top of page

Boş arama ile 98 sonuç bulundu

  • SineGezi | Gezi, Mekân ve Deneyim Rehberi

    Ayrıntılı seyahat yazıları, film, tiyatro, restoran keşifleri ve kitap tavsiyeleri için: SineGezi New York Gezi Rehberi Amerika seyahati düşünüyorsanız ve bir kaç durağınız varsa planlamaya bayağı önceden başlamalısınız. Uçak bileti, otel, gezilecek yerler ne kadar kalınmalı gibi konular oldukça önemli. Düşünüldüğünde normal bir Avrupa seyahatinden Amerika’yı zor kılan ne? derseniz; buna cevabım kalış süresinin uzun olması(tercih meselesi tabi bu ama bu mesafeye 10 günden az gelinmesi pek mantıklı olmazdı kanımca), pahalılık ve mesafe... Şikago Gezi Rehberi New York’la başlayan yolculuğumuz; Philadelphia, Washington ve Atlantic City’nin ardından Şikago’ya uzandı. Aslında biraz daha zamanımız olsaydı, Miami’yi de rotaya ekleyip gezinin sonunda keyifli bir güneye iniş yapabilirdik... İsviçre Gezi Rehberi Benim için her yeni görülecek yer başka bir heyecan ve mutluluk sebebidir ama şunu söylemeliyim ki uzun zamandan beri beni bu kadar heyecanlandıran ve mutlu eden bir gezi deneyimim olmamıştı. Evet tüm heyecanın sebebi İsviçre. İsviçre öyle bir coğrafya ki baktığınız her manzara kartpostal gibi. Hal böyle olunca izlemesi, gezmesi de çok keyifli oldu... Venedik Gezi Rehberi 400’ü aşkın köprüden oluşan Venedik aynı zamanda çok sürpriz olmayacak şekilde Kanallar Şehri, Sular Şehri ve Maskelerin Şehri olarak da anılmaktadır... Floransa Gezi Rehberi Gezi planımızın ikinci durağı olan Floransa’ya Roma’dan tren yolu ile ulaşımı tercih ederek geldik. Roma Gezi Rehberi Uzun zamandır planlanan Roma gezimizi gerçekleştirmenin hem mutluluğunu hem de hüznünü yaşıyoruz. Hüzün neden diye sorarsanız, her köşesi tarihle dolu, kalabalık ve sıcakkanlı bu İtalya şehrini çok sevdik, onunla vedalaşamıyoruz. Gelelim gezimizin detaylarına... Son Yazılar Paris Gezi Rehberi Rüya şehir, âşıklar şehri… Paris, beklentinin her zaman tavan yaptığı bir yer... Kopenhag Gezi Rehberi Kopenhag’a kışın, özellikle Noel döneminde gitmek oldukça keyifli. Şehir ışıklarla doluyor, pazarlar açılıyor ve hava soğuk olsa da sokaklar canlı. Hygge dedikleri o “sıcak ve huzurlu” hava kendini hissettiriyor, ama abartmaya gerek yok; sonuçta dışarıda üşüyorsunuz :) içeride ise kahve içip ısınmak güzel geliyor... Şikago Gezi Rehberi New York’la başlayan yolculuğumuz; Philadelphia, Washington ve Atlantic City’nin ardından Şikago’ya uzandı. Aslında biraz daha zamanımız olsaydı, Miami’yi de rotaya ekleyip gezinin sonunda keyifli bir güneye iniş yapabilirdik... Daha fazla Gezmeli Bu aralar biz de kendimizi Netflix popülaritesine kaptırmış bulunmaktayız. Kendisi kısa zamanda bayağı sevdiğimiz platformlardan birisi haline geldi. Dizilerin yanı sıra birçok film seçeneği olsa da biz genelde dizi izlemeyi tercih ediyoruz Daha fazla İzlemeli Gezinin bizi en heyecanlandıran kısımlarından bir tanesi de karbonhidrat cennetinde olmamızdı. Sıkı araştırmalar ve tavsiyeler sonucunda gittiğimiz yerleri sıralıyoruz... Daha fazla Yemeli En Çok Okunanlar New York Gezi Rehberi İsviçre Gezi Rehberi Roma Gezi Rehberi Venedik Gezi Rehberi SineGeziciler Gonca Kaya Akak Hande Samancı

  • Yurtdışı Geziler | sinegezi

    Ayrıntılı seyahat yazıları, film, tiyatro, restoran keşifleri ve kitap tavsiyeleri için: SineGezi Paris Gezi Rehberi Rüya şehir, âşıklar şehri… Paris, beklentinin her zaman tavan yaptığı bir yer.. Kopenhag Gezi Rehberi Kopenhag’a kışın, özellikle Noel döneminde gitmek oldukça keyifli. Şehir ışıklarla doluyor, pazarlar açılıyor ve hava soğuk olsa da sokaklar canlı. Hygge dedikleri o “sıcak ve huzurlu” hava kendini hissettiriyor, ama abartmaya gerek yok; sonuçta dışarıda üşüyorsunuz :) içeride ise kahve içip ısınmak güzel geliyor... Şikago Gezi Rehberi Rüzgârlı şehir Şikago; yükselen gökdelenleri, zengin müze kültürü, lezzet durakları ve muhteşem göl manzaralarıyla tam anlamıyla dolu dolu bir deneyim sunuyor. Göl dediğime bakmayın; Michigan Gölü’nün büyüklüğü ve görüntüsü neredeyse denizle yarışır nitelikte. Şehirde her an karşınıza çıkan bu mavi manzara, geziye bambaşka bir hava katıyor... New York Gezi Rehberi Amerika seyahati düşünüyorsanız ve bir kaç durağınız varsa planlamaya bayağı önceden başlamalısınız. Uçak bileti, otel, gezilecek yerler ne kadar kalınmalı gibi konular oldukça önemli. Düşünüldüğünde normal bir Avrupa seyahatinden Amerika’yı zor kılan ne? derseniz; buna cevabım kalış süresinin uzun olması(tercih meselesi tabi bu ama bu mesafeye 10 günden az gelinmesi pek mantıklı olmazdı kanımca), pahalılık ve mesafe. Bu aşamada en önemlisi.. Karadağ Gezi Rehberi Karadağ uzun zamandır gitmeyi planladığımız, her an artık vizeli olacak diye korktuğumuz, daha gitmeden fotoğraflarını görüp çok sevdiğimiz bir Ülke'ydi. Sonunda planlarımızı gerçekleştirebildik ve Karadağ için güzel bir plan yaptık... İsviçre Gezi Rehberi Benim için her yeni görülecek yer başka bir heyecan ve mutluluk sebebidir ama şunu söylemeliyim ki uzun zamandan beri beni bu kadar heyecanlandıran ve mutlu eden bir gezi deneyimim olmamıştı. Evet tüm heyecanın sebebi İsviçre. İsviçre öyle bir coğrafya ki baktığınız her manzara kartpostal gibi. Hal böyle olunca izlemesi, gezmesi de çok keyifli oldu. Venedik Gezi Rehberi 400’ü aşkın köprüden oluşan Venedik aynı zamanda çok sürpriz olmayacak şekilde Kanallar Şehri, Sular Şehri ve Maskelerin Şehri olarak da anılmaktadır... Floransa Gezi Rehberi Gezi planımızın ikinci durağı olan Floransa’ya Roma’dan tren yolu ile ulaşımı tercih ederek geldik... Roma Gezi Rehberi Uzun zamandır planlanan Roma gezimizi gerçekleştirmenin hem mutluluğunu hem de hüznünü yaşıyoruz. Hüzün neden diye sorarsanız, her köşesi tarihle dolu, kalabalık ve sıcakkanlı bu İtalya şehrini çok sevdik, onunla vedalaşamıyoruz. Gelelim gezimizin detaylarına... Lviv Gezi Rehberi Son zamanlarda bayağı popüler olan Lviv’e biz de bir çıkartma yapalım dedik. Kışların çetin ve oldukça soğuk geçtiği Lviv’e Ocak ayında gitmek ne kadar mantıklıydı? Onu hala bilmiyoruz ama biz gittik ve neredeyse planladığımız çoğu yeri gezebildik... Belgrad Gezi Rehberi Vizesiz olması, uygun olması, yakın olması ve en önemlisi her gezimizde yaşadığımız yeni yerler görmenin verdiği mutlulukla Belgrad gezimizi planladık. 24 saat yaşayan bir şehir olan Belgrad’a 3 gün ayırarak tüm şehri rahatlıkla gezebilirsiniz. Gelelim gezi planlarının kilit noktalarına.. Viyana Gezi Rehberi Öncelikle Viyana için gezi planı yapacaklara bir tavsiyem var: Viyana'da o kadar çok müze, tarihi bina ve kilise var ki gezinizi kısa tutma gibi bir fikriniz varsa tekrar düşünün derim. Viyana'ya en azından bilindik, turistik yerlere gidip rahat dolaşmak için en az 4 gün ayrılması gerektiğini düşünüyorum... Rüya Şehir: Prag Prag görmeyi merak ettiğim yerlerden birisiydi ve sanırım Prag’ı gezmek için Christmas döneminden daha güzel bir dönem olamazdı... Keşiflerin Yeri; Münih Almanca anlamıyla Münih ‘keşiflerin yeri’ anlamına gelmekte ve bence mimari yapısı, yaşam standartları ve barındırdığı diğer bütün güzelliklerle; yüklenilen anlamın tam da karşılığını vermekte... Trajikomik Barcelona Seyahati Son derece spontane Barcelona gezimi kaleme alıp, anılarımı tazelemek bir de az buçuk size rehber olayım diyerek, başlıyorum sevgili yazıma... Masalsı Bir Şehir: Brugge Belçika’nın batısında yer alan ve kuzeyin Venedik’i olarak adlandırılan Brugge’deyim. Mimarisiyle insanı büyüleyen, eski dokusunu koruyan, masalsı ve daha birçok güzel sıfatı hak eden bir şehir Brugge... En Spontanından Köln Gezisi Köln Almanya’nın en büyük 4. şehri ve çokta turistik bir yer. Bunu adımınızı attığınız ilk andan itibaren anlayabiliyorsunuz özellikle benim gibi trenle seyahat sonrasında Köln’e ayakbastıysanız. Maastricht: Christmas Market Gezisi Hollanda’nın en eski şehirlerinden birisi olan ve aynı zamanda Brüksel’in de komşu şehri olan Maastricht gezimizi günübirlik ve Christmas marketi gezme odaklı olarak ayarladık.... Çikolata Kokan Sokaklarıyla Brüksel Belçika’nın başkenti olan Brüksel’deyiz. Brüksel’i gezmek çok planladığım bir şey değildi, bu sebeple gitmeden çok araştırma yapamadım. Ancak şehir merkezinden alacağım bir haritanın iyi bir rehber olabileceğinden emindim... Rengarenk Bir Şehir: Amsterdam Bir çok kültürü içinde barındıran, özgürlüklerin şehri adlandırılmasını sonuna kadar hak eden Hollanda’nın başkenti Amsterdam, eminim ki gezmeyi seven herkesin merak ettiği, gitmek istediği ve gidilecek yerler listesinde olan bir şehirdir... Kotor İlk yazımı Karadağ ile ilgili yazmak istedim... Neden Karadağ ? sorusunu çevremden sıkça duyuyorum. Öncelikle pek çok ülkenin aksine vize almadan gidebiliyorsunuz. Para birimi olarak Euro kullanıyor fakat diğer ülkelere oranla çok daha ucuz. Az para harcarken dünyanın en güzel sahillerinden birinde olmayı kim istemez!? Rotterdam Gezi Rehberi Hollanda’da şehirlerarası yolculuk trenler sayesinde oldukça kolay ve Rotterdam da Hollanda’ya geldiyseniz görülmesi gereken bir yer diye düşünmekteyim... Utrecht Gezi Rehberi Hollanda’ nın en eski şehirlerinden, kendine has dokusuyla insanı içine çeken Utrecht’ten bahsedeceğim.

  • Paris Gezi Rehberi | SineGezi

    Rüya şehir, âşıklar şehri… Paris, beklentinin her zaman tavan yaptığı bir yer... Paris Gezi Rehberi 12.02.2026 | Gonca Kaya Akak Bonjour Paris :) Nereden başlasam bilmiyorum: Paris’i anlatmayan bir gezi blogu kalmamıştır herhalde. Ben de seyahatten önce epey blog karıştırdım ve 3–4 güne sığmayacak kadar gezilecek, görülecek yeri notlarıma ekledim. Bu yüzden bu yazı klasik bir rehberden ziyade, gezimin ruhunu anlatan bir yazı olacak. Gerçi kendimi tutamayıp detaylara da girerim, onu baştan kabul edelim. Rüya şehir, âşıklar şehri… Paris, beklentinin her zaman tavan yaptığı bir yer. Hele benim gibi iki kez bilet alıp gidemediyseniz, artık siz düşünün. Resmen Paris’e platonik duygular besliyor gibiydim ve bunun bir noktada son bulması gerekiyordu. Neyse, fazla dramatize etmeyeyim; gezinin detaylarına geçelim. Biz Paris’e nisan başında gitmeyi tercih ettik ama daha sıcak bir dönem daha mantıklı olabilir. Mont, şapka, bere, atkı, gözlük, şemsiye derken insan gerçekten yoruluyor. Hava bir anda değişebiliyor. Ulaşım Paris’te ulaşım için bence en mantıklı seçenek, zamanlamanız uygunsa Navigo Pass. Kart haftalık olarak yenileniyor ve pazartesiden pazara kadar geçerli. Örneğin geziniz cumartesi başlıyorsa kartı sadece iki gün kullanabiliyorsunuz; buna dikkat etmek gerekiyor. Birkaç farklı versiyonu var. Biz tüm bölgeleri kapsayan versiyonu tercih ettik ve ekstra hiçbir ulaşım masrafı yapmadık. Eğer Orly Havalimanı’nı kullanıyorsanız, Orlyval bu karta dahil değil. Ancak Orly Bus’lar geçerli. Sonrasında otelinizin konumuna göre otobüs veya metro aktarması yapmanız gerekebilir. Konaklama Paris’te konaklama seçerken merkezin tam içinde olmak şart değil; asıl önemli olan metroya yakınlık. Şehir çok iyi bir metro ağına sahip olduğu için merkezi ama kalabalık olmayan bir bölgede kalmak hem daha konforlu hem de daha ekonomik olabiliyor. Biz République metrosuna çok yakın bir konumda kaldık ve ulaşım açısından gerçekten çok rahattı. Birden fazla metro hattının kesişmesi sayesinde şehrin her yerine kolayca ulaştık; bu da gezi temposunu ciddi anlamda kolaylaştırdı. Gezilmesi Gereken Yerler Eyfel Kulesi Paris’in simgesi. İlk kez görmek bile insanı heyecanlandırıyor. Gün batımında ayrı, gece ışıkları yanınca bambaşka oluyor. Champ de Mars Eyfel’in önünde uzanan geniş yeşil alan. Güzel havalarda piknik yapmak ya da uzanıp etrafı izlemek için harika bir alan. Trocadéro Eyfel’in en ikonik fotoğraflarının çekildiği nokta. Sabah erken saatler daha sakin oluyor. Pont Alexandre III Paris’in en şık köprülerinden biri. Altın detayları ve manzarasıyla özellikle gün batımında çok keyifli. Arc de Triomphe Şehrin tam merkezinde yükselen anıt. Tepesine çıkarsanız Paris’i 360 derece izleyebiliyorsunuz. Louvre Müzesi Dünyanın en büyük müzelerinden biri. Tamamını gezmek neredeyse imkânsız; gitmeden önce görmek istediklerinizi seçmek şart. Notre-Dame Katedrali 2019’daki yangından sonra hâlâ toparlanma sürecinde ama dışarıdan görmek bile Paris ruhunu hissettiriyor. Yapı şuan da ziyaret edilebiliyor, ancak restorasyon tamamen bitmiş değil. Shakespeare and Company Küçük ama ruhu büyük bir kitapçı. Oldukça kalabalık, önünde fotoğraf çektirmek için bile beklemek gerekebiliyor. Montmartre Dar sokakları, bohem havası ve sanatçı ruhuyla Paris’in en karakterli bölgelerinden. Amelie izleyenler burayı beğendi. <3 Sacré-Cœur Bazilikası Paris’in en yüksek noktalarından birinde. Manzarası gerçekten nefes kesici; tüm şehir ayaklarınızın altında. Tuileries Bahçesi Louvre ile Concorde arasında yer alan geniş bir bahçe. Şehir içinde kısa bir mola için birebir. Pont des Arts Seine Nehri üzerinde, yürüyüş için çok keyifli bir köprü. Gün batımında ayrı güzel. Jardin du Luxembourg Parislilerin en sevdiği parklardan. Sandalyeye oturup etrafı izlemek bile keyifli. Paris’te Yeme-İçme Kahvaltı Holybelly Paris’te “iyi kahvaltı” denince ilk akla gelen yerlerden. Kalabalık ama yumurtaları gerçekten lezzetli. Filtre kahve bulabilmek büyük artı. Pancake’leri bana hitap etmedi. Du Pain et des Idées Paris’in en meşhur fırınlarından. Kapalıydı ama vitrinine bakmak bile insanı iştahlandırıyor. Boulangerie Utopie Küçük, salaş ve çok iyi. Oturacak yer yok; paket alıp dışarıda yemek en mantıklısı. Pratik ve lezzetli bir kahvaltı için ideal. Tatlı (ve evet, biraz daha tatlı) Pierre Hermé Makaron denince çıtayı çok yukarı koyan yer. Neden bu kadar sevildiğini anlıyorsunuz. Ladurée Klasik ve şık. Makaronları güzel ama Pierre Hermé kadar vurucu değil. Angelina Paris Çok popüler ve çok kalabalık. Mont Blanc görsel olarak harika ama tat olarak beklentimizi karşılamadı. Yine de denemek isteyenler için ikonik. Odette Küçük, tatlı bir durak. Hafif tatlı isteyenler için güzel bir alternatif. Yemek Le Relais de Venise l’Entrecôte Paris’te açık ara favorim. Menü sabit ama boşuna değil. Et ve patatesin iki kez servis edilmesi kalbimi çaldı. Sıra bekliyorsunuz bayağı ama bence değiyor. Ober Mamma Enerjisi yüksek, kalabalık ve keyifli. Pizzaları gerçekten başarılı ama rezervasyon şart. Daroco Ambiyansı çok güzel. Pizza konusunda beklentiyi çok yükseltmemek lazım ama açken iş görüyor. Le Train Bleu Tren garının içinde inanılmaz şık bir restoran. Menü bize hitap etmedi ama atmosfer için bile görülebilir. Little Red Door Küçük ama çok karakterli. Kokteylleri gerçekten başarılı. Vaktimiz çok geniş olmadığı için bu seyahatte Orsay Müzesi, Moulin Rouge, Versay Sarayı ve Disneyland Paris gibi ikonik durakları pas geçtik; Paris’le olan randevumuzu yarım bırakıp, bir sonraki gelişe sakladık. Paris sizi bekler… Şimdiden iyi gezmeler 🙃

  • Yurtiçi Geziler | SineGezi

    Ayrıntılı seyahat yazıları, film, tiyatro, restoran keşifleri ve kitap tavsiyeleri için: SineGezi Alaçatı Gezi Rehberi Uzun zamandır, Çeşme'nin popüler bölgesi Alaçatı'ya gitmek istiyorduk. Sonunda bir fırsatını bulduk ve soluğu Alaçatı'da aldık... Antakya Gezi Rehberi Özellikle yemeklerini merak ettiğimiz Hatay gezimizi Ekim ayında gerçekleştirdik. Hava konusunda hem şanslıydık hem de biraz şansızdık. Güneş ve yağmur gezimiz boyunca bizimleydi. Yeni yerler görmek ve farklı tatlar tatmak bizi çok fazla motive ettiği için ne yalan söyleyelim hava durumuna çok aldırış etmedik... İğneada Gezi Rehberi İstanbul’dan 3 ile 3 buçuk saat arasında ulaşacağınız İğneada’da hafta sonunuzu doğa ile içi içe değerlendirebilirsiniz.Gidiş zamanınız ayçiçeklerinin açtığı döneme denk gelirse, yolculuk manzaranız oldukça zengin ve keyifli olabilir... Bursa Gezi Rehberi Havalar soğuk gitsek mi gitmesek mi diye düşünürken, daha fazla ertelemeyelim diyerek, Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahip olan; Bursa gezi planımızı ertelemeyip, yola koyulduk... Antalya Gezi Rehberi Uygun fiyatlı uçak biletlerini takip etmenin en güzel yani yeni yerler görmek ve yeni planlar yapmak tabiki. Bu defa Alternatif bir Antalya turu yapalım, daha önce görmediğimiz yerlere gidelim dedik. Dolu dolu bir plan oldu baştan söyleyelim :) Cunda Gezi Rehberi Uzun zamandır bir Cunda planı aklımdaydı. Ancak yaz aylarında çok kalabalık olduğunu duyduğumdan, Cunda planını sonbahara ertelemiştim. Yalnız itiraf etmeliyim ki biraz fazla ertelemişim. Bir tık daha sıcak ve kalabalık olsaydı, herhalde tadından yenmezdi. Buradan da anlaşıldığı üzere Cunda’yı çok sevdim. Sakinliği, kendine has havası ve samimiliği ile kalbimizi fethetti... Denizli Gezi Rehberi Denizli seyahatimizin ilk durağı olarak yerli Maldivler olarak adlandırılan Burdur’a bağlı Salda Gölü’ne doğru yola çıktık.... Bozcaada'da Bir Kamp Macerası Bozcaada'da Bir Kamp Macerası Bozcaada huzurlu ve sakin bir tatil geçirmek isteyenler için mis gibi havası, tertemiz denizi ve kumsallarıyla tercih edilesi yerlerden... Eskişehir'de Bir Hafta Sonu Gezisi Hazır bahar mevsiminde iken bir hafta sonu planı yapıp 2 gününüzü değerlendirmek isterseniz Eskişehir doğru bir rota... Kapadokya'da Üç Mevsim Mutlaka gezilip, görülmesi gereken Güzel Atlar Diyarı bizi çok etkiledi, şimdiden bir daha ne zaman gitsek planları yapmaya başladık bile... Suyun Altında Kalan Bir İlçe: Halfeti Sular Altında Kalan Bir İlçe: Halfeti Halfeti, Şanlıurfa gezim sırasında gitme fırsatı bulduğum, iyi ki de gitmişim dediğim Urfa’nın guzide bir ilçesidir... Şanlı Urfa Gezi Rehberi Şanlıurfa’ya giderken havanın çok fazla sıcak olmadığı zamanı ayarlamaya çalışmanızı bizzat tavsiye ediyorum... Bir Tadımlık Gaziantep Bugüne kadar methini çok duyduğum gezmeyi ve bilhassa lezzetli yemeklerini tatmak istediğim güneydoğunun en eski şehirlerinden Gaziantep’teyiz... Sonbaharda İzmir Turu Durdurak bilmeden Selçuk, Efes ve Şirince turumuzu tamamladıktan sonra rotamızı İzmir'e çevirdik... Şirince - Matematik Köyü Efes ve Selçuk gezisinden sonra; Şirince ve Nesin Matematik köyünü kendimize rota olarak belirledik. Ne yalan söyleyelim Şirince’yi 21 Aralık 2012 Maya Takviminin bitimi olması, Marduk gezegeninin Dünya’ya çarpacağı ve Şirince’nin sağlam kalan yerlerden birisi olacağı efsanesiyle tanıdık... Efes - Selçuk Gezi Rehberi Ucuz uçak bileti kampanyası varmış. Eee hadi o zaman İzmir'e gidelim diyerek yaptığımız İzmir seyahati planının, gidip gördükten sonra çok yerinde bir plan olduğuna karar vermiş bulunuyoruz... Doğa Harikası, Kültür Şehri: Trabzon Bir çok imparatorluğu bünyesinde barındıran Trabzon dolayısıyla hepsinden izler taşıyan 4000 yıllık bir şehir ve gezilecek keşfedilecek bir çok yeri var. Hem nefes almak, hem kültürlenmek hem de biraz yorulmanız için bir dolu tavsiyem olacak.... Babadağ'ı Aşta Gel Sen de hep yamaç paraşütü yapmak isteyip ancak bir türlü cesaretini toplayıp yapamayanlardan mısın? Sana bir sır vereyim mi? Adrenalin seviyorsan ve ne korkacağım aman kaç bin metre yüksek olursa olsun diyorsan hatta ve hatta korkuyorsan bile kesinlikle denemen gereken bir etkinlik! Hadi Hepimiz Kaş'a Yerleşiyoruz Dolu dolu geçen bir tatil, doğal, el değmemiş güzelliğiyle kendisine hayran bırakan, yeniden gitmek için şimdiden plan yapılan yer, işte bütün bu tanımların karşılığı benim için KAŞ oldu bu yaz...

  • Denizli Gezi Rehberi | Sinegezi

    Denizli seyahimizin ilk durağı olarak yerli Maldivler olarak adlandırılan Burdur’a bağlı Salda Gölü’ne doğru yola çıktık.... Denizli Gezi Rehberi 08.06.2017 | Gonca Kaya Fotoğraflar: Hande Samancı, Gonca Kaya Paylaş Yurtiçi seyahati olarak uzun zamandır aklımızda olan Denizli için; tesadüf eseri sevgili Pegasus’un biletimizi çok ama çok hesaplı almamızı sağlayan bir kampanyasına denk gelmemiz süper oldu. Ve hemen biletleri alıp yolla koyulduk. Biraz araştırdığımızda çok fazla gezilecek yer olduğunu fark etmemiz uzun zamanımızı almadı. 2 günlük gezi için en çok tavsiye edilen ve en çok görmek istediğimiz yerlere göre bir plan hazırlayıverdik. Denizli havalimanı merkeze 1 saat uzaklıkta ve gitmek istediğimiz yerler de hep birbirine uzak olması sebebiyle biz araç kiralama kararı aldık. Uçaktan indiğimizde Avis ve Budget'ın önü insan kaynadığından 3. Alternatifimiz olan Baytur’dan araç kiraladık. İlk defa provizyon almayan bir firma ile karşılaştım. Çokta memnun kaldık. Zaten 70 yıldır bu işi yapan bir firmaymış. Tercih edebilirsiniz. Salda Gölü İlk rota olarak yerli Maldivler olarak adlandırılan Burdur’a bağlı Salda Gölü’ne doğru yola çıktık. Yolculuk yaklaşık 1 saat kadar saat sürdü. Ancak doğa ile iç içe bir yolculuk olduğundan çok keyif aldık. Salda gölünde bir çok plaj bulunuyor. Bunlar: Yeşilova Belediyesi Halk Plajı, Doğanbaba Halk Plajı ve Orman Bakanlığı Tabiat Parkı. Biz araştırma sonucunda tavsiyelere uyduk ve Orman Bakanlığı Tabiat Parkı'nı tercih ettik. Burada yemek yiyebileceğiniz, duş alıp kıyafet değiştirebileceğiniz yerler mevcut. Her plajda yüzmek yasaktır tabelasının olduğunu söyleyebiliriz. Oradaki işletmede çalışanlara sorduğumuzda, boğulma olayları çok yaşandığı ve cankurtaran olmadığı için böyle bir yola başvurulduğunu söylediler. Yüzme ile ilgili bir sıkıntınız yoksa rahatlıkla suyun tadını çıkarabilirsiniz. Her şey güzel hoş ama suda yılanlar var, ve biz şaka maka denk geldik. Hatta fotoğrafını çekerken kafayı çıkarıp tısladı bize! Zaten soğuk olduğu için girmekte zorlanıyorduk sağ olsun minik yılan karar vermemizi hızlandırdı. Ayaklarımızı sokmakla yetindik, yine de çok güzeldi. Buranın harika bir ışığı var ve ne çekerseniz güzel görünüyor. Çılgınlar gibi fotoğraf çekmiş olabiliriz o kadar diyeyim yani :D Alternatifler: Aceleniz yoksa Salda gölünün bulunduğu Yeşilova’yı gezebilirsiniz. Buradan yaklaşık 2 saat uzaklıktaki İnceğiz Köyü’ne gidebilirsiniz. Biz gitmeyi çok istiyorduk ancak kısıtlı zamanımız olması sebebiyle gelecek sefere dedik. İnceğiz kanyonundaki fotoğraflara bakarsanız neden gitmek istediğimizi anlarsınız vaktiniz varsa gidin bizce. Denizli merkeze gitmekte bizim tercih etmiş olduğumuz alternatif. Denizli Merkez Otelimiz merkez de olduğu için biz rotayı bu yöne çevirdik. Denizli merkez için de az uz gitmedik yani bu da bizi yemek yeri arayışına itti tabi. Yeni keşfe zaman yok diyerekten Kebapçı Baki’ye gidip, meşhur tandır kebabı söyleyiverdik. Tandır kebabı kuzudan yapılıyor ve oldukça yumuşak ve lezzetli. Yadırgamayın diye söylüyorum çatal, bıçakla servis edilmiyor. Yalnız pidelerimiz yağlı olduğundan biz istedik. Eğer yeriniz kaldıysa İstanbul’da da şubesi bulunan Hacı Şerif’te irmikli dondurma yemenizi öneririz. Diğer yandan lokumları, çikolataları ve susamlı helvasını da tavsiye ederiz. Laodikiea Antik Kenti Denizli’ye 7 km uzaklıkta buluna Laodikeia, aynı zamanda Pamukkale yolu üzerinde bulunuyor. Yani uğramanız zorunlu :) Bi açıkçası uğrasak mı? Vakit kalırsa uğrarız gibi düşünerek yola çıktık. İyi ki de vakit kalmış. Laodikiea MS.60 depreminde yerle bir olmuş bir şehir olmasına rağmen kalan görkemli yapısıyla bizi çok heyecanlandırdı. Özellikle Suriye caddesi ve Tapınak bizi yıkılmış haliyle kendisine hayran bıraktı diyebiliriz. Gün batımına yakın gitmenizi tavsiye ederim. Ayrıntılı bilgi için pamukkalle.gov.tr yi ziyaret edebilirsiniz. Hierapolis Antik Kenti Müze Kart geçerli Yaz Dönemi: 15 Nisan / 2 Ekim 08:00 -21:00 (saat 21 e kadar giriş yaptığınız surette çıkış saatiniz önemi olmuyor) Kış Dönemi: 3 Ekim / 14 Nisan 08:00 – 17:00 Öncelikle Hierapolis Antik kentini çok büyük olduğunu ve rahtlıkla 1 gününüzü burada geçirebileceğinizi söyleyeyim. Hierapolis’in bir Frigya kenti olduğu söylenmekte. Helenistik, özgü bir yapıya sahip kent yaşanan depremler sonrasında tipik bir Roma kentine dönmüş. Hierapolis’in 3 farklı girişi var. Kuzey Girişi: Burası Travertenlere, Arkeoloji müzesine, Anfi tiyatroya ve antik havuza oldukça uzak mesafede yer alıyor. Gidiş veya dönüş yolunda minibüs kullanabilirsiniz. Yalnız antik kentte yer alan hamam, kilise, eski tiyatro, Zeus Tapınağı, Agora gibi şehrin önemli yerleri Kuzey Girişine daha yakın da yer alıyorlar. Şehir kalıntılarını yakından görmek istiyorsanız ve vaktiniz kısıtlı değilse yaya olarak gezmenizi öneririm. Güney Girişi: Tavsiye ettiğimiz giriş burası 500 metre yürüyerek Antik havuz, Arkeloji Müzesi, Pamukkale Travertenleri ve Anfi Tiyatroya buradan daha az yorularak ulaşabilirsiniz. Traverten Girişi(Yaya Yolu): Bu girişi kullanırsanız travertenlerden yürüyüp, Hierapolis'e ulaşıyorsunuz gözlemlerime göre uzun ve yokuş yukarı bir yol. Arkeoloji Müzesi 3 salondan olşan müzede Hiarapolis antik şehrindeki kalıntılar, eserler sergileniyor. sırayla Lahitler ve Heykeller Salonu, Küçük Eserler Salonu ve Hiearapolis Tiyatrosu Buluntuları Salonu yer almakta. Antik Havuz Bir deprem sonucunda oluşan Antik havuz UNESCO koruması altında. Cüzi bir ücret (32 TL)karşılığında bu havuza girebiliyorsunuz. Anfi Tiyatro Kuzey Kapısından giriş yaptıysanız hiç direnmeden minibüsle gitmelisiniz. Akşama doğru giderseniz, harika bir manzara sizi bekliyor olacak. Minibüslerin akşam 8’e kadar olduğunu vurgulayalım. Sonra bizim gibi yürümek zorunda kalmayın :) Pamukkale Traveltenleri Sanırım en merak ettiğimiz yer UNESCO Dünya Mirası olan Travertenler idi. Nasıl bir dokusu olduğu tam bir muammaydı. Termal su birikintilerinin olmadığı kısımların oldukça sert olduğunu söyleyebilirim. Ama havuz gibi derin yerler oldukça yumuşak bir tortu ile kaplı. Burada suya girip, rahatlayabilirsiniz. Suyunun şifalı olduğunu ve oldukça sıcak olduğunu da bilmeyen yoktur zaten. Teleferik Merkeze 15 dakika uzaklıktaki teleferiğe kesinlikle gitmelisiniz. Güzel bir deneyimdi. Dilerseniz indiğinizde sizi bekleyen minibüs servisi ile yaylaya çıkıp kahvaltınızı yapabilirsiniz. Yalnız yayla derken Karadeniz’deki yaylalar gibi bir yer beklemeyin burası modern bir mesire alanı. Bilginiz olsun. Kaklık Mağarası ve Yüzme Havuzu Havaalanına yakın mesafede bulunan Kaklık Mağarasına gerçekten vaktiniz varsa uğramanızı öneririm. Zira biz yeni yol yapılmış olması sebebiyle navigasyona uyup bayağı bir dolaştık. Açıkçası beklentimiz daha yüksekti. Gittiğimizde sadece biz vardık. Mağaranın içerisi güzel görünüyor hatta şöyle söyleyelim Pamukkale travertenleri gibi bir yapı sizi karşılıyor, ancak bakımsız ve çok ağır bir kokusu var. 2 günde herhalde daha fazla yer gezemezdik. Dolu dolu geçen gezimizden biz çok keyif aldık. Umarım güzel bir rehber olmuştur. Daha fazla vaktimiz olsaydı neler yapardık.. Keloğlan Mağarası’na giderdik. İnceğiz Köyü Kanyonuna giderdik. Honaz Dağ’ında Yamaç Paraşütü yapardık Hacı Şerif’te en az bir kez daha Dondurmalı İrmik tatlısı yerdik. Tripolis Antik Kenti’ne giderdik. Gelecek sefere diyelim artık. İyi gezmeler :)

  • Peri Masalından Farksız: Kotor | SineGezi

    Neden Karadağ ? sorusunu çevremden sıkça duyuyorum. Öncelikle pek çok ülkenin aksine  vize almadan gidebiliyorsunuz. Para birimi olarak Euro kullanıyor... Peri Masalından Farksız: Kotor-Karadağ 03.09.2016 | Lütfiye Ünal Paylaş İlk yazımı Karadağ ile ilgili yazmak istedim... Neden Karadağ ? sorusunu çevremden sıkça duyuyorum. Öncelikle pek çok ülkenin aksine vize almadan gidebiliyorsunuz. Para birimi olarak Euro kullanıyor fakat diğer ülkelere oranla çok daha ucuz. Az para harcarken dünyanın en güzel sahillerinden birinde olmayı kim istemez!? Doyamayıp kısa süre içinde 2 kere gidip 2 farklı bölgede kaldım. İlk olarak Kotor bölgesine gittim . Peri masalı mı dersiniz , bilgisayar oyunu mu bilmem ama gerçek olamayacak kadar güzeldi. Her yanı dağlarla çevrili olan bölgenin ortasında Adriyatik denizi var. Ulaşım dağın içinden geçen tünelle sağlanıyor. Tamamen plansız gittiğimiz için şans eseri Adriyatiğin kıyısında şirin mi şirin bir hostel bulduk. Adı Hostel 4U. Rezarvasyonumuz olmadığı için bize yer bulamadılar. Güzel insanlar, bir günlüğüne kendi çalışanlarının kaldığı odalardan birini ayarladılar ve bunun için bize indirim yaptılar :) Ertesi günü deniz manzarası olan odalardan birine geçebildik. Eğer gitmeyi düşünürseniz önceden rezarvasyon yaptırmakta fayda var . Yaptırmadıysanız da bizim gibi şansınızı deneyebilirsiniz tabi :) Odamıza yerleştikten sonra kendimizi hostelin önündeki sahile attık. Bütün gün muhteşem denizin , dağların ve güneşin tadını çıkarttık. Çok yorulduğumuz için ilk gün kısa bir şehir turu yaptık. Ertesi gün meşhur Kotor Old Town’a gittik. Old town’ın hemen ön tarafında Information kulübesinden ücretsiz haritalarımızı aldık. Old Town’ın içinde görülmesi gereken bir sürü yer olduğu için haritanın önemi çok büyük. Gezimiz hediyelik eşya dükkanlarında geçirdiğimiz vakitle birlikte yaklaşık olarak 4 saatimizi aldı . Hediyelik eşya dükkanı konusuna ayrıca değinmek istiyorum. Birçok farklı alternatif bulabileceğiniz mağazalar var. Fakat old town içinde olduğu için (özellikle saat kulesi çevresindekiler) çok daha pahalıya satıyorlar. Eğer uygun fiyata hediyelik eşya almak isterseniz Old town ın derinliklerine ilerleyin. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Gezimizi tamamlayıp epey yorulduktan sonra yemek molası vermeye karar verdik. Karadağ İtalya’nın karşı kıyısı oldu için İtalyan mutfağından çok etkilenmiş. Bu yüzden biz de bir pizza restoronına gittik. Gerçekten pizzalar lezizdi. Bunun yanı sıra diğer günlerde deniz ürünleri de denedik oldukça başarılıydı. Bir diğer gün yine karnımızı doyurduktan sonra sıra en zevkli şeye gelmişti. Kotor Old Town’ın eteklerine kurulduğu dağın en tepesine çıkmaya doğru yola koyulduk. Dağın en tepesinde St. John Fortress adında günümüzde seyir alanı olmuş tarihi bir kale bulunuyor. Merdivenlerin başladığı yerde 3 euro gibi bir ücret ödemek gerekiyor. Biz dinlene dinlene 1 saatte çıkabildik. Ama tüm yorgunluğa ve harcadığımız 1 saate değdi. Kotor’u; dağları, denizi ve güneşin batışını en tepeden izlemek ölmeden önce yapılması gerekenlerdendi. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Keyifli okumalar :)

  • İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı | SineGezi

    Oyun hemen hemen bir çoğumuzun ama uzun ama kısa bir süre de olsa deneyimlemiş olduğu işsizlik sürecini konu alıyor. İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı 12.02.2017 | Gonca Kaya Paylaş Yazar : Ali Cüneyt Kılcıoğlu Yönetmen : Elif Erdal Oyuncu : Berkay Tulumbacı Süre : 1 saat 40 dakika (2 Perde) Ödüller : Ekin Yazın Dostları 2014 Tiyatro Ödülleri, Yılın Erkek Oyuncusu, XIV. Direklerarası Seyirci Ödülleri, Genç Yetenek Ödülü, İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı Ali Cüneyt Kılcıoğlu ’nun kaleminden çıkan bir oyun. Oyunun konusu, kurgusu oldukça başarılı. Oyun hemen hemen bir çoğumuzun ama uzun ama kısa bir süre de olsa deneyimlemiş olduğu işsizlik sürecini konu alıyor. Ancak bu işsizlik 2001 kriz zamanında yaşanıyor ve piyasalar sebebiyle bir hayli uzun zaman alıyor, tabi hal böyle olunca etkileri çokta hafife alınacak cinsten olmuyor. Oyunu tek başına sırtlanan, başından sonuna kadar hiç falso vermeden, tempoyu düşürmeden, tüm duygularını bize samimiyetle yansıtan işsizimiz; Berkay Tulumbacı ’yı tebrik etmek gerekiyor. Oyun hakkında biraz daha fazla ayrıntı vermek gerekirse; 2001 yılında yaşanan herkesi etkileyen krizle birlikte bütün piyasalar tepetaklak oluyor. Tam da bu sırada askerliğini tamamlayıp, iş aramaya başlayan işsizimizin yaşadığı süreçlere şahit oluyoruz. Olay Berkay Tulumbacı tarafından geriye dönük bir şekilde anlatılıyor. İş görüşmesi ritüellerini yani; sinir bozan, nabız yoklayan sorulara sabırla cevap verdiğiniz, güçlü bir psikolojiye sahip olmanızın zorunlu olduğu, mezun olduğunuz bölümle ilgili bir iş aramakta olup aranmayı beklerken ciğerinizin solduğu, issizlikten bunalıp istemediğiniz işler için kendinizi bir masanın diğer ucunda bulduğunuz zamanların olduğu saçma sapan bir dönemeç! Durun daha bitmedi; yazılan kitapların, verilen tavsiyelerin herkesi bir kalıba sokulduğu düzende, iş verenin hem bu kıstaslara uymanızı hem de farklı olmanızı beklediği, çok fazla aday olduğundan sadece onların sizi değerlendirdiği, sizin değerlendirme hakkınızın hatta bunun ötesinde kendiniz gibi davranma hakkınızın bile olmadığı berbat ötesi sorunlu bu dönemi en güzel noktalarına değinerek, yakalayan oyun hem gülümsetti hem de derin derin düşündürdü bizi. Gülümsetme kısmında Berkay Tulumbacı’nın renkli anlatımının payı büyük. Oyun bittikten sonra, 2013’ten bu yana oynanan bu oyunu neden daha önce izlemediğimi sorguladım diyebilirim. Herkese tavsiye ediyorum :)

  • Lviv Gezi Rehberi | SineGezi

    Son zamanlarda bayağı popüler olan Lviv’e biz de bir çıkartma yapalım dedik. Kışların çetin ve oldukça soğuk geçtiği Lviv’e Ocak ayında gitmek ne kadar mantıklıydı, onu hala bilmiyoruz ama biz gittik ve neredeyse planladığımız çoğu yeri gezebildik... Lviv Gezi Rehberi 30.01.2019 | Gonca Kaya Paylaş Son zamanlarda bayağı popüler olan Lviv’e biz de bir çıkartma yapalım dedik. Kışların çetin ve oldukça soğuk geçtiği Lviv’e Ocak ayında gitmek ne kadar mantıklıydı? Onu hala bilmiyoruz ama biz gittik ve neredeyse planladığımız çoğu yeri gezebildik. Lviv turistik bir yer ancak mevsimden midir bilinmez turist sayısı restorant, müze kapılarında sıra beklemenize yol açabilecek kadar fazla değildi. Hafta sonunuzu renklendirmek, kendinizi şımartmak istiyorsanız. Lviv'e uygun bütçeli bir gezi düzenleyebilirsiniz. Gelelim bizim gezimizin ayrıntılarına; İlk olarak ulaşımdan bahsetmek istiyoruz: İstanbul'dan 2 saatlik bir uçak yolculuğu ile Lviv hava alanına varabilirsiniz. Biz hava alanından Uber kullanarak kalacağımız otele gitmeyi tercih ettik. Ancak 9 veya 48 numaralı otobüsleri de tercih edebilirsiniz. Başka ve çok tavsiye etmediğimiz bir seçenek de taksi ile merkeze gitmek. Şehir içinde gezilecek yerler birbirine oldukça yakın olduğundan çok fazla ulaşım aracına ihtiyacınız olmayacaktır. Tabanlarınıza kuvvet diyelim :) Rynok Meydanı Nerede kalırsanız kalın bu meydandan defalarca geçiyorsunuz. Rynok meydanının akşamları daha bir renkli olduğunu söyleyebiliriz. Meydanda bulunan belediye binasının tepesinden şehri kuş bakışı görmek isterseniz, bunun biraz zahmetli olduğu söylenebilir. Ne kadar zahmetli derseniz; 400 küsür basamakcık kadar :) Pototski Palace Avrupa’nın önemli ailelerinden birisine ait olan saray diğer yapılara göre oldukça gösterişli. Burada sanat eserleri sergilenmekte. 2 katı bulunan sarayın 2 katı ayrı ayrı ücretlendirilmiş. 1 kat gezmek için 30 grivna, 2 kat için 60 grivna ödemeniz gerekiyor. Herhangi bir yazılı veya sözlü rehber yok. Hatta kaba orta yaş üzeri rus kadınları var. Şehri çok sevmemize rağmen bu ayrıntıyı paylaşmadan geçmeyelim. Ukraynalılar özellikle orta yaş üzeri olanlar; turistlere karşı pek sıcak değiller, soru sorduğunuzda konuşmak yerine el kol hareketleriyle sizi başlarından savurabiliyorlar veya garsonlar1 birkaç soru sorduğunuzda size göz devirebiliyorlar. İngilizce konusunda da çok iyi değiller, belirtmekte fayda var diye düşündük. Ivan Franko Parkı Gittiğimiz mevsimden dolayı karlarla kaplı olan parkta, yürümek her ne kadar meşekatli olsa da, park bizim gözümüze çok güzel göründü. Bahar aylarında ve yazın çok keyifli bir yer olabileceğini tahmin edebiliyoruz. St. George Katedrali Sehirde çok fazla görkemli yapı olduğunu söyleyemeyiz bu sebepten bu katedral oldukça dikkat çekiyor. Katedral ayrıca Avrupa’nın en önemli katedrallerindenmiş. St. Olha ve Elizabeth Kilisesi Gotik tarzda yapılmış kilisenin dışının etkileyici olduğunu söyleyebiliriz. Burası biraz şehir merkezinden uzak, bu sebepten şehir merkezine dönmek için toplu taşıma veya taksi kullanmanızı öneririz. Lviv Opera Binası Hem dış hem de iç mimarisini oldukça etkileyici bulduğumuz; Opera binası mutlaka gezi planınızda olması gereken bir yer. Eğer gittiğiniz tarihte bir etkinlik varsa mutlaka bu fırsatı kaçırmamanızı tavsiye ederiz. Biz denk geldik ve çok keyif aldık. Üstelik bilet fiyatlarının çok uygun olduğunu küçük bir ayrıntı olarak eklemek isteriz. http://opera.lviv.ua/en/afisha/ Ermeni Sokağı Virmenska olarak bilinen sokakta gezerken mutlaka yolunuzun düşeceği, güzel fotoğraflar çekebileceğiniz bir sokak. Ermeni katedrali, sokağın en dikkat çeken yapılarından. Mons Pius et restoranı da bu sokakta bulunmakta. Ayrıntılar için Lviv Yeme İçme Rehberimize göz atabilirsiniz. Lviv Coffee Manufacture İlginç bir restoran deneyimi, hediyelik kahve ve eşya almak için uğrayabileceğiniz, oldukça turistik bir mekan. Baretlerle yer altında gezinebiliyorsunuz. Bize ne kadar basık ve karanlık gelse de ilginç bir deneyim olduğunu söyleyebiliriz. Kafe bölümünde servis edilen, kahveleri ve tatlılarıyla daha çok ilgilendiğimizi itiraf etmekte bir sakınca görmüyoruz. Ayrıntılar için Lviv Yeme İçme Rehberimize göz atabilirsiniz. Lviv El Yapımı Çikolata Dükkanı Bizim gibi çikolata delileri için tarifi çok zor bir mekan, ne kadar methiyeler dizsek azdır. Yapımını da yakından izleyebildiğiniz çikolataların, eğer hediye almak istiyorsanız, alınacak en güzel hediyelerden olduğunu düşünüyoruz. Çikolata ve tatlılarını tadabileceğiniz kafesininde mevcut olduğunu belirtelim. Ayrıntılar için Lviv Yeme İçme Rehberimize göz atabilirsiniz Boim Şapeli Bulmakta biraz zorlandık kendisini, içerisini gezme fırsatımız olmadı ancak 1600 yıllarda inşa edilmiş ve UNESCO dünya mirası listesinde yer almaktaymış. Dominican Katedrali Rynok meydanına oldukça yakın olan katedral gezerken mutlaka gözünüze ilişecektir. Bernardina Kilisesi Dominican Katedraline çok yakın olan kilisenin içi oldukça görkemli. High Castle Şehri uzaktan ve daha yüksekten görebileceğiniz bir yer. Soğuk havalarda gidilmesi pek önerilmez. Italian Courtyard Oldukça bakımsız kalan avlunun bize çok terk edilmiş hissi verdiğini söyleyebiliriz. Tabi bu mevsimden kaynaklı da olabilir. İtalyan mimarisine meraklı iseniz; İtalyan mimarisiyle inşa edilmiş avluyu gezmek için 10 grivna ödemeniz gerekiyor. Eczacılık Müzesi Açıklama ve rehberlik anlamında Ukraynalıların çok başarılı olmadığını düşünerek bu müzeyi es geçtik. İlginizi çekiyorsa, listenize ekleyebilirsiniz. Lychakiv Mezarlığı Mezarlık olabilir ancak oldukça turistik bir yer. Hatta Lviv’liler de bunun farkında olacaklar ki girişler ücretli. Merkezden 20 dakika yürüyerek mezarlığa ulaşabiliyorsunuz. Kısa İpuçları: Lviv’i gezmek için 2 veya 3 gün yeterli olacaktır. Ukraynalıların iletişim ve İngilizce konusunda iyi olmadıklarını bu sebepten, yol tarifi için navigasyon kullanmanızın sinirlerinizi bozmamak açısından yerinde bir karar olacağını şimdiden söyleyelim.(Sadece 50 grivna ödeyerek 8gb internet paketi alabilirsiniz.) Hediyelik çikolata, şeker almak isterseniz yerel markarı; Rochen’e bir göz atın deriz. Konaklama olarak genel olarak fiyatlar uygun. Biz Danylo Inn adındaki otelde konakladık ve memnun kaldık. Tavsiye ederiz. Uber yaygın olarak kullanılıyor. Uber ile merkeze gitmenin bedeli 70-90 grivna arasında, taksilerin daha pahalı olduğunu duyduk, pazarlık konusunda ısrar ederseniz, indirim yapabiliyorlarmış. Harcayacağınız paranın hepsini hava alanında bozdurmamanızı öneririz. Her ülkede olduğu gibi burada da daha düşük kur çarpanı kullanılıyor. Ancak arada ciddi bir fark yok. Örnek vermek gerekirse; hava alanında 1 euro 29.00 grivnadan alınıyorken merkezde 31,4 grivnadan alınıyor. Son olarak; küçük şehirleri gezmenin, her yeri yürüyerek keşfetmenin çok keyifli olduğunu düşünenlerden olduğumuz için Lviv’i genel olarak sevdiğimizi söyleyebiliriz. Gitmeyi düşünenler için şimdiden keyifli geziler dileriz :)

  • Marslı | SineGezi

    Yine karakterlerini severek izlediğim filmlerden biri. 2015 yapımı billim-kurgu/gerilim türündeki filmin yönetmenliğini Ridley Scott yapmış... Marslı (The Martian ) - 2015 30.10.2017 | Hande Samancı Paylaş IMDb : 8/10 Beyaz Perde : 4,4/5 Tür : Bilim Kurgu, Aksiyon, Gerilim, Macera Süre : 141 dk Yönetmen : Ridley Scott Oyuncular : Matt Damon, Sean Bean, Kate Mara, Sebastian Stan, Jessica Chastain Yine karakterlerini severek izlediğim filmlerden biri. 2015 yapımı billim-kurgu/gerilim türündeki filmin yönetmenliğini Ridley Scott yapmış. İlk olarak film hakkında bir şey söylemem gerekirse izlerken son dakikaya kadar sizi içine aldığı o gerilim duygusundan bir türlü kurtulamıyorsunuz. Gerilim üstüne gerilim yaşanıyor. Marsta hayat zor tabi. Filmin konusunda gelelim; Marsta keşfe çıkmış bir takım güzide insan topluluğu bir talihsizlik sonucu bir fırtınaya yakalanırlar. Fırtına sırasında ise ekip üyelerinden Mark Whitney (Matt Damon) o karmaşada öldü sanılır ve Mark kendini Marsta bir başına, idare etmesi gereken azcık yemeğiyle çaresiz bir şekilde bulur. Tabi karakterimiz çok normal olmadığından ve yaşadığını Dünya’ya belli etmekte ısrarcı olduğundan yaptıkları ve zekasıyla gerçekten insanı şaşırtıyor. Mark’ın Marstaki hayat mücadelesini izlerken karakterle bir bağ kuracak ve yaptıklarına vay be demeden geçemeyeceksiniz. Mark tüm uğraşlarının karşılığını alacak mı? Dünya yaşadığını öğrenebilecek mi? Gibi sorular eşliğinde sizi filmi izlemeye teşvik ediyorum. Mutlaka izlenmesi gereken bilim kurgu/gerilim tadındaki bu filmi sevineceğinizi düşünüyorum. Not: Matt Damon oynadığı karakteri çok başarılı bir şekilde canlandırmış. Filmin bu kadar iyi olmasında büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum. :)

  • Brugge | SineGezi

    Belçika’nın batısında yer alan ve kuzeyin Venedik’i olarak adlandırılan Brugge’deyim. Mimarisiyle insanı büyüleyen, eski dokusunu koruyan, masalsı ve daha b... Masalsı bir Şehir; Brugge 30.01.2017 | Gonca Kaya Paylaş Belçika ’nın batısında yer alan ve kuzeyin Venedik ’i olarak adlandırılan Brugge ’deyim. Mimarisiyle insanı büyüleyen, eski dokusunu koruyan, masalsı ve daha birçok güzel sıfatı hak eden bir şehir Brugge. Eğer bir gün yolunuz Belçika’ya düşerse veya Belçika’ya gitme planınız varsa buram buram tarih kokan, el değmemiş bu şehri kesinlikle gezinize dahil etmelisiniz. Brugge küçük bir şehir gezilecek alanlar bir elips içerisinde yer alıyor ve böyle şehirlerin en güzel yanı neredeyse şehrin tamamını yürüyerek gezebilmeniz. Uyum şehrin her yerinde adeta, elinizden fotoğraf makinenizi düşüremeyeceğinizin garantisini verebilirim. Brugge ’e Hollanda ’dan 3 saatlik bir yolculuk sonrasında ulaştık. Avrupa’da otobüs yolculukları tren yolculuklarına göre biraz daha uygun. Euroline ve Megabus benim bildiğim büyük firmalar. Tabi trenleri de sıkı takip ederseniz indirimleri yakalayabilirsiniz. Benelüks& Paris turları genellikle Brugge’ü bir günlük veya iki günlük olarak içine dâhil eden turlar gitmek için bunlara da bakabilirsiniz. Brugge büyük bir şehir olmadığı için 2 günde bile rahatça gezebilirsiniz. Ya da diğer bir seçenek olarak, kendi turunuzu ayarlayıp dilediğiniz kadar da kalabilirsiniz. Gittiğinizde ilk iş bir harita edinin kendinize, zaten haritalarda yapabilecekleriniz çok güzel bir şekilde anlatılıyor. Tarihi mekanlardan, yemek- eğlence mekanlarına kadar hepsi özenle özetlenmiş. Her hangi bir araştırma yapmadan da gitseniz bu haritalar size rehber olabilirler. İlk olarak Grote Markt Meydanı ndayız. Nereye bakarsanız ayrı bir güzellik, bu güzelliği kuş bakışı izleme ve aynı zamanda fotoğraflama şansına da sahipsiniz. Yapmanız gereken bizim gibi 83 metre yüksekliğindeki Brugge Çan Kulesinin (Berfly of Brugge ) tepesine 366 basamak çıkarak ulaşmak. Neyse ki ara ara dinlenebileceğiniz küçük odalar da mevcut. :) Diğer meydanımız Burg Meydanı burada Belediye binası bulunuyor. Binaların bir biriyle uyumu görülmeye değer gerçekten sanki fotoğrafı yaşıyormuşum hissi gezi boyunca benimleydi. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Buranın hemen yakınında ki Dijver nehrini arzu ederseniz nehir kenarında yürüyerek veya bota binerek gezebilirsiniz. Kanallar da ki kuğularsa eşsiz bir manzara sunuyorlar ve gezinizi görsel olarak zenginleştiriyorlar. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Diğer bir tarihi simge Ezelpoort (Donkey’ gate) gerçekten çok hoş bir görüntüsü var. Burası şehrin batısında yer alıyor. To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key. Rüzgar değirmenleri için biraz fazladan yürümeniz gerekiyor ancak onlar da görülmeye değer. Yemek konusuna değinilecek olursa herkese hitap edebilecek çeşitte restoranları var meydanda olanlar biraz daha pahalılar. Diğer yandan birçok atıştırmalık seçeneğiniz var. Atıştırmalık demişken sokakları waffle ve çikolata kokan bir şehirde atıştırmaların pek masum olmadığını da belirtmek isterim. Gitmişken denemek lazım tabi. Akşam vakit geçirebileceğiniz mekanlardan bir kaçını sıralayacak olursam; 2be Beer Wall, Staminee de Garre, Cafe Rose Red en i yiler arasında. Biz yanlış hatırlamıyorsam Cafe Pick' e gitmiştik orası da gayet güzeldi. Spontane olmayı sevmiyorsanız gitmeden araştırmanızda fayda var. Bizim böyle bir kaygımız olmadı çünkü bu şehrin en güzel yanlarından bir tanesi de bir yerden diğer yere gitmek için çok büyük çaba sarf etmeniz gerekmiyor. En kötü beğenmezsiniz ve bir diğer mekana gidersiniz. Ben iki günlük kısa gezimizden çok keyif aldım ve son olarak el değmemiş yapısıyla tablo gibi olan Brugge’ü yeniden gezmek isteyeceğim bir şehir olarak hafızama kazıdım. Keyifli geziler :) Bizce İlginizi Çekebilir... Çikolata Kokan Sokaklarıyla Brüksel L’intermezzo Brüksel’de Bir Makarnacı

  • Belgrad Gezi Rehberi | SineGezi

    Vizesiz olması, uygun olması, yakın olması ve en önemlisi her gezimizde yaşadığımız yeni yerler göremenin verdiği mutlulukla Belgrad gezimizi planladık... Belgrad Gezi Rehberi 19.02.2018 | Gonca Kaya Paylaş Vizesiz olması, uygun olması, yakın olması ve en önemlisi her gezimizde yaşadığımız yeni yerler görmenin verdiği mutlulukla Belgrad gezimizi planladık. 24 saat yaşayan bir şehir olan Belgrad’a 3 gün ayırarak tüm şehri rahatlıkla gezebilirsiniz. Gelelim gezi planlarının kilit noktalarına; Belgrad’a Ne Zaman Gidilir? Belgrad’a kış ayında giderek, Belgrad’a her zaman gidilebileceğine şahit olduk ve rahatlıkla herkese önerebiliriz. Tabi sıkı giyinmenin şart olduğunu da ayrıca belirtmekte fayda var. Şubat ayı olmasına rağmen gözlemlerimiz şu şekilde; yılbaşı etkisi hala devam ediyor, sokaklar soğuğa rağmen oldukça renkli ve ışıl ışıl. Son olarak şehir merkezinde bolca Turist olduğunu söyleyebiliriz, bizim gibi soğuğa aldırış etmeyen turistlerin de bu şehre ayrı bir hava kattığını ekleyelim. Belgrad’da Ulaşım Konusu Belgrad’a uçak ile ulaşım sağladıysanız; şehir merkezine gitmek için bir kaç seçeneğiniz var: Uygun bir seçenek arıyorsanız; havaalanından merkeze giden 72 numaralı otobüs ü kullanabilirsiniz. Otobüs ücreti 150 Sırp Dinarı, ödemeyi otobüs şoförüne yapabiliyorsunuz. Diğer bir seçenek A1 otobüsü , daha hızlı olduğunu söylüyorlar. Taksi de seçenekleriniz arasında bulunuyor. Havaalanından fiş alıp, taksi hizmetinden yararlanabilirsiniz. Ayrıca rezervasyon yapılan oteller de transefer hizmeti sunuyorlar. Bize önerilen hizmet 16 Euroydu. Bunun dışında geziniz sırasında otobüs kullanacaksanız otobüs kartı alabilirsiniz. 1,3 ve 5 günlük seçenekleri bulunuyor. Belgrad Gezilecek Yerler Aziz Sava Kilisesi Balkanların en büyük Ortodoks Kilisesi olarak bilinen Sava Kilisesi 1935 yılında inşa edilemeye başlanmış ancak, ikinci dünya savaşından sonra aldığı hasar ve daha bir çok sebeple inşası yarım kalmış, ne yazık ki Kilisenin içi dışı kadar görkemli değil, hala inşaat halinde. Ulusal Kütüphane Aziz Sava kilisesinin hemen yanında bulunan National Kütüphanede bir kahve molası verebilirsiniz. Nikola Tesla Müzesi Müzeyi rehber eşliğinde gezmeye özen gösterin deriz. Rehber eşliğindeki gezi programında önce Nikola Tesla ’nın hayatını anlatan kısa bir film gösteriliyor. Sonrasında deneyler yapılarak müze gezisi tamamlanıyor. Müze giriş ücreti: 500 Dinar St. Mark Kilisesi Yine bir kiliseli tavsiyesiyle karşınızdayız. Avrupa gezilerinde kiliseler sebebiyle bir kısır döngüye giriyormuşuz gibi hissetmiyor değiliz ancak biliyorsunuz ki kiliseler genelde çok görkemli oluyorlar ve yapıldığı döneme dair mimari izler taşıyorlar. St. Mark Kilisesi de oldukça görkemli ve görülmesi gereken yerleden. Kalemegdan “Kale” ve “meydan” kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelen “Kalemeydan” ismi verilen bölge, günümüzde “Kalemegdan” olarak anılıyor. Bu bölgeyi gezerken Osmanlı etkilerini hissedebilirsiniz hatta bizim gibi ne oluyor yahu Sırpların burada ne işi var moduna da girebilirsiniz. Knez Mihaliova Caddesi Bize İstiklal Caddesini andıran cadde ışıl ışıl, mutlaka gitmeniz gereken bir yer demiyoruz çünkü eminiz ki geziniz sırasında bir çok kez bu caddeyi arşınlayacaksınız. Cumhuriyet Meydanı (Trg Republike) Ulusal müzenin hemen ön kısmı Cumhuriyet Meydanı olarak anılmakta. Gözlemlediğimiz kadarıyla Kadıköy Boğa ve İstiklal Caddesi Burger ne ise bu meydan da bizim örneklerimizden anlayacağınız gibi; buluşma noktası. Her daim kalabalık ve canlı olduğunu söylesek yalan olmaz. Skadarlija Meşhur Bohem bölgesi olarak bilinen Skadarlija bir çok müzikli mekana ev sahipliği yapıyor. Dışarısı soğuk hatta ara ara yağmurlu olmasına rağmen, tüm mekanlar oldukça canlı ve kalabalıktı. Hafta sonu yoğunluğun daha da arttığını vurgulamak gerekir. Planlarınızı ona göre yapmanızı öneririz. Brankov Köprüsü Modern Müzeye giderken burada güzel Belgrad şehir manzaraları yakalayabilirsiniz. Modern Müze(Museum of Contemporary Art) Zemun bölgesinde yer alan Modern Müzenin beklentimizin çok üzerinde olduğunu ve bizi şaşırttığını söyleyebiliriz. 1958 yılında kurulan müze, misafirlerine rehberlik eden bir düzene sahip, tüm çalışmalar yıllara göre sıralanmış, tüm resim alanındaki akımları resimleri sergilemeden açıklamışlar. Resme ilgisi olanların keyifle gezeceği bir müze. Kısa Kısa Yemeli- İçmeli Belgrad Restoranlar Red Bread Kahvaltı için ideal bir mekan. Türk mutfağına yakın denilebilecek bir menüye sahipler. Domatesli, fesleğenli sandviçlerine ayrıca bir parantez açmak gerekiyor, bizce mutlaka tadılmalı! Moon Sushi Belgrad’da Dünya mutfağından bir çok seçenek var. Sushi de seçeneklerden biri. Mekan da ortalama 1500 Dinar ödeniyor. Boutique No.2 Belgrad’ın ünlü caddelerinden Knez Mihailova’da yer alan Boutique no.22 oldukça geniş bir menüye sahip, her damak tadı için ideal bir mekan. Ciudad Zapata Gelenekselden çok sevdiğimiz yemeklere yöneldiğimiz doğrudur. Meksikan yemekleri de göz bebeğimiz olurlar, bu sebepten daha önceki ziyaretçilerinden de oldukça güzel yorumlar alan Zapata’yı es geçmiyoruz ve ortamı oldukça keyifli olan Zapata’da akşam yemeği yemeği bir borç biliyoruz. Sadede gelin derseniz, biz beğendik, söyleyeceklerimiz bu kadar :) Ferdinand Knedle Gelelim tatlı önerimize; tadı şanı kadar etkilemedi bizi açıkçası ama bu kadar meşhurken tatmaya değer diyebiliriz. Bizim bildiğimiz 2 şubesi var. Birisi daha merkezi diğer daha ara sokaklarda kalıyor. Nereden biliyoruz. Biz haritanın azizliğine uğrayarak uzak olan dükkana gitmişiz. Soğuklar da gidecekseniz böyle şeyler yapmayın deriz :) Ek olarak Belgrad geleneksel lezzetlerinden olan Kebabi de mutlaka tadılmalı! Bir çok yerel restoranda kebabi yiyebilirsiniz. Biraz Kahve Lütfen Özellikle harika kahveler yapan kafeler aramadığımızı belirterek. Kahveyi enerji ve yakıt içeceği olarak görerek karşımıza çıkan seçenekleri değerlendirdik. Coffeedream Coffe Factory Belgrad Gece Gezmeleri OK.No İsmi de kendisi de bize çok sempatik geldi. Cumhuriyet meydanına oldukça yakın olan OK.No ’da keyifli vakit geçirebilirsiniz. Bar Central Kokteyllerini oldukça başarılı bulduğumuz Bar Central Kalemegdan’a çok yakın. Mutlaka listenize ekleyin. Berliner Sava nehrine yakın olan Berliner için merkezden biraz yürümeniz gerekiyor. Hem akşam yemeği yiyebileceğiniz, hem de içeceğinizi içebileceğiniz keyifli bir mekan. Blaznavac Değişik konseptiyle kalbimizi çakan Blaznavac önerilen mekanlar arasında. Red Bar Skadarlija’ya yani namı değer Bohem Mahallesine akşam giderseniz; daha önce de belirttiğimiz gibi sokaklar boş mekanlar oldukça doluydu. Red Bar’da Skadarlija’da gidilebilecek yerlerden. Ancak diğer mekanlara göre daha gürültülü ve kalabalık olduğunu söyleyebilirim. (Hafta sonu etkisi olabilir.) Son olarak... Mekanlar için extra uyarı yapmak gerekirse neredeyse sigara içilmeyen bir yer yok. Havanın soğuk olmasından dolayı dışarıda oturma gibi de bir şansınız olmuyor. Bu yüzden mekanlardan küllük misali ayrılıyorsunuz, bilginiz olsun. Geziniz sırasında internetiniz olmayacaksa, önceden harita indirmenizi tavsiye ederiz. Ama 300 Dinara 4 GB İnternet satın alabileceğinizin bilgisini de verelim. Otobüslere biletsiz binebiliyorsunuz ancak nadir de olsa kontroller yapılıyor. Riske girmeyip otobüs kartlarından almanızı tavsiye ederiz. Müzeler için öğrenci kartınız varsa yanınızda bulundurursanız karınıza olur, diyerek Belgrad Gezi Rehberimize noktayı koyalım. Keyifli geziler :)

  • New York Gezi Rehberi | SineGezi

    Amerika seyahati düşünüyorsanız ve bir kaç durağınız varsa planlamaya bayağı önceden başlamalısınız. Uçak bileti, otel, gezilecek yerler ne kadar kalınmalı gibi konular oldukça önemli. Düşünüldüğünde normal bir Avrupa seyahatinden Amerika’yı zor kılan ne? derseniz; buna cevabım kalış süresinin uzun olması(tercih meselesi tabi bu ama bu mesafeye 10 günden az gelinmesi pek mantıklı olmazdı kanımca), pahalılık ve mesafe. Bu aşamada en önemlisi... New York Gezi Rehberi 19.09.2024 | Gonca Kaya Akak New York seni tam olarak nasıl tanımlasam nasıl anlatmaya başlasam bilemiyorum, seyahat hazırlığı yaparken de oldukça zorlandığımı itiraf etmem gerekiyor. Neyse uzun bir rehbere hazır olun. Amerika seyahati düşünüyorsanız ve bir kaç durağınız varsa planlamaya önceden başlamanızda fayda var. Uçak bileti, otel, gezilecek yerler, ne kadar kalınmalı gibi konular oldukça önemli. Düşünüldüğünde normal bir Avrupa seyahatinden Amerika’yı zor kılan ne? derseniz; buna cevabım kalış süresinin uzun olması(tercih meselesi tabi bu ama bu mesafeye 10 günden az gidilmesi pek mantıklı olmazdı kanımca), pahalılık ve mesafe. Uçak biletinizi alırken aktarmalı seçeneklere bakmayı kesinlikle unutmayın, fiyatlar daha uygun oluyor. Biz saat farkını düşünüp kendimizi yormamak adına çok risk almayıp tercihimizi aktarmasız uçuştan yana kullandık. New York’ta Konaklama ve Ulaşım Hangi mevsimde gidilir klişesine pek girmek istemiyorum. En güzel aylar çoğu seyahat için tabi ki bahar ayları ancak her zaman bu tarihleri ayarlayamıyor insan. Bahar ayları net olarak seyahatinizin konforunu arttırır. Biz seyahatimizi haziran sonu başlangıç olarak planladık. Şansılıydık ki hava bizi çok yormadı. İlk durağımız New York oldu. New York’a güzel bir planlama yaparak 7 günümüzü ayırdık. İlk defa gittiğimiz için mecburen turistik yerler listemizdeydi. Turistik yerler demişken kaldığımız yeri de bu açıdan bakarak Midtown bölgesinde Grand Central’e yakın seçtik. Club Qarters Grand Central’ da konakladık ve otelin konumu bizi hiç üzmedi. New York’da ulaşımdan da söz edip, gezilecek yerlere geçebilirim sanırım. New York’da 3 farklı havalimanı var bizim uçağımız en meşhuru olan JFK Uluslararası Havaalanı ’na iniş yaptı. Dolayısıyla merkeze nasıl ulaşabileceğinizi bu havalimana göre anlatacağım. İlk olarak AirTren ’e binmeniz gerekiyor. Trene binmeden bir ödeme noktası aramanıza gerek yok, Jameica istasyonuna geldiğinizde ödemenizi yapıyorsunuz. 8.5 dolar gibi bir ücreti var. Sonrasında 1 haftalık metro kartınızı alıp metro aktarması yapabilirsiniz. Metro kartı deniyor ancak otobüslerde de geçiyor bu kart. Metro kartı almama opsiyonundan bahsetmeye gerek yok sanırım ama almazsanız tek seferi 2.75 dolar, bunu da belirtelim. Metro kartı da 33 dolardı. Metrolar biraz eski olduğundan dolayı bolca merdiven kullanacağınızı hatırlatmak isteriz. Yükünüz fazlaysa taksi veya Uber fena olmaz. Amerika standartlarına göre taksi ücretlerinin normal hatta uygun olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada 1 haftalık metro ulaşım kartının olması asla az yürüyeceğiniz anlamına gelmiyor dolayısıyla konforunuzu düşünerek rahat edebileceğiniz ayakkabılar tercih etmenizi öneririm. Gelelim seyahatimizin detaylarına; 1. Gün İlk gün uçuşun uzunluğu saat farklı gibi unsurları düşünerek kendinize çok yüklenmemeniz gerekiyor. Örnek sabah 7’de bindimiz uçaktan 8 saatlik uçuş sonrası sabah 10:45’de New York’a vardık. Gezi heyecanıyla gidişte bu durum beni çok fazla etkilemedi. Otele geçip yarım saat 1 saat dinlenmenin ardından gezmeye hazırdım. İlk olarak New York’un meşhur caddesin olan 5th Avenue’dan yürüyerek. Aziz Patrick kilisesine göz attık. Aziz Patrik Katedrali - 5th Ave, New York, NY 10022 New York’un en ünlü caddelerinden biri olan 5. Cadde üzerinde bulunan Aziz Patrik Katedrali, etkileyici mimarisi ve zarif detaylarıyla dikkat çekiyor. Gotik tarzda inşa edilen bu katedral, hem dış hem de iç mekanlarıyla görsel olarak büyüleyici bir deneyim sunuyor. Dış cephesindeki taş işçiliği ve zarif pencereleri fotoğraf çekmek için mükemmel bir arka plan oluşturuyor. Ayrıca, katedrale giriş ücretsiz giriş yapıp; iç mekanın görkemli atmosferini rahatlıkla keşfedebilirsiniz. Empire State - 20 W 34th St., New York, NY 10001 Amerikan filmlerinden tanıdığımız Empire State Binası, 1932 yılında tamamlanmış ve uzun bir süre dünyanın en yüksek binası olarak anılmıştır. Turistik aktivitelerin başında yer alan şehir manzarasını kuşbakışı izleme deneyimini, Empire State Binası’nın tepesine çıkarak yaşayabilirsiniz. Ancak biz bu aktivite için Empire State yerine Top of the Rock’u tercih ettik. Bunun sebeplerinden biri, Empire State Binası’nı güzel bir şekilde görebilmekti. Ayrıca, 230 Fifth Rooftop Bar isimli mekanda da çok güzel bir manzara sunulduğunu belirtmeliyim. Flatiron Binası - 175 5th Ave, New York, NY 10010 Filmlerden tanıdığımız meşhur Flatiron binasını yenilenme çalışmaları sebebiyle tam görememiş olmamıza biraz üzülsekte gezimize devam ediyoruz, zaten fotoğraf noktası olarak rotaya eklenmişti. Levain Bakery - Flatiron, 2 W 18th St, New York, NY 10011 Çoğu kişiye çok şekerli gelse de ben kendisini çok sevdim. Tek seferde 1 tane tüketmek yerine yarım tüketmek daha mantıklı yoksa şekeriniz tavan yapabilir. Katz's Delicatessen - 205 E Houston St, New York, NY 10002 Levain Bakery’den sonra buraya yürüyerek ulaşmaya çalışmak çok mantıklı olmayacaktır. Dolayısıyla metro ya da otobüs kullanmanızı tavsiye ederiz. Burası bizim planlamamıza göre başka bir güne uymadığı için ilk gün aradan çıkarmak istedik. Uzaklık bizi biraz yordu. İlk gün için çok mantıklı bir seçenek olmayabilir. Burayı ziyaret etme isteğimiz popülerlikti tabiki, akşam saatinden önce gittiğimiz için çok fazla sıra beklemedik. Tamamen et severlere hitab eden bir mekan. 1 porsiyonu bence rahatlıkla 2 kişi bölüşebilir. Ete çok düşkünseniz sos olsa da olur olmasa da olur diyorsanız Katz's Pastrami Sandwich alabilirsiniz. Peynir ve sos isterseniz bizim gibi Katz's Reuben tercih edebilirsiniz. Bryant Park - NY 10018 Şehrin en işlek yerlerinden birisinde yer alan Bryatpark cıvıl cıvıl bir yer. Oldukça fazla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Gitmeden önce bir New Yorklu gibi takılıp sinema gecesine katılıp chilling yapmayı planlamıştık ama iyi bir yer bulabilmek için oldukça önce gitmek gerekiyor. Bir de çok kalabalık oluyor. Biz ilk gün buraya göz atıp daha sonra sakin bir zamanda birşeyler içmeyi tercih ettik. Gezi planınızı yaparken gelecek aktivitelere buradan göz atabilirsiniz. https://bryantpark.org/activities Times Square - Manhattan, NY 10036 En çok merak ettiğimiz yerlerin başında Time square geliyordu yalan yok. Özellikle akşam saatine denk getirdik ki, etkisi daha fazla olsun. Açıkçası beklentim neydi, canlı canlı görmek beklentimi karşıladı mı pek emin değilim. Galiba kendimi bomboş bir Time Square de hayal ettim. Sürekli sağınızı solunuzu kollamanız gereken, çok kozmopolit bir ortam. Birileri siz anlamadan fotoğraflarınızı çekip size satmaya çalışıyor. Kendimi kameralardan kaçan agresif ünlüler gibi hissettim. Tabi bunun bir diğer sebebi de saat farkı ve yorgunluktu. Yorgunluk demişken; ilk gün kendimizi çok zorlamayalım dedik ama dönüşte oldukça yorgunduk. Siz siz olun ilk gün kendinize bu kadar yüklemeyin. Gerçi otele döndüğümüzde saat çok geç değildi. Zaten sonrası tahmin edersiniz yok. Şunu ekleyeyim bu kadar yoğun bir ilk günü planına rağmen ertesi gün çok dinç uyandık. Dönüşten çok daha hızlı adapte olunuyor giderken, sanırım burada gezme motivasyonu da rol oynuyor. 2.Gün Ess-a-Bagel - 831 3rd Ave, New York, NY 10022 Otelimize oldukça yakın olan bagel mekanı oldukça popüler, ve açıkça söyleyebilirim bu mekan gezinin yıldızlarından, sadece 1 defa gideriz diye planlamıştık ancak 3-4 defa gittik. Signture Favorite’dan pek şaşmamanızı öneririz. Ghostbusters Headquarters - 14 N Moore St, New York, NY 10013 Öncelikle en çok buraya gitmek istiyoruz gibi bir plan yapmadık. Tüm gideceğimiz noktaları belirledikten sonra 9/11 Memorial Pool’s a giderken burayı araya sıkıştırabiliriz gibi duruyordu. Hayalet avcılarını seviyorsanız, önünden bir fotoğraf fena olmaz. 9/11 Memorial Pools - 180 Greenwich St, New York, NY 10007 Şüphesiz dünya tarihinin en kötü trajedilerinden olan 11 Eylül saldırısı sonrası, hayatını kaybedenler için yapılan havuzlar, ölenlerin isimlerinin yazılı olduğu panellerle çevrili. Oculus & One World Trade Center - 185 Greenwich St LL3110, New York, NY 10006 Oculus’a gelince, bu modern yapının içeriği ve mimarisi beni gerçekten etkiledi. World Trade Center kompleksinin bir parçası olarak inşa edilen bu yapının içindeki alışveriş alanları ve ulaşım noktaları oldukça işlevsel. Ayrıca, Oculus’un yenilikçi ve göz alıcı tasarımı, New York’un modern yüzünü harika bir şekilde yansıtıyor. Charging Bull - Bowling Green, New York, NY 10004 Charging bull şaşırtıcı derecede meşhur, fotoğraf çekilmek için beklemeniz gerekiyor. Meşhur olmasının nedeni filmlerde çok yer verilmesi sanırım. Güçlü piyasa anlamındaki "boğa" figürü, Wall Street'te yer alıyor ve Amerika borsasının bir simgesi. Statue of Liberty Vista Point - Battery Park Underpass, New York, NY 10004 New York’a kadar gelmişken özgürlük heykeline selam vermeden olmazdı. Bizim gibi özgürlük heykelini uzaktan görmek sizin için kafi ise, Staten Island Ferry’ler var. Bu feribotlarla ücretsiz olarak binebiliyorsunuz. Manhattan adasından sizi Staten adasına götürüyor, seferler yarım saatte bir var. Biraz bekleyip geri dönebiliyorsunuz. Çoğu kişi turistik kullanıyor zaten bu feribotları. Brooklyn Köprüsü - New York, NY 10038 Buraya metroyla ulaşabiliyorsunuz ancak sonrasında oldukça yürümeniz gerekiyor, güzel fotoğraflar çekilebileceğiniz bir yer, kalabalık olmasına rağmen açı bir şekilde ayarlanıyor, manzarası da bonus. Yalnız çok sıcak zamanlarda öğle saatlerini pek tevsiye etmiyoruz. Dumbo Brooklyn köprüsünü arkanıza alıp güzel fotoğraflar çekilebileceğiniz meşhur fotoğraf noktası, tabi aynı zaman boş bulmanızın imkansız olduğu bir yer. Bu bölge çevresinde dolaştığınızda farklı yerlerde de köprüyü güzel açılarda çekmek mümkün. Cecconi's - 55 Water St, Brooklyn, NY 11201 İtalyan lezzetlerini her zaman sevmişizdir. Timeout markette yer alan Cecconi’nin hem iç mekanı hem de dış mekanı oldukça keyifli. Rezervasyon yaptırmayı unutmayınız. Time Out Market New York - 55 Water St, Brooklyn, NY 11201 Bir çok ülkede bulunan Time Out market farklı mutfaklardan gelen çeşitli lezzetleri bir araya getirerek, ziyaretçilere bir çok seçenek sunuyor.İster yemek yiyebilirsiniz, ister bir şeyler içmek için uğrayabilirsiniz. Biz birde canlı müziğe denk geldik ve keyfli vakit geçirdik. Manzarası da ayrı güzeldi. Listenize ekleyebilirsiniz. 3.Gün Lady M Cake Boutique - Upper East Side, 41 E 78th St, New York, NY 10075 Güne tatlı bir başlangıç yapalım dedik. Kahvaltı yerine Lady M Cake’in krep tatlılarından yiyelim dedik. Seçimizi orijinalinden yana kullandık, ama aklımız çikolatalı olanda kalmadı değil. Kat kat kreplerden yapılan hem meşakkatli hem de farklı bir tatlı seçeneği. Central Park Şehrin göbeğinde doğayla başbaşayız kalabileceğiniz, bir alan olması cidden zorunlu olmalı. Central park düşündüğümüzden çok daha büyüktü. Birkaç defa gitmemize rağmen tam anlamıyla bitiremedik burayı. Central Park’ı gezerken görüp beğendiğimiz yerleri sıralayalım, zaten sıralacağımız yerleri pek görmeme ihtimaliniz yok:) Umpire Rock, Bethesda Terrace, Bow Bridge, Bethesda Fountain ve Belvedere Kalesi. Washington Square Park, Washington Square, New York, NY 10012 Oldukça kozmopolit bir bölge burası, Washington Squre parkta da bir çok farklı tarzda insan görebilirsiniz. Ortamın çok renkli olduğunu söyleyebilirim. Apartment Building from the TV Show Friends - 90 Bedford St, New York, NY 10014 Dönemine denk gelmemiş olsam da, sonradan defalarca izlediğim ve çok sevdiğim, hatta sıkıldığımda yeniden izlediğim TV şovu olan Friends'in sembolü haline gelmiş bu binayı görmeden edemezdik. Bu nedenle, Friends'in açılış sahnelerinde sıkça gördüğümüz bu apartman binasını gezi planımıza dahil ettik. Sex and The City’nin karakterlerinden Carry’nin evi buraya oldukça yakın, görmek isteyenler oraya da uğrayabilirler. Chelsea Market - 75 9th Ave, New York, NY 10011 Yine bir çok seçeneğin olduğu bir yemek marketindeyiz. Oysterlar ne kadar göz kırpsada tercihimizi Los Tacos’dan yana kullandık. Çoğu kişi de öyle yapmıştı oldukça fazla sıra vardı. Taco ve Quesadilla denedik. Enteresan bir şekilde Quesadilla’yı daha çok sevdim. High Line - New York, NY 10011 Beklentim çok yüksek değildi High Line ile ilgili ama yürürken çok keyif aldım. Burası aslında demiryolunun kullanım dışı kalması sonrasında, dönüşüm geçirerek halka açılmış bir alan. Yürüyüş esnasında güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Vessel - 20 Hudson Yards, New York, NY 10001 Fotoğraf için listemizde olan bir diğer nokta, gerçekten mimarı tasarım olarak farklı ve görülmeye değer bir tasarımı var. 4.Gün Top of The Rock - 30 Rockefeller Plaza, New York, NY 10112 Gün erken başlıyor çünkü bugün yoğun bir gün olacak. Biliyorsunuz ki gezilerin vazgeçilmez aktivitesi gittiğiniz yeri kuş bakışı olarak görmek. Bu noktada New York’u kuş bakışı görmek için tercih edebileceğimiz bir kaç farklı seçenek mevcut yani aslında bizim değerlendirdiğimiz seçenekleri sıralayacağım; Edge, Empire State, The Summit ve Top of Rock. Biz Empire state’i ve Central Park’ı güzel bir açıyla görmek istediğimizden Top of Rock’ı seçtik. MOMA - Museum Of Modern Art , 11 W 53rd St, New York, NY 10019 MOMA dünyanın en ünlü modern sanat müzelerinden ve özellikle söylemeliyim; içerisindeki eserleri değerlendirirsek gerçekten keyif alacağınız bir modern sanat müzesi. En güzel tarafı ziyaretinin detaylarını planlamamış olanlar için oluşturdukları mutlaka görülmesi gerekenler kısmı. Buraya ne olur ne olmaz link bırakalım. (https://www.moma.org/visit/itineraries/ ) Rehberde Vincent van Gogh’s The Starry Night, Henri Matisse’s Dance (I), Claude Monet’s Water Lilies, Frida Kahlo’s Self-portrait with Cropped Hair , Jacob Lawrence’s The Migration Series gibi mutlaka görülmesi gereken eserler listelenmiş bence faydalı da olmuş. Artichoke Basille's Pizza - 1410 Broadway, New York, NY 10018 Buradaki pizzaların boyutu inanılmaz! Bir dilim pizza sizi fazlasıyla doyurur. Özellikle en meşhuru ve mekana ismini veren Artichoke pizzayı kesin denemelisiniz. Joe's Pizza Broadway - 1435 Broadway, New York, NY 10018 Pizza’dan bahsetmişken New York’un en meşhur pizzacısı Joe pizzaya da uğradan olmaz. Öncelikle pizzaların hamurları çok güzeldi. Ama sanırım biz Margarita pizzanın bizim Ülkemizde yapılma şeklinden kaynaklı bol peynirli olmasına alışmışız. Başıma bir şey gelmeyecekse hem burada yerdiğim hem İtalya’da yediğim Margarita pizzaların domates yoğunluğu çok fazlaydı bide sanırım domatesi de çok pişirilmiyor bu sebepten çok sevemedim (O sırada İtalyanlar sen ne anlarsın diyorlar). Her neyse bence 2 pizzacı da güzeldi ancak ben bir kez daha yesem az domatesli bir Joe pizzası(diğer çeşitlerinden bahsediyorum) veya Artichoke’u tercih ederdim. Harry Potter - 935 Broadway, New York, NY 10010 Harry Potter serisini sevenlerin mutlaka ama mutlaka uğraması gereken bir mekan. Harry Potter sevgim baki ancak bu mekanı çocukken tam da kitapları yeni okuduğum zaman görsem sanırım etkisi çok daha fazla olurdu. Yine de çok beğendim. Broadway Minskoff Theatre - 200 W 45th St, New York, NY 10036 New York planı yaparken sanırım uçak biletinden sonra ilk satın aldığımız şey bir Broadway gösterisi biletiydi. Biz araştırmamızı yaptıktan sonra The Lion King ve Aladdin arasında kaldık. Kazanan The Lion King oldu. Gerek kostümler, gerek müzikler olsun, unutamayacağımız ve izlerken çok keyif aldığımız bir müzikal deneyimi oldu. Biletlerimizi https://broadwaydirect.com/shows/musicals/ sitesinden aldık. Önceden bilet almamızın avantajlarından biri kendimize güzel bir yer seçebildik. Bu arada bir opsiyondan daha bahsetmek istiyorum. Time square meydanında TKTS ticket booth denilen noktadan indirimli bilet bulabilirsiniz. Ancak tarihler yer seçimi hakkında hiç fikrim yok. Risk almayı seviyorsanız yada 2. Bir gösteri fena olmaz diyorsanız, not alabilirsiniz. The Rum House , 228 W 47th St, New York, NY 10036 Broadway show çıkışı çok uzaklara gitmeden gidip, bireyler içip keyifli vakit geçirebileceğiniz bir mekan. Kokteylleri bizce başarılıydı, canlı müzikte gecenin bonusu oldu. 5.Gün Maman - 1424 3rd Ave, New York, NY 10028 Mamanın bir sürü şubesi var, keyifli bir mekan, kahvaltı için veya kahve için listenize ekleyebilirsiniz. MET-Metropolitan Museum of Art - 1000 5th Ave, New York, NY 10028 MET New York’un sanırım en özel ve büyük müzesi, Central Park’ın yanında Upper East Side bölgesinde yer alıyor. Öncelikle çok büyük derken asla abartmıyoruz. Tamamını sindire sindire gezmek gibi bir durum bence söz konusu değil. Bu sebepten müzeye ilk girişte ilgi alanlarınıza göre tavsiye alabilirsiniz. Biz resim bölümüne ağırlık verdik. Tanıdığımız ressamlar dışında da çok beğendiğimiz tablolar da oldu. Herkesin ilgi alanı ve beğenisi farklıdır tabi ama bizim gitmeden listelediğimiz resimleri paylaşalım. Vincent Van Gogh, “Self-Portrait with Straw Hat” (Hasır Şapkalı Otoportre) ve “Wheat Field with Cypresses”, Claude Monet, “The Water Lily Pond” (Nilüfer Göleti) ve diğer eserleri, Johan Christian Dahl, “Copenhagen Harbor by Moonlight”, Henri Matisse, "Dance" I. Picasso, Dali gibi modern dönem ressamlarının tabloları da modern sanatlar bölümdende sergileniyor. Gitmeden ilgiliniz varsa araştırmanızı kendi sitesinden yapabilirsiniz. Keens Steakhouse - 72 W 36th St., New York, NY 10018 New York seyahatimiz boyunca hava çok keyifliydi ancak 1 gün hava bozdu oda rezervasyon yaptırdığımız bir güne denk geldi. Bundan neden bahsediyorum; yaz da olsa yanınızda şemsiye bulundurabilirsiniz. Gelelim Keens Steakhouse’a bizim steak yemek için 2 seçeneğimiz vardı ya burası yada Peter Luger idi. Planınıza hangisi uyarsa onu tercih edebilirsiniz. Not olarak etinizi çok pişmiş söylememenizi öneririm. Orta iyi pişmişleri çoğu mekanın iyi pişmişi gibiydi. 6.Gün Sadelle's New York - 463 W Broadway, New York, NY 10012 Kahvaltı için güzel bir seçenek. Rezervasyon yaptırarak gitmenizi öneririz, biz rezervasyonsuz gittik ve zor yer bulduk. French tostu buranın çok öneriliyordu bizde şiddetle önerilen tatları tatma zorunluluğumuz olduğundan gidip tattık tabi ve beğendik, sizde gidebilirsiniz :) SoHo Soho güzel cafeler, restoranlar ve mağazalarla dolu New York’un en popüler bölgelerinden, mutlaka yarım gününüzü ayrımanız gereken bir yer. Sokaklar oldukça renkli ve son derece güzel binalarla dolu, binalara bakarken özellikle yangın merdivenleri dikkat çekiyor. Sonradan eklendikleri için sanırım bu kadar belirgin. Diğer bir mimari özellik, eski binaların çoğu üçgen yapıda bu ne demek alt katlar daha geniş ve yüksek tavanlı ancak üst katlara gittikçe daireler hem daralıyor hem tavanları daha alçak oluyor. Bu bana anlatılmasa doğru söylemek gerekirse dikkatimi çekmezdi, yani bu bilgiler Free Walking tour yaptığını düşündüğümüz tur rehberinden kulak misafiri olarak öğrendiğimiz bilgiler :) Eğer vaktiniz varsa böyle bir aktiviteye de katılabilirsiniz. Küçük İtalya Soho’dan yürüyerek küçük İtalya diye adlandırılan bölgeye devam edebilirsiniz. Bu bölgede adından anlaşıldığı üzere bolca İtalyan restoranı mevcut. Samimi bir havası var buranın. Biz Soho ardından küçük İtalya derken yorgunluktan mecburi mola vererek; Gelso & Grand diye bir yerde bir şeyler içtik. Keyifli bir mekandı. Mekan demişken mekanlarla ilgili kısa bir bilgi vereyim. Amerika’da vergiler sonradan ekleniyor. Bu ne demek menülerde gördüğünüz fiyatlara %10 ekleniyor. Bir de bahşiş konusu var. Daha önce duymuştuk ancak bu kadar ciddiye alınan bir konu olduğunu bilmiyorduk. Bahşiş bırakmak Amerika’da zorunlu. Sanıyorum sistemleri bu şekilde işliyor. Servis elemanları restoranlarda çok düşük ücret alıyorlar ve bahşişlerle geçiniyorlar. Öyle ki size gelen hesaplarda bahşişler %15 den başlıyor tabi kendiniz de yazıp oranı belirleyebiliyorunuz. İşin ilginç yanı bahşiş vergi eklendikten sonra hesaplanıyor. Bazı restoranlarda 6 kişiden fazlaysanız yine ek ücret alıyor. Take away yani al-götür tarzı yerlerde de bahşiş ekranı geliyor önünüze ne yalan söyleyeyim biraz insanı geren bir durum ancak servis hizmeti almadığınız bir yerde tip bırakmak da saçma zaten bu tip yerlerde çok bahşiş beklenmiyormuş bilginize. Yani öyleyken böyle bahşiş vergi işleri Amerika’da biraz karışık, ne diyelim matematiğinize kuvvet. Chinatown Chinatown ve küçük İtalya birine çok yakın dolayısıyla küçük İtalya’ya gelmişken burayıda gezeceksinizdir, benim için China Town’un en güzel yani sanırım Keki modern den aldığım dev profiteroldü. Ancak bunun dışında çin yemeklerine ilgiliyseniz burada yemek de yiyebilirsiniz. La Pecora Bianca Bryant Park - 20 W 40th St, New York, NY 10018 Güzel bir italyan yemeği yemek isterseniz şans verebilirsiniz. Makarnaları bizi üzmedi. 7.Gün New York’ta ki son günümüzü ilk başta alışveriş günü olarak planlamıştık. Ancak bu kadar yorgunluğun üzerine alışveriş yorgunluğunu eklemek istemedik. Alışveriş kısmını gezimizin daha sonrasına Chicago kısmına bıraktık. Gidecek olsaydık Woodbury Common Premium Outlets’e gidecektik. Dünya markalarının yer aldığı Outlet bayağı popüler ancak şehir merkezine çok yakın değil, 1,5 saatlik bir mesafede gitmek için otobüs kullanabilirsiniz veya araç kiralayabilirsiniz. Veya alışverişinizi hemen hemen outlet ayarında fiyatlar bulabileceğiniz Macy’s, T.J.Maxx, Ross Dress for Less, Nordstrom veya Nordstrom Rack mağazalarından da yapabilirsiniz. Sezon ürünleri için zaten 5th Avenue ve Soho alışveriş yapabileceğiniz başlıca yerler. Gelelim son yoruma, New York’u beklediğimden daha fazla sevdim, kalabalık kozmopolit yapısı altında aynı zamanda düzeni olan tekrar tekrar gelinesi bir şehir. Daha fazla vaktimiz olsa, gideceğimiz listemizde olan mekanları da yazalım; Little Price, aslında son gün planımızda olan bir mekandı ancak beş buçuktan önce rezervasyon almıyorlarmış. Mekanları belirlerken rezervasyon yaptırmak bayağı önemli, biz biraz esnek davranıp kesin gitmek istediğimiz yerlere rezervasyon yaptık genelde akşam yemeklerini ön planda tuttuk ancak kahvaltı içinde bakmak lazımmış. Öğlen yemeklerinden çok bahsetmiyorum. Hep sağlıklı hem de sağlıksız ama lezzetli bir çok seçeneğe kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Mr Purple ve The Roof, güzel teras mekanları. Oscar Wilde, Malibu Farm, The Smith, The Clinton, Fraunces Tavern, Pastis böyle liste uzayıp gidiyor. Keyifli geçen bir 7 günün sonuna geldik. Bütün turistik aktiviteleri bitirmiş olmanın haklı gururu içerisinde New York'a veda ediyoruz. Keyifli geziler

bottom of page