meydanına oldukça yakın olan OK.No ’da keyifli vakit geçirebilirsiniz. Bar Central Kokteyllerini oldukça başarılı bulduğumuz Bar Central Kalemegdan’a çok yakın. Mutlaka listenize ekleyin. Berliner Sava nehrine yakın olan Berliner için merkezden biraz yürümeniz gerekiyor. Hem akşam yemeği yiyebileceğiniz, hem de içeceğinizi içebileceğiniz keyifli bir mekan. Blaznavac Değişik konseptiyle kalbimizi çakan Blaznavac önerilen mekanlar arasında. Red Bar Skadarlija’ya yani namı değer Bohem Mahallesine akşam giderseniz; daha önce de belirttiğimiz gibi sokaklar boş mekanlar oldukça doluydu. Red Bar’da Skadarlija’da gidilebilecek yerlerden. Ancak diğer mekanlara göre daha gürültülü ve kalabalık olduğunu söyleyebilirim. (Hafta sonu etkisi olabilir.) Son olarak... Mekanlar için extra uyarı yapmak gerekirse neredeyse sigara içilmeyen bir yer yok. Havanın soğuk olmasından dolayı dışarıda oturma gibi de bir şansınız olmuyor. Bu yüzden mekanlardan küllük misali ayrılıyorsunuz, bilginiz olsun. Geziniz sırasında internetiniz olmayacaksa, önceden harita indirmenizi tavsiye ederiz. Ama 300 Dinara 4 GB İnternet satın alabileceğinizin bilgisini de verelim. Otobüslere biletsiz binebiliyorsunuz ancak nadir de olsa kontroller yapılıyor. Riske girmeyip otobüs kartlarından almanızı tavsiye ederiz. Müzeler için öğrenci kartınız varsa yanınızda bulundurursanız karınıza olur, diyerek Belgrad Gezi Rehberimize noktayı koyalım. Keyifli geziler :)

  • New York Gezi Rehberi | SineGezi

    Amerika seyahati düşünüyorsanız ve bir kaç durağınız varsa planlamaya bayağı önceden başlamalısınız. Uçak bileti, otel, gezilecek yerler ne kadar kalınmalı gibi konular oldukça önemli. Düşünüldüğünde normal bir Avrupa seyahatinden Amerika’yı zor kılan ne? derseniz; buna cevabım kalış süresinin uzun olması(tercih meselesi tabi bu ama bu mesafeye 10 günden az gelinmesi pek mantıklı olmazdı kanımca), pahalılık ve mesafe. Bu aşamada en önemlisi... New York Gezi Rehberi 19.09.2024 | Gonca Kaya Akak New York seni tam olarak nasıl tanımlasam nasıl anlatmaya başlasam bilemiyorum, seyahat hazırlığı yaparken de oldukça zorlandığımı itiraf etmem gerekiyor. Neyse uzun bir rehbere hazır olun. Amerika seyahati düşünüyorsanız ve bir kaç durağınız varsa planlamaya önceden başlamanızda fayda var. Uçak bileti, otel, gezilecek yerler, ne kadar kalınmalı gibi konular oldukça önemli. Düşünüldüğünde normal bir Avrupa seyahatinden Amerika’yı zor kılan ne? derseniz; buna cevabım kalış süresinin uzun olması(tercih meselesi tabi bu ama bu mesafeye 10 günden az gidilmesi pek mantıklı olmazdı kanımca), pahalılık ve mesafe. Uçak biletinizi alırken aktarmalı seçeneklere bakmayı kesinlikle unutmayın, fiyatlar daha uygun oluyor. Biz saat farkını düşünüp kendimizi yormamak adına çok risk almayıp tercihimizi aktarmasız uçuştan yana kullandık. New York’ta Konaklama ve Ulaşım Hangi mevsimde gidilir klişesine pek girmek istemiyorum. En güzel aylar çoğu seyahat için tabi ki bahar ayları ancak her zaman bu tarihleri ayarlayamıyor insan. Bahar ayları net olarak seyahatinizin konforunu arttırır. Biz seyahatimizi haziran sonu başlangıç olarak planladık. Şansılıydık ki hava bizi çok yormadı. İlk durağımız New York oldu. New York’a güzel bir planlama yaparak 7 günümüzü ayırdık. İlk defa gittiğimiz için mecburen turistik yerler listemizdeydi. Turistik yerler demişken kaldığımız yeri de bu açıdan bakarak Midtown bölgesinde Grand Central’e yakın seçtik. Club Qarters Grand Central’ da konakladık ve otelin konumu bizi hiç üzmedi. New York’da ulaşımdan da söz edip, gezilecek yerlere geçebilirim sanırım. New York’da 3 farklı havalimanı var bizim uçağımız en meşhuru olan JFK Uluslararası Havaalanı ’na iniş yaptı. Dolayısıyla merkeze nasıl ulaşabileceğinizi bu havalimana göre anlatacağım. İlk olarak AirTren ’e binmeniz gerekiyor. Trene binmeden bir ödeme noktası aramanıza gerek yok, Jameica istasyonuna geldiğinizde ödemenizi yapıyorsunuz. 8.5 dolar gibi bir ücreti var. Sonrasında 1 haftalık metro kartınızı alıp metro aktarması yapabilirsiniz. Metro kartı deniyor ancak otobüslerde de geçiyor bu kart. Metro kartı almama opsiyonundan bahsetmeye gerek yok sanırım ama almazsanız tek seferi 2.75 dolar, bunu da belirtelim. Metro kartı da 33 dolardı. Metrolar biraz eski olduğundan dolayı bolca merdiven kullanacağınızı hatırlatmak isteriz. Yükünüz fazlaysa taksi veya Uber fena olmaz. Amerika standartlarına göre taksi ücretlerinin normal hatta uygun olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada 1 haftalık metro ulaşım kartının olması asla az yürüyeceğiniz anlamına gelmiyor dolayısıyla konforunuzu düşünerek rahat edebileceğiniz ayakkabılar tercih etmenizi öneririm. Gelelim seyahatimizin detaylarına; 1. Gün İlk gün uçuşun uzunluğu saat farklı gibi unsurları düşünerek kendinize çok yüklenmemeniz gerekiyor. Örnek sabah 7’de bindimiz uçaktan 8 saatlik uçuş sonrası sabah 10:45’de New York’a vardık. Gezi heyecanıyla gidişte bu durum beni çok fazla etkilemedi. Otele geçip yarım saat 1 saat dinlenmenin ardından gezmeye hazırdım. İlk olarak New York’un meşhur caddesin olan 5th Avenue’dan yürüyerek. Aziz Patrick kilisesine göz attık. Aziz Patrik Katedrali - 5th Ave, New York, NY 10022 New York’un en ünlü caddelerinden biri olan 5. Cadde üzerinde bulunan Aziz Patrik Katedrali, etkileyici mimarisi ve zarif detaylarıyla dikkat çekiyor. Gotik tarzda inşa edilen bu katedral, hem dış hem de iç mekanlarıyla görsel olarak büyüleyici bir deneyim sunuyor. Dış cephesindeki taş işçiliği ve zarif pencereleri fotoğraf çekmek için mükemmel bir arka plan oluşturuyor. Ayrıca, katedrale giriş ücretsiz giriş yapıp; iç mekanın görkemli atmosferini rahatlıkla keşfedebilirsiniz. Empire State - 20 W 34th St., New York, NY 10001 Amerikan filmlerinden tanıdığımız Empire State Binası, 1932 yılında tamamlanmış ve uzun bir süre dünyanın en yüksek binası olarak anılmıştır. Turistik aktivitelerin başında yer alan şehir manzarasını kuşbakışı izleme deneyimini, Empire State Binası’nın tepesine çıkarak yaşayabilirsiniz. Ancak biz bu aktivite için Empire State yerine Top of the Rock’u tercih ettik. Bunun sebeplerinden biri, Empire State Binası’nı güzel bir şekilde görebilmekti. Ayrıca, 230 Fifth Rooftop Bar isimli mekanda da çok güzel bir manzara sunulduğunu belirtmeliyim. Flatiron Binası - 175 5th Ave, New York, NY 10010 Filmlerden tanıdığımız meşhur Flatiron binasını yenilenme çalışmaları sebebiyle tam görememiş olmamıza biraz üzülsekte gezimize devam ediyoruz, zaten fotoğraf noktası olarak rotaya eklenmişti. Levain Bakery - Flatiron, 2 W 18th St, New York, NY 10011 Çoğu kişiye çok şekerli gelse de ben kendisini çok sevdim. Tek seferde 1 tane tüketmek yerine yarım tüketmek daha mantıklı yoksa şekeriniz tavan yapabilir. Katz's Delicatessen - 205 E Houston St, New York, NY 10002 Levain Bakery’den sonra buraya yürüyerek ulaşmaya çalışmak çok mantıklı olmayacaktır. Dolayısıyla metro ya da otobüs kullanmanızı tavsiye ederiz. Burası bizim planlamamıza göre başka bir güne uymadığı için ilk gün aradan çıkarmak istedik. Uzaklık bizi biraz yordu. İlk gün için çok mantıklı bir seçenek olmayabilir. Burayı ziyaret etme isteğimiz popülerlikti tabiki, akşam saatinden önce gittiğimiz için çok fazla sıra beklemedik. Tamamen et severlere hitab eden bir mekan. 1 porsiyonu bence rahatlıkla 2 kişi bölüşebilir. Ete çok düşkünseniz sos olsa da olur olmasa da olur diyorsanız Katz's Pastrami Sandwich alabilirsiniz. Peynir ve sos isterseniz bizim gibi Katz's Reuben tercih edebilirsiniz. Bryant Park - NY 10018 Şehrin en işlek yerlerinden birisinde yer alan Bryatpark cıvıl cıvıl bir yer. Oldukça fazla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Gitmeden önce bir New Yorklu gibi takılıp sinema gecesine katılıp chilling yapmayı planlamıştık ama iyi bir yer bulabilmek için oldukça önce gitmek gerekiyor. Bir de çok kalabalık oluyor. Biz ilk gün buraya göz atıp daha sonra sakin bir zamanda birşeyler içmeyi tercih ettik. Gezi planınızı yaparken gelecek aktivitelere buradan göz atabilirsiniz. https://bryantpark.org/activities Times Square - Manhattan, NY 10036 En çok merak ettiğimiz yerlerin başında Time square geliyordu yalan yok. Özellikle akşam saatine denk getirdik ki, etkisi daha fazla olsun. Açıkçası beklentim neydi, canlı canlı görmek beklentimi karşıladı mı pek emin değilim. Galiba kendimi bomboş bir Time Square de hayal ettim. Sürekli sağınızı solunuzu kollamanız gereken, çok kozmopolit bir ortam. Birileri siz anlamadan fotoğraflarınızı çekip size satmaya çalışıyor. Kendimi kameralardan kaçan agresif ünlüler gibi hissettim. Tabi bunun bir diğer sebebi de saat farkı ve yorgunluktu. Yorgunluk demişken; ilk gün kendimizi çok zorlamayalım dedik ama dönüşte oldukça yorgunduk. Siz siz olun ilk gün kendinize bu kadar yüklemeyin. Gerçi otele döndüğümüzde saat çok geç değildi. Zaten sonrası tahmin edersiniz yok. Şunu ekleyeyim bu kadar yoğun bir ilk günü planına rağmen ertesi gün çok dinç uyandık. Dönüşten çok daha hızlı adapte olunuyor giderken, sanırım burada gezme motivasyonu da rol oynuyor. 2.Gün Ess-a-Bagel - 831 3rd Ave, New York, NY 10022 Otelimize oldukça yakın olan bagel mekanı oldukça popüler, ve açıkça söyleyebilirim bu mekan gezinin yıldızlarından, sadece 1 defa gideriz diye planlamıştık ancak 3-4 defa gittik. Signture Favorite’dan pek şaşmamanızı öneririz. Ghostbusters Headquarters - 14 N Moore St, New York, NY 10013 Öncelikle en çok buraya gitmek istiyoruz gibi bir plan yapmadık. Tüm gideceğimiz noktaları belirledikten sonra 9/11 Memorial Pool’s a giderken burayı araya sıkıştırabiliriz gibi duruyordu. Hayalet avcılarını seviyorsanız, önünden bir fotoğraf fena olmaz. 9/11 Memorial Pools - 180 Greenwich St, New York, NY 10007 Şüphesiz dünya tarihinin en kötü trajedilerinden olan 11 Eylül saldırısı sonrası, hayatını kaybedenler için yapılan havuzlar, ölenlerin isimlerinin yazılı olduğu panellerle çevrili. Oculus & One World Trade Center - 185 Greenwich St LL3110, New York, NY 10006 Oculus’a gelince, bu modern yapının içeriği ve mimarisi beni gerçekten etkiledi. World Trade Center kompleksinin bir parçası olarak inşa edilen bu yapının içindeki alışveriş alanları ve ulaşım noktaları oldukça işlevsel. Ayrıca, Oculus’un yenilikçi ve göz alıcı tasarımı, New York’un modern yüzünü harika bir şekilde yansıtıyor. Charging Bull - Bowling Green, New York, NY 10004 Charging bull şaşırtıcı derecede meşhur, fotoğraf çekilmek için beklemeniz gerekiyor. Meşhur olmasının nedeni filmlerde çok yer verilmesi sanırım. Güçlü piyasa anlamındaki "boğa" figürü, Wall Street'te yer alıyor ve Amerika borsasının bir simgesi. Statue of Liberty Vista Point - Battery Park Underpass, New York, NY 10004 New York’a kadar gelmişken özgürlük heykeline selam vermeden olmazdı. Bizim gibi özgürlük heykelini uzaktan görmek sizin için kafi ise, Staten Island Ferry’ler var. Bu feribotlarla ücretsiz olarak binebiliyorsunuz. Manhattan adasından sizi Staten adasına götürüyor, seferler yarım saatte bir var. Biraz bekleyip geri dönebiliyorsunuz. Çoğu kişi turistik kullanıyor zaten bu feribotları. Brooklyn Köprüsü - New York, NY 10038 Buraya metroyla ulaşabiliyorsunuz ancak sonrasında oldukça yürümeniz gerekiyor, güzel fotoğraflar çekilebileceğiniz bir yer, kalabalık olmasına rağmen açı bir şekilde ayarlanıyor, manzarası da bonus. Yalnız çok sıcak zamanlarda öğle saatlerini pek tevsiye etmiyoruz. Dumbo Brooklyn köprüsünü arkanıza alıp güzel fotoğraflar çekilebileceğiniz meşhur fotoğraf noktası, tabi aynı zaman boş bulmanızın imkansız olduğu bir yer. Bu bölge çevresinde dolaştığınızda farklı yerlerde de köprüyü güzel açılarda çekmek mümkün. Cecconi's - 55 Water St, Brooklyn, NY 11201 İtalyan lezzetlerini her zaman sevmişizdir. Timeout markette yer alan Cecconi’nin hem iç mekanı hem de dış mekanı oldukça keyifli. Rezervasyon yaptırmayı unutmayınız. Time Out Market New York - 55 Water St, Brooklyn, NY 11201 Bir çok ülkede bulunan Time Out market farklı mutfaklardan gelen çeşitli lezzetleri bir araya getirerek, ziyaretçilere bir çok seçenek sunuyor.İster yemek yiyebilirsiniz, ister bir şeyler içmek için uğrayabilirsiniz. Biz birde canlı müziğe denk geldik ve keyfli vakit geçirdik. Manzarası da ayrı güzeldi. Listenize ekleyebilirsiniz. 3.Gün Lady M Cake Boutique - Upper East Side, 41 E 78th St, New York, NY 10075 Güne tatlı bir başlangıç yapalım dedik. Kahvaltı yerine Lady M Cake’in krep tatlılarından yiyelim dedik. Seçimizi orijinalinden yana kullandık, ama aklımız çikolatalı olanda kalmadı değil. Kat kat kreplerden yapılan hem meşakkatli hem de farklı bir tatlı seçeneği. Central Park Şehrin göbeğinde doğayla başbaşayız kalabileceğiniz, bir alan olması cidden zorunlu olmalı. Central park düşündüğümüzden çok daha büyüktü. Birkaç defa gitmemize rağmen tam anlamıyla bitiremedik burayı. Central Park’ı gezerken görüp beğendiğimiz yerleri sıralayalım, zaten sıralacağımız yerleri pek görmeme ihtimaliniz yok:) Umpire Rock, Bethesda Terrace, Bow Bridge, Bethesda Fountain ve Belvedere Kalesi. Washington Square Park, Washington Square, New York, NY 10012 Oldukça kozmopolit bir bölge burası, Washington Squre parkta da bir çok farklı tarzda insan görebilirsiniz. Ortamın çok renkli olduğunu söyleyebilirim. Apartment Building from the TV Show Friends - 90 Bedford St, New York, NY 10014 Dönemine denk gelmemiş olsam da, sonradan defalarca izlediğim ve çok sevdiğim, hatta sıkıldığımda yeniden izlediğim TV şovu olan Friends'in sembolü haline gelmiş bu binayı görmeden edemezdik. Bu nedenle, Friends'in açılış sahnelerinde sıkça gördüğümüz bu apartman binasını gezi planımıza dahil ettik. Sex and The City’nin karakterlerinden Carry’nin evi buraya oldukça yakın, görmek isteyenler oraya da uğrayabilirler. Chelsea Market - 75 9th Ave, New York, NY 10011 Yine bir çok seçeneğin olduğu bir yemek marketindeyiz. Oysterlar ne kadar göz kırpsada tercihimizi Los Tacos’dan yana kullandık. Çoğu kişi de öyle yapmıştı oldukça fazla sıra vardı. Taco ve Quesadilla denedik. Enteresan bir şekilde Quesadilla’yı daha çok sevdim. High Line - New York, NY 10011 Beklentim çok yüksek değildi High Line ile ilgili ama yürürken çok keyif aldım. Burası aslında demiryolunun kullanım dışı kalması sonrasında, dönüşüm geçirerek halka açılmış bir alan. Yürüyüş esnasında güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Vessel - 20 Hudson Yards, New York, NY 10001 Fotoğraf için listemizde olan bir diğer nokta, gerçekten mimarı tasarım olarak farklı ve görülmeye değer bir tasarımı var. 4.Gün Top of The Rock - 30 Rockefeller Plaza, New York, NY 10112 Gün erken başlıyor çünkü bugün yoğun bir gün olacak. Biliyorsunuz ki gezilerin vazgeçilmez aktivitesi gittiğiniz yeri kuş bakışı olarak görmek. Bu noktada New York’u kuş bakışı görmek için tercih edebileceğimiz bir kaç farklı seçenek mevcut yani aslında bizim değerlendirdiğimiz seçenekleri sıralayacağım; Edge, Empire State, The Summit ve Top of Rock. Biz Empire state’i ve Central Park’ı güzel bir açıyla görmek istediğimizden Top of Rock’ı seçtik. MOMA - Museum Of Modern Art , 11 W 53rd St, New York, NY 10019 MOMA dünyanın en ünlü modern sanat müzelerinden ve özellikle söylemeliyim; içerisindeki eserleri değerlendirirsek gerçekten keyif alacağınız bir modern sanat müzesi. En güzel tarafı ziyaretinin detaylarını planlamamış olanlar için oluşturdukları mutlaka görülmesi gerekenler kısmı. Buraya ne olur ne olmaz link bırakalım. (https://www.moma.org/visit/itineraries/ ) Rehberde Vincent van Gogh’s The Starry Night, Henri Matisse’s Dance (I), Claude Monet’s Water Lilies, Frida Kahlo’s Self-portrait with Cropped Hair , Jacob Lawrence’s The Migration Series gibi mutlaka görülmesi gereken eserler listelenmiş bence faydalı da olmuş. Artichoke Basille's Pizza - 1410 Broadway, New York, NY 10018 Buradaki pizzaların boyutu inanılmaz! Bir dilim pizza sizi fazlasıyla doyurur. Özellikle en meşhuru ve mekana ismini veren Artichoke pizzayı kesin denemelisiniz. Joe's Pizza Broadway - 1435 Broadway, New York, NY 10018 Pizza’dan bahsetmişken New York’un en meşhur pizzacısı Joe pizzaya da uğradan olmaz. Öncelikle pizzaların hamurları çok güzeldi. Ama sanırım biz Margarita pizzanın bizim Ülkemizde yapılma şeklinden kaynaklı bol peynirli olmasına alışmışız. Başıma bir şey gelmeyecekse hem burada yerdiğim hem İtalya’da yediğim Margarita pizzaların domates yoğunluğu çok fazlaydı bide sanırım domatesi de çok pişirilmiyor bu sebepten çok sevemedim (O sırada İtalyanlar sen ne anlarsın diyorlar). Her neyse bence 2 pizzacı da güzeldi ancak ben bir kez daha yesem az domatesli bir Joe pizzası(diğer çeşitlerinden bahsediyorum) veya Artichoke’u tercih ederdim. Harry Potter - 935 Broadway, New York, NY 10010 Harry Potter serisini sevenlerin mutlaka ama mutlaka uğraması gereken bir mekan. Harry Potter sevgim baki ancak bu mekanı çocukken tam da kitapları yeni okuduğum zaman görsem sanırım etkisi çok daha fazla olurdu. Yine de çok beğendim. Broadway Minskoff Theatre - 200 W 45th St, New York, NY 10036 New York planı yaparken sanırım uçak biletinden sonra ilk satın aldığımız şey bir Broadway gösterisi biletiydi. Biz araştırmamızı yaptıktan sonra The Lion King ve Aladdin arasında kaldık. Kazanan The Lion King oldu. Gerek kostümler, gerek müzikler olsun, unutamayacağımız ve izlerken çok keyif aldığımız bir müzikal deneyimi oldu. Biletlerimizi https://broadwaydirect.com/shows/musicals/ sitesinden aldık. Önceden bilet almamızın avantajlarından biri kendimize güzel bir yer seçebildik. Bu arada bir opsiyondan daha bahsetmek istiyorum. Time square meydanında TKTS ticket booth denilen noktadan indirimli bilet bulabilirsiniz. Ancak tarihler yer seçimi hakkında hiç fikrim yok. Risk almayı seviyorsanız yada 2. Bir gösteri fena olmaz diyorsanız, not alabilirsiniz. The Rum House , 228 W 47th St, New York, NY 10036 Broadway show çıkışı çok uzaklara gitmeden gidip, bireyler içip keyifli vakit geçirebileceğiniz bir mekan. Kokteylleri bizce başarılıydı, canlı müzikte gecenin bonusu oldu. 5.Gün Maman - 1424 3rd Ave, New York, NY 10028 Mamanın bir sürü şubesi var, keyifli bir mekan, kahvaltı için veya kahve için listenize ekleyebilirsiniz. MET-Metropolitan Museum of Art - 1000 5th Ave, New York, NY 10028 MET New York’un sanırım en özel ve büyük müzesi, Central Park’ın yanında Upper East Side bölgesinde yer alıyor. Öncelikle çok büyük derken asla abartmıyoruz. Tamamını sindire sindire gezmek gibi bir durum bence söz konusu değil. Bu sebepten müzeye ilk girişte ilgi alanlarınıza göre tavsiye alabilirsiniz. Biz resim bölümüne ağırlık verdik. Tanıdığımız ressamlar dışında da çok beğendiğimiz tablolar da oldu. Herkesin ilgi alanı ve beğenisi farklıdır tabi ama bizim gitmeden listelediğimiz resimleri paylaşalım. Vincent Van Gogh, “Self-Portrait with Straw Hat” (Hasır Şapkalı Otoportre) ve “Wheat Field with Cypresses”, Claude Monet, “The Water Lily Pond” (Nilüfer Göleti) ve diğer eserleri, Johan Christian Dahl, “Copenhagen Harbor by Moonlight”, Henri Matisse, "Dance" I. Picasso, Dali gibi modern dönem ressamlarının tabloları da modern sanatlar bölümdende sergileniyor. Gitmeden ilgiliniz varsa araştırmanızı kendi sitesinden yapabilirsiniz. Keens Steakhouse - 72 W 36th St., New York, NY 10018 New York seyahatimiz boyunca hava çok keyifliydi ancak 1 gün hava bozdu oda rezervasyon yaptırdığımız bir güne denk geldi. Bundan neden bahsediyorum; yaz da olsa yanınızda şemsiye bulundurabilirsiniz. Gelelim Keens Steakhouse’a bizim steak yemek için 2 seçeneğimiz vardı ya burası yada Peter Luger idi. Planınıza hangisi uyarsa onu tercih edebilirsiniz. Not olarak etinizi çok pişmiş söylememenizi öneririm. Orta iyi pişmişleri çoğu mekanın iyi pişmişi gibiydi. 6.Gün Sadelle's New York - 463 W Broadway, New York, NY 10012 Kahvaltı için güzel bir seçenek. Rezervasyon yaptırarak gitmenizi öneririz, biz rezervasyonsuz gittik ve zor yer bulduk. French tostu buranın çok öneriliyordu bizde şiddetle önerilen tatları tatma zorunluluğumuz olduğundan gidip tattık tabi ve beğendik, sizde gidebilirsiniz :) SoHo Soho güzel cafeler, restoranlar ve mağazalarla dolu New York’un en popüler bölgelerinden, mutlaka yarım gününüzü ayrımanız gereken bir yer. Sokaklar oldukça renkli ve son derece güzel binalarla dolu, binalara bakarken özellikle yangın merdivenleri dikkat çekiyor. Sonradan eklendikleri için sanırım bu kadar belirgin. Diğer bir mimari özellik, eski binaların çoğu üçgen yapıda bu ne demek alt katlar daha geniş ve yüksek tavanlı ancak üst katlara gittikçe daireler hem daralıyor hem tavanları daha alçak oluyor. Bu bana anlatılmasa doğru söylemek gerekirse dikkatimi çekmezdi, yani bu bilgiler Free Walking tour yaptığını düşündüğümüz tur rehberinden kulak misafiri olarak öğrendiğimiz bilgiler :) Eğer vaktiniz varsa böyle bir aktiviteye de katılabilirsiniz. Küçük İtalya Soho’dan yürüyerek küçük İtalya diye adlandırılan bölgeye devam edebilirsiniz. Bu bölgede adından anlaşıldığı üzere bolca İtalyan restoranı mevcut. Samimi bir havası var buranın. Biz Soho ardından küçük İtalya derken yorgunluktan mecburi mola vererek; Gelso & Grand diye bir yerde bir şeyler içtik. Keyifli bir mekandı. Mekan demişken mekanlarla ilgili kısa bir bilgi vereyim. Amerika’da vergiler sonradan ekleniyor. Bu ne demek menülerde gördüğünüz fiyatlara %10 ekleniyor. Bir de bahşiş konusu var. Daha önce duymuştuk ancak bu kadar ciddiye alınan bir konu olduğunu bilmiyorduk. Bahşiş bırakmak Amerika’da zorunlu. Sanıyorum sistemleri bu şekilde işliyor. Servis elemanları restoranlarda çok düşük ücret alıyorlar ve bahşişlerle geçiniyorlar. Öyle ki size gelen hesaplarda bahşişler %15 den başlıyor tabi kendiniz de yazıp oranı belirleyebiliyorunuz. İşin ilginç yanı bahşiş vergi eklendikten sonra hesaplanıyor. Bazı restoranlarda 6 kişiden fazlaysanız yine ek ücret alıyor. Take away yani al-götür tarzı yerlerde de bahşiş ekranı geliyor önünüze ne yalan söyleyeyim biraz insanı geren bir durum ancak servis hizmeti almadığınız bir yerde tip bırakmak da saçma zaten bu tip yerlerde çok bahşiş beklenmiyormuş bilginize. Yani öyleyken böyle bahşiş vergi işleri Amerika’da biraz karışık, ne diyelim matematiğinize kuvvet. Chinatown Chinatown ve küçük İtalya birine çok yakın dolayısıyla küçük İtalya’ya gelmişken burayıda gezeceksinizdir, benim için China Town’un en güzel yani sanırım Keki modern den aldığım dev profiteroldü. Ancak bunun dışında çin yemeklerine ilgiliyseniz burada yemek de yiyebilirsiniz. La Pecora Bianca Bryant Park - 20 W 40th St, New York, NY 10018 Güzel bir italyan yemeği yemek isterseniz şans verebilirsiniz. Makarnaları bizi üzmedi. 7.Gün New York’ta ki son günümüzü ilk başta alışveriş günü olarak planlamıştık. Ancak bu kadar yorgunluğun üzerine alışveriş yorgunluğunu eklemek istemedik. Alışveriş kısmını gezimizin daha sonrasına Chicago kısmına bıraktık. Gidecek olsaydık Woodbury Common Premium Outlets’e gidecektik. Dünya markalarının yer aldığı Outlet bayağı popüler ancak şehir merkezine çok yakın değil, 1,5 saatlik bir mesafede gitmek için otobüs kullanabilirsiniz veya araç kiralayabilirsiniz. Veya alışverişinizi hemen hemen outlet ayarında fiyatlar bulabileceğiniz Macy’s, T.J.Maxx, Ross Dress for Less, Nordstrom veya Nordstrom Rack mağazalarından da yapabilirsiniz. Sezon ürünleri için zaten 5th Avenue ve Soho alışveriş yapabileceğiniz başlıca yerler. Gelelim son yoruma, New York’u beklediğimden daha fazla sevdim, kalabalık kozmopolit yapısı altında aynı zamanda düzeni olan tekrar tekrar gelinesi bir şehir. Daha fazla vaktimiz olsa, gideceğimiz listemizde olan mekanları da yazalım; Little Price, aslında son gün planımızda olan bir mekandı ancak beş buçuktan önce rezervasyon almıyorlarmış. Mekanları belirlerken rezervasyon yaptırmak bayağı önemli, biz biraz esnek davranıp kesin gitmek istediğimiz yerlere rezervasyon yaptık genelde akşam yemeklerini ön planda tuttuk ancak kahvaltı içinde bakmak lazımmış. Öğlen yemeklerinden çok bahsetmiyorum. Hep sağlıklı hem de sağlıksız ama lezzetli bir çok seçeneğe kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Mr Purple ve The Roof, güzel teras mekanları. Oscar Wilde, Malibu Farm, The Smith, The Clinton, Fraunces Tavern, Pastis böyle liste uzayıp gidiyor. Keyifli geçen bir 7 günün sonuna geldik. Bütün turistik aktiviteleri bitirmiş olmanın haklı gururu içerisinde New York'a veda ediyoruz. Keyifli geziler

  • Karadağ Gezi Rehberi | SineGezi

    Karadağ uzun zamandır gitmeyi planladığımız, her an artık vizeli olacak diye korktuğumuz, daha gitmeden fotoğraflarını görüp çok sevdiğimiz bir Ülke'ydi. Sonunda planlarımızı gerçekleştirebildik ve Karadağ için güzel bir plan yaptık... Karadağ Gezi Rehberi 30.09.2023 | Gonca Kaya Akak Paylaş Karadağ uzun zamandır gitmeyi planladığımız, her an artık vizeli olacak diye korktuğumuz, daha gitmeden fotoğraflarını görüp çok sevdiğimiz bir Ülke'ydi. Sonunda planlarımızı gerçekleştirebildik ve soluğu Karadağ'da aldık. Gidip görünce de Karadağ'a olan hislerimiz değişmedi yani bizi hiç yanıltmadı, Karadağ'da çok keyifli bir 4 gün geçirdik. Gelelim gezimizin detaylarına; Karadağ vizesiz olduğu ve çok talep gördüğü için uçak biletlerini uygun bulmak oldukça zor. Biletler için Türk Havayollarına veya Tailwind'e bakabilirsiniz. Bu havayollarının Karadağ’ın başkenti Podgorica’ya direkt uçuşları var. Kalmak istediğiniz bölge biraz size bağlı, deniz tatili düşünüyorsanız Budva güzel bir seçenek. Bunun dışında bize sorarsanız en güzel seçenek Kotor. Şunu da söyleyelim şehirler birbirine oldukça yakın, bu noktada araç kiralarsanız gezerken konforunuz artacaktır. Gezi planınız çok yoğun değilse toplu taşımada bir seçenek olabilir. Kısa gezimizde Karadağ'da 4 farklı şehir gezme fırsatımız oldu. Budva, Kotor, Perast ve Tivat. 3 veya 4 günlük bir gezi planında bu 4 bölgeyi rahatlıkla gezebilirsiniz. Budva Budva'da Gezilecek Yerler Budva Old Town (Eski şehir merkezi) Birbirinden güzel dar sokaklarıyla sizi ilk anda etkileyecek bir yer burası. Dar sokaklarını keyifle gezip, bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. La Citadel Kalenin manzarası çok hoş, özellikle gün batımını burada izlemek oldukça keyifli olacaktır. Kaleye giriş ücretli ancak restoranda yemek yerseniz ayrı bir ücret ödemiyorsunuz. Dancing Girl (Dans Eden Kız) Budva Old Town bölgesinde bulunan ve şehrin sembolü haline gelen dans eden kız heykelinin aslında hüzünlü bir hikayesi varmış. Kavuşamayan aşıkların hikayesinden esinlenerek yapılan heykelin hikaye efsanemidir bilinmez ancak dans eden kızın, Budva'ya çok yakıştığını söyleyebiliriz. Sveti Stefan Sveti Stefan adası görsel olarak çok hoş ancak bu adaya elimizi kolumuzu sallayarak ne yazık ki giriş yapamıyoruz. Adaya giriş için otel müşterisi olmanız veya otel restoranında rezervasyonunuzun olması gerekiyor. Fiyatlarında oldukça yüksek olduğu söylendi. Karadağ'ın en pahalı otelinin burada olduğunu ve oldukça ünlü konukları ağırladığını da duyduk. Adaya ayak basamasanız da adanın girişine kadar gitmenizde bir engel yok. Hatta ironik olarak adanın bir tarafı halk plajı diğer tarafı özel plaj. Buraya kadar gelmişken fırsatı değerlendirip, yüzerek ada manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz, deneyimlerimizden yola çıkarak söylüyoruz Budva'da denizin kötü olduğu bir yer yok, buranın denizi de çok güzeldi ancak çok kalabalık sevmiyorsanız sabah saatlerinde gitmenizi öneririz. Budva'da denize girebileceğiniz diğer bölgeler; Budva kalesini olduğu bölge, Becici, Havaii Beach(adaya deniz yoluyla ulaşabiliyorsunuz, kişi başı ücret gidiş-geliş 5 euro diye duyduk.), Przno. Budva Yeme İçme Manana Budva Kokteylleriyle ünlü mekanın tacolarının da oldukça güzel olduğunu duyduk. Kokteyl fiyatları 9-15 euro arasındaydı. Buradan anlaşıldığı üzere Karadağ diğer Avrupa ülkelerinden çok farklı değil. Belki bir tık daha uygun olabilir ama bir tık, fazlası değil :) Jardan Burası her kesime fiyat ve çeşit olarak hitap edecek bir yer, menüleri çok geniş, Türkçe menülerinin olması da ayrı şaşırtıcı, bi akşam üstü uğrayabilirsiniz. Biz canlı müziğe de denk geldik, keyifliydi. Pasta Bar Malum biz İtalyan mutfağının köleleriyiz. Karadağ'da İtalyan mutfağı oldukça yaygın. Burası da Budva old town bölgesinde bulunan standart üzmeyen bir mekan. Kotor Sen çok başka bir hikayesin Kotor; Budva'da ki şehirleşme Kotor'da yok ondan bizi daha çok etkilediğini söyleyebiliriz. Kotor'a en az 1 gününüzü ayırmanızı gönülden tavsiye ederiz. Kotor Fortress (Kotor Kalesi) Kotor'a kadar geldiyseniz ve herhangi bir sağlık sorununuz yoksa kaleye çıkıp mutlaka bu şehri kuşbakışı görmelisiniz. Ancak bir uyarı yapalım, öğlen saatleri tırmanışı bayağı zorlaştırıyor. Sabah erken saatleri tercih etmeniz, zorlu merdivenleri yürürken biraz olsun size yardımcı olacaktır. Bu arada tam tamına 1355 basamaktan bahsediyoruz. Biz zaman kısıtı sebebiyle meşhur kilise Church of Our Lady of Remedy'nin fotoğraf kadrajına girdiği noktaya kadar çıktık, burası da sanıyoruz ki yolun yarısı oluyor. Zorlamadı desek yalan olur. Bu arada kaleye giriş ücretli, ücreti 8 euro. Kaleye farklı yerlerden de giriş olduğunu okuduk ama biz emin olamadığımızdan ücret ödeyip giriş yaptık. Kotor Saat Kulesi Kotor şehir merkezine görkemli kapılardan geçiş yaparak giriliyor. Görkemli diye bahsettiğimiz aslında ana deniz kapısı oluyor ve kapıdan giriş yaptığınızda hemen karışınıza 1602 yılında yapılan Kotor Saat Kulesi çıkıyor. Kulenin hemen önünde Utanç Sütunu bulunuyor. Hala böyle mi bilinmez ancak ilginç ve gıpta edilesi bir bilgi; Kotor'da hemen hemen hiç suç işlenmediğinden hapisane yokmuş ve suç işleyenler için bu utanç sütunu yeterli oluyormuş. Suç işleyen insanlar sözel olarak ayıplanıyormuş. Kotor Aziz Tryphon Katedrali 1166 yılında yapılan katedralin bir kulesi depremler sonucunda hasar almış ve tekrar aslına uygun bir şekilde yapılmış. Kulelerin üzerinde tarihler yazıyor. Bu tarihleri görmeseniz, 2 kuleyi birbirinden ayrıt edemeyebilirsiniz. Kotor Yeme İçme La Catedral Pasta Bar Önünde her daim kuyruk olması bu mekanın meşhurluğunu ele veriyor. Makarna köleleri bu mekanı da es geçmedi :) Restoran Cesarica Kalamar tava ve deniz mahsullü makarna deneme şansımız oldu. Kalamara bayıldık, sanırım kalamarı kötü yapan bir mekan da yok Karadağ'da, çokça maruz kaldığımız dondurulmuş kalamarların yanında lezzetleri tartışılmaz derecede iyiydi. Makarna standarttı. Genel olarak memnun kaldık. Konoba Portun Bu restoran Kotor merkezine yürüyerek 40 dk mesafede, deniz kenarında bulunuyor. Tavsiye üzerine gidip, çok memnun kaldığımız bir yer. Akşam yemeği yiyecekseniz mutlaka rezervasyon yaptırmalısınız. Biz biraz spontane hareket edince öğlen yemeğini denk getirebildik. Denediğimiz her şeyden memnun kaldık. Kalamar tava, karides ve siyah risotto denedik. Tatlı için ayrıca bir not düşelim, Elmalı Crumble'ı mutlaka deneyin. Perast Perast, Kotor'a çok yakın olan meşhur bir orta çağ köyü. Burada çok fazla alternatifiniz yok. Dolayısıyla buraya 2 saatinizi ayrımanız yeterli olacaktır. Sokaklarını gezip, tekne ile Our Lady of Rock(Kayaların leydisi) adasına geçiş yapabilirsiniz. Aslında Perast'ın önünde 2 tane ada var ancak Aziz George Adası misafirlere kapalı, ada da yalnızca bir kilise bulunuyor. Vaktiniz bolsa Sveti Nikola Kilisesi'nin tepesine çıkıp, adalara yukarıdan da bakabilirsiniz. Tivat Buralara kadar gelmişken ve yeterli zamanınız varsa Karadağ'ın havalı şehri Tivat'ı ziyaret edip, Porto Montenegro lüks yat limanında vakit geçirebilirsiniz. Marina lüks yatların dışında bir çok restoran ve dünyaca ünlü markayı da bünyesinde barındırıyor. Kısa notlar; Yanınızda mutlaka euro bulundurun, Taksiye binmeden pazarlık yapın, Karadağ'ın yerli şarap markası olan Plantaze'nin şaraplarından tadın, Şarap, çikolata, genel süpermarket veya giyim alışverişlerinizi pazar gününe bırakmayın, çoğu Avrupa şehrinde olduğu gibi Karadağ'da da birçok yer pazar günü kapalıydı. Karadağ'lılar tembellik yasalarıyla meşhurlar bu sebepten, bize de restoranlarda servislerin gecikebileceği söylenmişti. Böyle bir durumla karşılaşmadık ama tembellik yasalarını buraya bırakalım aklınızda olsun. İnsan yorgun doğar, dinlenmek için yaşar. Yatağını kendini öper gibi öp. Geceleri uyumak için gündüzleri dinlen. Çalışma, çalışmak öldürür. Dinlenen birini gördüğünde ona yardım et! (Yanına yatıp dinlen.) Çalışabildiğinin en azını çalış, mümkünse işi başkasına yaptır (itele). Gölgeler kurtuluştur, dinlenmekten kimse ölmez (Tarlada çalışanlar için). Çalışmak ölüm getirir, çalışarak erken ölme. Olur da çalışma isteğin gelirse, otur, bekle. Göreceksin ki geçecek. Yiyen birini görünce yanaş; çalışanı görünce uzaklaş, rahatsızlık verme. Keyifli geziler :) Bizce İlginizi Çekebilir... Venedik Gezi Rehberi Roma Gezi Rehberi Floransa Gezi Rehberi

bottom of page